| Düşünceye
Çağrı |
 |
Sayın Ali GÜNGÖR 'ün Müşterek disiplin kurulu ve Milletvekillerine
gönderdiği, fakat Parti içindeki bazı köstebeklerin(!) malum gazete
Zaman'a sızdırdığı 'İtiraz Başvurusu'nun tam metnidir.
SAYGIDEĞER MİLLETVEKİLİ ARKADAŞIM,
Grup Disiplin Kurulu'nun hakkımda vermiş olduğu kesin ihraç
kararına karşı parti tüzüğümüzün öngördüğü şekilde Müşterek Disiplin
Kurulu'na 19-01-2001 tarihinde itirazda bulundum..
İtiraz Dilekçem ekleriyle birlikte iki nüsha olarak hazırlanıp birisi
Genel Başkanlık Makamına,diğeri de Müşterek Disiplin Kurulu Başkanlığı'na
iletmek üzere Grup Başkanlığı'na elden teslim edilmiştir..
Basınımızın ısrarlı taleplerine rağmen itiraz dilekçesinin içeriği
hakkında tarafımdan bilgi verilmeyeceği ifade edilmiştir.
Ancak,bu gün (25.01.2001 tarihli T.B.M.M basın bülteninde de yer
aldığı üzere ) Zaman Gazetesinde dilekçemde ifade edilen bazı hususlar
haber yapılmıştır..
Eksik ve yanlış anlaşılmalara meydan vermemek ve tarafımdan gösterilen
hassasiyetin devamında fayda kalmadığı düşüncesiyle itiraz dilekçemin
aslını bilgilerinize sunuyorum.
Bu vesile ile bir hususu daha dikkatinize sunmak istiyorum.
Malumunuz olduğu üzere 23.01.2001 tarihinden itibaren Genel Kurul
Salonunda bağımsız milletvekillerine ayrılan yerde oturumları takip
etmeye başladım.
Zira Parti Tüzüğünün öngördüğü sürecin dahi tamamlanması beklenmeden
18.01.2001 tarihinde Grup Başkan Vekili tarafından T.B.M.M
başkanlığı'na partiden kesin ihracımız bildirilmiştir.
Afrika'da hala orta çağı yaşayan kabilelerin hukuk anlayışında dahi
kabul edilen bir gerçek vardır. " Hiçbir karar kesinleşmeden infazı
yapılmaz."
Parti tüzüğünün öngördüğü süreç,yani daha parti içi mekanizmaların
çalışmalarını tamamlamadan,Grup Disiplin Kurulu kararına karşı Müşterek
disiplin kuruluna yapılan itirazın görüşülmesi süreci devam ederken,benim
ihracımın kesinleşmiş bir karar gibi T.B.M.M. başkanlığına bildirilmesinin
manası nedir.?
Bunu üç şekilde yorumlamak mümkündür sanıyorum.
Benimle İlgili karar peşin verilmiştir.Disiplin Kurulunun toplanması;Benim
itiraz ve savunmalarda bulunmam işin şekli yönünü tamamlamak içindir.!
Parti ve Grup yönetimi en basit hukuk mantığından bile habersizdir.
Parti ve Devlet yönetmeyi çocuk oyuncağı zannetmetedirler.
Her üç durumda da Devlet'i yönetmeye talip ve hazır olan MHP'nin
yönetimine yakıştıramadığımı,MHP'nin daha iyi bir yönetime layık
bir geçmişe sahip olduğunu bilgi ve taktirlerinize arz ederim 25.01.2001-01-05
Saygılarımla
Ali GÜNGÖR
İçel Milletvekili
MHP MÜŞTEREK DİSİPLİN KURULU BAŞKANLIĞINA
T.B.M.M 'nin 08.Aralık.2001 tarihli 27.Birleşiminde "23 Nisan
1999 Tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı Şartla salıvermeye,Dava
ve cezaların ertelenmesine Dair kanun tasarısının Genel Kurulda
görüşülmesi sırasında T.B.M.M kürsüsünde oyumun rengini belirtmek
adına yapmış olduğum konuşma üzerine Grup Disiplin kurulu tarafından
19.12.2001 tarihinde başlatılan disiplin soruşturması,10.01.2001
tarihinde MHP tüzüğünün 71.maddesinin "Kesin Çıkarma Cezasını Gerektiren
HallerGGgg " başlıklı dördüncü fıkrasını ihlal ettiği kanaatine
varıldığı gerekçesiyle partiden ve gruptan kesin ihraç kararı ile
sonuçlanmıştır.
