|
ÜLKÜCÜLÜK
Zaman zaman çeşitli yayın organlarında ülkücülük ve ülkücüler hakkında
çeşitli
yazılar yayınlanmakta çeşitli görüşler ileri sürülmekte ve ülkücülük
tarif edilmeye
çalışılmaktadır. Tabii biz burada gerçek manada ülkücünün nasıl
olması
gerektiğini olması gereken hali ile tarif edeceğiz.
Zira, ülkücüler bir takım kişi ve kurumların ifade etmeye çalıştığı
gibi eli kanlı
katiller gurubu düzenin bekçisi,yerli ve yabancı sermayenin iş birlikçisi,insanları
kafalarına göre değer veren kafatasçı bir ırkçı,külhanbeyi,sokak
kabadayısı,mafya
babası,faşizmin hayranı,demokrasinin uşağı,militarizmin destekçisi,hakkın
köstekçisi veya çağın gerisinde kalmış,çağ dışı,yobaz,ütopyacı ve
ya
maceraperest biri değildirler!... Aksine bu portreleri çizenler
aynaya bakarak
kendi portresini çizen çıplak ressamlar gibidirler. Çünkü çizilen
bu porteler
ülkücülükle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Zira ülkücülüğümüzün
kaynağı
insan ürünü fikir ve doktrinler değil,vahy-i İlahidir!
İslam ülküsüne gönül veren,Allah resulüne teslim olan,Allah'tan
başka kul
yoktur diyen,hakimiyet Allahındır diye bağıran,tağutlara boyun eğmeyen,İslamı
hayat nizamı olarak benimseyen her kes ülkücüdür!...
Bunun için ülkücülük portresi çizmek icap ederse ilayı kerimetullah
için nizam-ı
alem diyen iman erleri olarak tarif edebiliriz. Ülkücü bu ölçünün
dışında başka
ölçü taşımaz,başka bir amaca bağlanamaz!... çünkü ülkücü davasının
bütününü
benimsemiş,buna uyan,bağlanan ve bu düşüncesini fiiliyata geçiren
aksiyoner
bir insandır.
Bu yüzden bize göre ilk ülkücü Hz.Adem,en büyük ülkücü ise "sen
olmasan
alemleri yaratmazdım" hitabının muhattabı olan Hz.Muhammet
Mustafa(s.a.v)'dir. Ve ülkücüyüm diyen her insan ülkücü hareketin
serdarı olan
Resulün izinden yürür!...Bundan dolayı utanmaz bilakis şeref duyar.
Ülkücü Allah davasından başka bir davanın,ülkünün,amacın arkasına
düşmeden
her türlü işte Allah rızasını gözetir,onun rızasını kazanmak,onun
adını yüceltmek
için çalışır.
Dünyanın değişen şartları içerisinde değişmeyen tek şey ülkücünün
fikridir,zikridir,karakteridir. Ülkücü bulunduğu zemine göre renk
değiştiren iki
ayaklı,insan suratlı bukalemundan nefret eder. Çünkü ülkücü zamana
ve mekana
göre renk değiştirmez. Zamanı ve mekanı kendi inanç ve fikirleri
yönünde
değiştirir. Bulunduğu çağa islamın mührünü vurur. Ülkücü anlaşmalarına
sadık,dostlarına karşı vefalıdır. Ahde vefa onun mizacı, karakterinin
belirgin
vasfıdır. O,emin insandır.
Hiçbir kimse ülkücünün elinden dilinden veya başka bir uzvundan
zarar görmez.
Zira,ülkücü Alperendir.Eline,diline,beline hakimdir. Sözüne ve özüne
güvenilir.Ülkücü bu dünyanın gelip geçici olduğunu bilen ahretin
ise kalıcı
olduğuna inanandır. Dünya malına esir olmayan malı mülkü makamı
Allah
yolunda harcamaya çekinmeyendir.
Sır saklamasını bilen,insanların gizli ve saklısını araştırmayan,hataları
bağışlamada su gibi yıkayıcı,gizlileri örtmede karanlıklar gibi
saklayıcı olandır.
Ülkücü Allah'tan başkasına teslim olmayı illet(alçalma)olarak gören,
şahsiyet
abidesidir. Ülkücüyü ezebilirler, kırabilirler, hatta öldürebilirler
de!... ama asla eğip
el etek öptüremezler!... yağcılık ve yaltakçılık ettiremezler...
Ülkücü gururdan,kibirden,riya ve gösterişten uzak, alçak gönüllü
mütevazı
insandır. Bilir ki kendini beğenen kişiyi Allah alçaltır.Vakurdur.
Küfre karşı
yürekli,kararlıdır. Haksızlık karşısında susmayı zillet olarak gördüğü
için, haksızlık
karşısında asla susmaz.haksızlık karşısında susan şeytanlardan olmaz.
Ülkücü
bilir ki hak kuvvetlinin değil ,hak haklınındır.
Ülkücü teşkilatçıdır. Birliğin ve beraberlikte hareket etmenin
fayda ve önemini
bilir. Fikrinde,zikrinde ve mücadelesinde istikrarlıdır. Attığı
her adımdan
bulunduğu toplumun çıkarlarını düşünür.
Ülkücü soyunu inkar etmez!...soyundan dolayı utanmaz. Ülkücünün
amacı,davası,aracı,kimliği ve hedefi İslam'dır. Ülkücülük fitne
kalmayıncaya din
Allahın dini oluncaya karşı savaşmaktır.Ülkücü inancından ve inandığı
değerlerden asla taviz vermez. "Bir elime ayı diğerine güneşi
koysanız yinede
hak bildiğim yoldan dönmem"diyecek kadar inancına bağlıdır.
Taviskarlık onun
karakterine zıddır. O, Urallar gibi heybetli,Everest gibi yücedir.
Kısacası ülkücü ideal insandır. Bu haliyle ülkücü bütün dünyaya
kafa tutan bir
serdengeçtidir. Delidir!... Ama deliliği Allah davası içindir. .
İbrahim Kayademir 11 Ağustos 2000
Yozgat - Türkiye
|