- İSLAMİYET RUHUMUZ, TÜRKLÜK BEDENİMİZDİR

 

ÜLKÜCÜLÜK

Zaman zaman çeşitli yayın organlarında ülkücülük ve ülkücüler hakkında çeşitli
yazılar yayınlanmakta çeşitli görüşler ileri sürülmekte ve ülkücülük tarif edilmeye
çalışılmaktadır. Tabii biz burada gerçek manada ülkücünün nasıl olması
gerektiğini olması gereken hali ile tarif edeceğiz.

Zira, ülkücüler bir takım kişi ve kurumların ifade etmeye çalıştığı gibi eli kanlı
katiller gurubu düzenin bekçisi,yerli ve yabancı sermayenin iş birlikçisi,insanları
kafalarına göre değer veren kafatasçı bir ırkçı,külhanbeyi,sokak kabadayısı,mafya
babası,faşizmin hayranı,demokrasinin uşağı,militarizmin destekçisi,hakkın
köstekçisi veya çağın gerisinde kalmış,çağ dışı,yobaz,ütopyacı ve ya
maceraperest biri değildirler!... Aksine bu portreleri çizenler aynaya bakarak
kendi portresini çizen çıplak ressamlar gibidirler. Çünkü çizilen bu porteler
ülkücülükle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Zira ülkücülüğümüzün kaynağı
insan ürünü fikir ve doktrinler değil,vahy-i İlahidir!

İslam ülküsüne gönül veren,Allah resulüne teslim olan,Allah'tan başka kul
yoktur diyen,hakimiyet Allahındır diye bağıran,tağutlara boyun eğmeyen,İslamı
hayat nizamı olarak benimseyen her kes ülkücüdür!...

Bunun için ülkücülük portresi çizmek icap ederse ilayı kerimetullah için nizam-ı
alem diyen iman erleri olarak tarif edebiliriz. Ülkücü bu ölçünün dışında başka
ölçü taşımaz,başka bir amaca bağlanamaz!... çünkü ülkücü davasının bütününü
benimsemiş,buna uyan,bağlanan ve bu düşüncesini fiiliyata geçiren aksiyoner
bir insandır.

Bu yüzden bize göre ilk ülkücü Hz.Adem,en büyük ülkücü ise "sen olmasan
alemleri yaratmazdım" hitabının muhattabı olan Hz.Muhammet
Mustafa(s.a.v)'dir. Ve ülkücüyüm diyen her insan ülkücü hareketin serdarı olan
Resulün izinden yürür!...Bundan dolayı utanmaz bilakis şeref duyar.

Ülkücü Allah davasından başka bir davanın,ülkünün,amacın arkasına düşmeden
her türlü işte Allah rızasını gözetir,onun rızasını kazanmak,onun adını yüceltmek
için çalışır.

Dünyanın değişen şartları içerisinde değişmeyen tek şey ülkücünün
fikridir,zikridir,karakteridir. Ülkücü bulunduğu zemine göre renk değiştiren iki
ayaklı,insan suratlı bukalemundan nefret eder. Çünkü ülkücü zamana ve mekana
göre renk değiştirmez. Zamanı ve mekanı kendi inanç ve fikirleri yönünde
değiştirir. Bulunduğu çağa islamın mührünü vurur. Ülkücü anlaşmalarına
sadık,dostlarına karşı vefalıdır. Ahde vefa onun mizacı, karakterinin belirgin
vasfıdır. O,emin insandır.

Hiçbir kimse ülkücünün elinden dilinden veya başka bir uzvundan zarar görmez.
Zira,ülkücü Alperendir.Eline,diline,beline hakimdir. Sözüne ve özüne
güvenilir.Ülkücü bu dünyanın gelip geçici olduğunu bilen ahretin ise kalıcı
olduğuna inanandır. Dünya malına esir olmayan malı mülkü makamı Allah
yolunda harcamaya çekinmeyendir.

Sır saklamasını bilen,insanların gizli ve saklısını araştırmayan,hataları
bağışlamada su gibi yıkayıcı,gizlileri örtmede karanlıklar gibi saklayıcı olandır.
Ülkücü Allah'tan başkasına teslim olmayı illet(alçalma)olarak gören, şahsiyet
abidesidir. Ülkücüyü ezebilirler, kırabilirler, hatta öldürebilirler de!... ama asla eğip
el etek öptüremezler!... yağcılık ve yaltakçılık ettiremezler...

Ülkücü gururdan,kibirden,riya ve gösterişten uzak, alçak gönüllü mütevazı
insandır. Bilir ki kendini beğenen kişiyi Allah alçaltır.Vakurdur. Küfre karşı
yürekli,kararlıdır. Haksızlık karşısında susmayı zillet olarak gördüğü için, haksızlık
karşısında asla susmaz.haksızlık karşısında susan şeytanlardan olmaz. Ülkücü
bilir ki hak kuvvetlinin değil ,hak haklınındır.

Ülkücü teşkilatçıdır. Birliğin ve beraberlikte hareket etmenin fayda ve önemini
bilir. Fikrinde,zikrinde ve mücadelesinde istikrarlıdır. Attığı her adımdan
bulunduğu toplumun çıkarlarını düşünür.

Ülkücü soyunu inkar etmez!...soyundan dolayı utanmaz. Ülkücünün
amacı,davası,aracı,kimliği ve hedefi İslam'dır. Ülkücülük fitne kalmayıncaya din
Allahın dini oluncaya karşı savaşmaktır.Ülkücü inancından ve inandığı
değerlerden asla taviz vermez. "Bir elime ayı diğerine güneşi koysanız yinede
hak bildiğim yoldan dönmem"diyecek kadar inancına bağlıdır. Taviskarlık onun
karakterine zıddır. O, Urallar gibi heybetli,Everest gibi yücedir.

Kısacası ülkücü ideal insandır. Bu haliyle ülkücü bütün dünyaya kafa tutan bir
serdengeçtidir. Delidir!... Ama deliliği Allah davası içindir. .

İbrahim Kayademir 11 Ağustos 2000

Yozgat - Türkiye

 

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN ve YÜCELTSİN