Bu kararla ilgili kanaatim ekte sunduğum 12.01.2001 tarihli basın
toplantısında ifade edilmiştir.Oradada belirttiğim gibi,Grup Disiplin
Kurulunun takip ettiği yol ve ihraç cezası için işaret ettikleri
maddeler göztermektedirki,Kurul tarafından Tüzük'te,Yönetme lik'te,Anayasa'da
incelenmemiştir.İhraç kararının ısmarlama olduğu açıktır..
Günümüzde istisnasız bütün siyasi partilerin yönetim anlayışı ile
aynı anlayışı sürdürmek isteyen MHP'nin iki yıldır devam eden yönetim
tarzı dikkate alındığında Kurulunuzun ne ölçüde hür iradesi ile
karar verebileceği tarafımca meçhuldür.
Bununla birlikte Siyasi Tarihe ve MHP tarihine bir not düşürmek
bakımından,aşağıdaki hususları bilgi ve kanaatlerinize sunmak benim
için yerine getirilme si gerekli bir göreve dönüşmüştür..
Öncelikle belirtmeliyimki,daima "Fiillerinden önce niyetlerinin
hesabını vermeye çalışmış,Devlet hayatında görev almış insanların
sorumluluğunun sadece tarihe karşı değil, aynı zamanda milletimize
karşı ve kendimiz içinde olduğuna inanan" bir büyük insanı kendime
örnek alarak yaşadım.
Bu bakımda Genel Başkan Sn.Devlet BAHÇELİ'ye atfen parti başkanlık
divanı'nda söylediği ifade edilen ve bu gün parti ve teşkilatlarımızca
yaygınlaştırılmaya çalışılan "Ali GÜNGÖR'ün konuşmasının muhtevası,
üslubu önemli değil, önemli olan hesabıdır"sözünü şahsıma yapılmış
büyük bir haksızlık olarak kabul ederim. Ali GÜNGÖR'ün Allah'tan
başka kimseden korkmayacağını, hesabınında kitabınında fiilininde
bir ve aynı olacağını en iyi bilmesi gereken Sayın Devlet BAHÇELİ'dir
Konuşmamızın arkasında önünde kimse bir şey aramasın.Konuşma ne
ise nasıl ifade edilmişse arkasıda önüde odur. Başka zamanlarda
başka şeyler söylenmesi gerektiğinde onlarında açık, herkesin anlayabileceği
şekilde, arkası ile önü ile net olarak ortaya konulacağından
hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Büyük Atatürk Diyorki;
"Asla hatırdan çıkarmamalısınız: Bizim en büyük kuvvetimizi, bu
günde yarında dürüst, açık bir siyaset ve sözlerimize bağlılık teşkil
edecektir. Hakikaten Memlekete hizmet etmek isteyenlerin kalbi açık
olmalıdır, açık söylemelidirler. Olan şeyler ve yapılacak şeyler
olduğu gibi ifade edilmelidir.
Bir birimize daima hakikati söyleyeceğiz, ister felaket ister saadet
getirsin, iyi yada fena şeyler olsun, Daima hakikatten ayrılmayacağız..
Milleti aldatmayacağız.! Millete daima ve daima hakikati söyleyeceğiz.
Belki hata eder yanlış şeyleri hakikat zannedebiliriz. Bırakalım
onu millet düzeltsin. Kendimizi kimsenin üzerinde görmeyde hakkımız
yoktur."
Gönül isterdi ki Atatürk'ün arkadaşlarıyla aralarında ve milete
dönük ortaya koyduğu bu düstur doğrultusunda Genel Başkan Sn.Devlet
BAHÇELİ'de disiplin soruşturması sürecini başlatmadan önce şahsımı
çağırsın. Birbirimize karşı kalbimiz açık olsun , sözlerimiz
açık söylensin.
Şimdi kalbim açık olarak sözlerimi açık açık söylüyorum;
Genel Başkan Sayın Devlet BAHÇELİ'nin Gruptaki, MYK'daki Kurultaydaki
konuşmaları incelendiğinde hemen hepsindeki ortak nokta Demokrasimizin
bütün kurum ve kuralları ile yerleşmesinin gerekliliğine işaret
edilmiş olmasıdır. Son olarak Kızılcahamam'da Milletvekilleri ve
MYK üyeleriyle yapılan toplantıda "Demokrasi bütün kurum ve kurallarıyla
yerleşmedikçe istikrarın kalıcılığından söz edilemez." Denilmiştir.
Tarafımdan yapılan konuşmanın hangi sıfatla, Nerede ve ne için yapıldığı
ortadadır. Bir Miletvekili T.B.M.M' inde getirilen bir yasa tasarısına
yönelik düşünce ve endişelerini ifade etmiştir.
Anayasa'nın 83.maddesi,Parti tüzüğünün 78/d bendi ve Grup iç yönetmeliğinin
33/3. Fıkrası açık ve ortada iken, hakkımda başlatılan disiplin
kovuşturması hangi demokrasi anlayışının kuralları ile bağdaştırılabilir.
Mutlaka izah edilmelidir.
Aksi taktirde biz "öyle söyler ama böyle uygulama yaparız" gibi
bir demokrasi ve siyaset anlayışı ortaya çıkar ki,bu durum bırakalım
demokrasi anlayışını, ne siyasi ahlak ile, nede ilkeli siyaset ile
bağdaştırılamaz.
MHP geleneğinde gerçek anlamda hep demokrasi anlayışı ve uygulaması
hep egemen olmuştur.Partimizin gerçek kurucusu rahmetli Başbuğ Alparslan
TÜRKEŞ Yönetiminde koalisyona ortak olduğunda hükümete verilecek
bakanlar dahi MYK tarafından gizli oy ile seçilmiştir.Başkaları
bilmeye bilirler ama Sayın Genel Başkan iyi bilirlerki,rahmetli
Başbuğ Türkeş yönetimindeki MHP' de her husus,ikinci evliliğide
dahil,yetkili kurullarda hür tartışma ortamında görüşüldükten sonra
karara bağlandı.
Ben yaptım oldu anlayışı, her şeyi ben her kesten iyi bilirim anlayışı,
kendini her kesten üstün görme anlayışı MHP geleneğinde yoktur.
Bu anlayış her kesin çok iyi bildiği gibi DSP ve Ecevit tarzı bir
yönetim anlayışıdır. Bu anlayış uzunca bir zamandan bu yana moda
olabilir. Başka bir takım partilerin yöneticileri bu modaya uyarak
kendi partilerini bu anlayışla yönetebilirler. Ama MHP nin
örnek alacağı yönetim tarzı, DSP ve Ecevit'lerin yönetim tarzı olamaz.
Şimdi birileri burada parti disiplininden,birlik ve beraberlikten
sözedebilirler.
Ancak hakkında disiplin kovuşturması başlatılan kişi başka partilerde
bulunduktan sonra tesadüfen MHP'ne gelen sıradan biri değildir.
Ülkü Ocakları Kurucu Başkanlığından başlayarak 34 yıl partinin Genel
Başkan Vekilliği dahil, Genel Başkan'ın tutuklu bulunduğu dönemde
onun adına hareketi koordine etmek dahil her kademesinde görev yüklenmiş
biridir. Gençlik Koları Genel Başkanlığı ve Ülkücü kuruluşlarda
Genel Sekreterlik, Genel Başkan Yardımcılığı, Genel Başkanlık yapmıştır.
Parti disiplinini ne olduğunu, birlikte hareker etmenin nerede başlayacağını,
partiyi koruyup kollamanın nasıl olacağını, aralıksız MHP'nde geçen
34 yılın O'na öğretmiş olacağı bilinmelidir..
Birlik ve Beraberlik; Ali GÜNGÖR'ün T.B.M.M. kürsüsünden yaptığı
bu konuşma ile bozulmaz. Bu konuşma olsa olsa parti yönetim tarzındaki
bir eksikliğe işaret olarak algılanır ve yönetimdeki eksikliklerin
telafisine vesile olur.
Birlik ve beraberlik; Ali GÜNGÖR'ün konuşmasının asıl muhatabı Sayın
Bülent ECEVİT'e gazetecilerin konuyu sorduğunda "bu MHP'nin iç işidir"sözünün
arkasına takılıp, Ali GÜNGÖR hakkında Disiplin soruşturması başlatarak,
gerçekten dosta düşmana karşı bu konuyu MHP'nin iç işi haline dönüştürmekle
bozulur.
Birlik ve beraberlik; Disiplin sürecinin, Medyanın Ali GÜNGÖR 10
gün içinde disipline sevk edilip bir ay içinde kesin ihraç edilecek
tarzında adeta talimat niteliğindeki yazılarıyla parelellik arz
eder ve Sayın Genel Başkan'ın TÜSİAD toplantısına katılacağı güne
alel acele yetiştirilecek şekilde sürdürülmesiyle bozulur.
Birlik ve beraberlik; tabanın sesini mecliste yansıtan Milletvekillerinin
Ecevit'in hakkını aramak adına partisinden ihraç edildiği gün bozulur.
Ve bu bozulmanın sorumlusu tarih önünde hiç şüphe olmasınki bu süreci
başlatıp sürdüren yönetim ve yönetimin başı olacaktır.
Sonuç Olarak;
MHP'nin Sayın Genel Başkanı.Diyarbakırda kucaklaşıp öpüştüğü HADEP'lilere,
Pişmanlık yasası ve Basın suçlarının ertelenip ve fakat daha sonra
af kapsamına alınan 312. Madde ile affedilmesini sağladığı Erbakan'a
Sayın Demirel'in veto edildiği Af yasasına girmemesi için direnip
daha sonra çıkarılan şartla salıverme yasası ile affettiği PKK ya
bilerek yardım ve yataklık edenlere,partimizin hemen hemen tamamını
katillikle suçlayan Rahşan ECEVİT'e gösterdiği hoşgörü ve toleransı
demokratik hakkını kullanarak T.B.M.M kürsüsünden konuşan Milletvekiline
göstermemiş onun ihracını istemiştir.
Benim ihracım çok önemli olmayabilir. Ben zaten her şeyimi MHP'ne
ve onun ülküsüne feda etmiş bir insanım .Yinede bin Ali GÜNGÖR feda
olsun. Ancak bu partiyi, Türk Milliyetçiliği ve onun ülküsünü gelecek
yüz yıllara taşıyacak Ali GÜNGÖR'leri kara kara düşündüreceksiniz.
Her şey bir tarafa Ülkücü Kültür ve terbiye içerisinde 30 yıllık
arkadaşlık ve ülküdaşlığın verdiği VEFA diye kutsal bir anlayış
ve kavram vardır.. Sadece bu sebep bile şahsıma reva görülen eziyet
ve zulmü Sayın Genel Başkanı Tarih önünde mahkum etmeye yetecektir
sanırım.
İş bu dört sahifeden ibaret itiraz dilekçemin 16 sahifelik ekleri
ile birlikte değerlendirerek Müşterek Disiplin Kurulunuzun,Disiplin
Kurulu tarafından verilmiş gibi gösterilen bu yanlış kararı ortadan
kaldıracağını umar saygılar sunarım..
Ali GÜNGÖR
İçel Milletvekili
İÇEL MİLLETVEKİLİ ALİ GÜNGÖR'ÜN MECLİS GENEL KURULUNDA
08.12.2000 TARİH 27.BİRLEŞİMİNDE AF TASARISI İLE İLGİLİ YAPTIĞI
KONUŞMA METNİ ( MECLİS TUTANAKLARINDAN )
Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri
Görüşmekte olduğumuz af tasarısı, Meclisimize art niyetli olarak
getirilmiştir.Çirkin ve tehlikeli bir hesabın ürünüdür.Amaç anayasamızın
14.maddesini delerek Meclisin Yetkisinde bulunmayan vatan hainlerini,
PKK'lı canileri ve onun terörist başını
affetmek ve bu vebale, Büyük meclisi alet etmektir.
Değerli Milletvekilleri
Bunları söylerken, tasarıyı hazırlayıp meclise gönderen hükümete
haksızlık ettiğimi düşünmüyorum, bir kehanette de bulunmuyorum.
Çünki, bu hükümet kuruluşunun hemen akabinde, ilk iş olarak, pişman
olduğunu söyleyen PKK'lılara af çıkarmıştı.
Takiben, yine basın suçlarına verilen cezaların ertelenmesi adı
altında, adı basın olan paçavralarda kalem oynatan PKK'lıları
affetmiştir.
Şimdi bu tasarıyla 169 ' uncu maddesi kapsamında, PKK
canilerine bilerek yardım ve yataklık yapanlara af getirilmektedir.
Yine hepimizin malumudur ki, bu hükümet, Abdullah
ÖCALAN'a bağımsız yargının verdiği idam cezasını Meclis'e
göndermemiştir.
Şu hususu tasarıyı hazırlayanlar dahil, Türkiye'de herkes biliyor;
tasarı yasalaşırsa, Anayasa Mahkemesine gidecek ve PKK'lı
caniler de şamil hale dönüşecektir.
Şimdi DSP'li sayın üyelere fazla bir şey söylemek istemiyorum. Çünki
Sayın Ecevit'in geleneğine vatan hainlerini
affetmek fazla yabancı gelen bir husus değildir.
MECLİS BAŞKAN VEKİLİ:
"Sayın GÜNGÖR, bakın lütfen konuşma uslubunuzu
daha dikkatli seçin. Türkiye Cumhuriyeti'nin hiçbir başbakanı,
vatan hainlerini affetmez, böyle bir şey içinde çalışmaz. Lütfen
daha dikkatli konuşun, kelimeleri daha dikkatli seçin."
Sayın Başkan, Teşekkür Ediyorum.
125 nci madde 146 ıncı madde ve bunlarla birlikte anılan maddeler,Türkiye'de
Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmayı hedef alan,Türkiye Cumhuriyeti
Devletini Sınıf,etnik farklılıklara dayalı bir devlet haline getirmeyi
düşünen,kalkışma hareketidir.1974'te,bu maddelerden suçlu bulunan
kişiler affedilmiştir.
Değerli Arkadaşlarım, Sayın Milletvekilleri
Milliyetçi Hareket Partili,Doğru Yol Partili ve Anavatan Partili
değerli arkadaşlarıma hatırlatmak istiyorum. Bu derecede çirkin
ve tehlikeli bir af yasasını MHP teşkilatı ve ülkücülerin kabul
etmesi hiçbir şartta mümkün değildir.Doğru Yol Partisi ve Anavatan
Partisi teşkilatlarınında rıza göstermeyeceğini biliyorum.
Bu ağır vebali, Milliyetçi Hareket Partisi,Doğru Yol Partisi ve
Anavatan Partisi taşıyamaz.Umuyorum ki Fazilet Partisi dei Geçmişte
Milli Selamet Partisi'nin yaptığı hatanın farkına varmış olsun.
Değerli Milletvekilleri ,Bu çirkin ve tehlikeli af tasarısını geldiği
yere, Sayın Başbakan ve onun bakanlarına, yakıştığı yere göndermek
bu meclisin yapacağı en hayırlı iş olacaktır. Bırakalım bu çirkin
tasarı,geldiği yerde ve yakıştığı yerde kalsın.
Ben bu gerekçelerle bu af tasarısına " hayır " diyorum ve muhterem
heyetinize saygılar sunuyorum.
Ali GÜNGÖR
Akabinde MHP Grup Disiplin kurulu'nun Ali GÜNGÖR'den
savunma isteği
TBMM
Grup Disiplin Kurulu Başkanlığı
19.12.2000
Sayın Ali GÜNGÖR
İçel Milletvekili
Türkiye Büyük Millet Meclisi 08 Aralık 2000 tarihli 27. Birleşiminde
,Hükümetin getirmiş olduğu "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen
Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye , Dava ve Cezaların Ertelenmesine
Dair Kanun Tasarısı " nın Genel Kuruldaki görüşmeleri sırasında
ve Sayın Genel Başkanımız da Genel Kurulda olduğu bir anda yapmış
olduğunuz konuşmanın amacı , hedefi , muhtevası ve üslubu sebebiyle
Parti Tüzüğümüzün 70 \ 4 ¥yönetmeliğinin 15 ve 16. Maddelerini ihlal
etmesi ihtimaline binaen , Tüzüğümüzün 66. Maddesi gereğince 7 gün
içerisinde savunmanızı yaparak Başkanlığımıza sunulması hususunu
bilgilerinize rica ederim.
İsmail ÇEVİK
Nevşehir Milletvekili
Grup Disiplin Kurulu Başkanı
Ali GÜNGÖR'ün Bu yazıya Cevabı
T.B.M.M MHP GRUP DİSİPLİN KURULU BAŞKANLIĞINA
19.12.2000 tarihli Başkanlığınızca tarafıma gönderilen yazıda;
T.B.M.M ' nin 08 Aralık 2000 tarihli 27 Birleşiminde "23 Nisan 1999
tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı şartlı salıverilmeye , dava
ve cezaların ertelenmesine dair kanun tasarısı" nın Genel Kuruldaki
görüşmeleri sırasında yapmış olduğum konuşmanın 16. Maddelerini
ihlal etmesi ihtimaline binaen 7 gün içinde savunmam istenmektedir.
Konuşmamın amacı; T.B.M.M Genel Kurulunda gelen kanun tasarısı
karşısında bir milletvekili sıfatıyla düşüncelerin ve duyulan endişelerin
Meclis Kürsüsünden dile getirilmesidir.
Hedefi ise ; Meclis Tutanaklarına geçen konuşma metninden anlaşılacağı
üzere , Sayın Rahşan Ecevit tarafından gündeme getirilip DSP Grubunca
hazırlanıp Sayın Bülent Ecevit' in önce Bakanlar Kuruluna daha sonra
da Meclis Genel Kuruluna getirdiği bu af tasarısının yasalaşması
halinde T.C Devleti' nin karşılaşacağı tehlikelere karşı T.B.M.M
Kürsüsünden yapıldığına göre DSP Grubu hariç MHP ,ANAP ,DYP ve kısmen
FP ile Türk Kamuoyudur.
Muhteva ve üslûp bu amaca ve hedefe yöneliktir .
Konuşmamın ; amacı ,hedefi ,muhtevası ve üslubu bakımından parti
tüzüğümüzün 70 \ 4 ¥yönetmeliğinin 15 ve 16. Maddelerini ihlal etmesi
ihtimali olmadığı gibi disiplin kovuşturmasını gerektirecek tarafı
yoktur.
Bilgilerinize arz ederim, saygılarımla, 25.12.2000
Ali GÜNGÖR
MHP İçel Milletvekili ve M.Y.K Üyesi
MİLLİYETCİ HAREKET PARTİSİ T.B.M.M. GRUP GRUP
DİSİPLİN KURULU KARARI
MHP Grup Disiplin Kurulu 10.01.2001 tarihinde Müşterek disiplin
Kurulunun 10.01.2001 tarih ve 2001 / 1 sayılı kararını değerlendirmek
üzere toplandı.
Grup Disiplin kurulunun 19.12.2000 tarihli kararını değerlendiren
Müşterek Disiplin Kurulu ; 5.kasım tarihli MHP tüzüğünün 68.maddesinde
Müşterek disiplin kurulunun görevinin, " Partili Milletvekillerine
ilişkin olarak Grup Disiplin Kurulunun veya Merkez Disiplin kurulunun
vermiş olduğu karara tarafların itirazı halinde son ve kesin kararı.."
vermekten ibaret olduğu.Diğer bir ifade ile bir itiraz mercii olarak
görev yaptığı; Grup Disiplin Kurulu Kararında sevk kararına esas
teşkil eden Grup iç yönetmeliğinin 14,15,16.maddelerinin 5.kasım
2000 tarihli Büyük Kongre Tarafından yürürlükten kaldırılmış bulunan
1994 tarihli MHP tüzüğü hükümlerinin uygulanmasına dair olduğu,yönetmelik
hükümlerinin tüzüklerin uygulama şekillerini gösterdiği ve tüzüklere
aykırı hükümler içeremeyecekleri görüş ve kanaatine varıldığından;
Müşterek Disiplin Kurulunun bu konuda görevli bulunmadığına, Bu
konuda karar verme yetkisinin Tüzüğün 77.maddesinin İkinci fıkrası
gereğince Grup Disiplin Kuruluna ait olduğuna, Bu nedenlerle ve
anılan Tüzüğün 70.maddesinin İkinci fıkrasıda dikkate alınacak dosyanın
disiplin kuruluna iadesi yönündeki karar Grup Disiplin Kurulumuzca
oy birliği ile kabul edilmekle işin esasına geçildi:
İçel Milletvekili Ali GÜNGÖR' ün T.B.M.M.' nin 08.12.2000 tarihli
27.birleşiminde MHP'ninde ortak olduğu hükümetin getirmiş olduğu
" 23.Nisan 1999 Tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı Şartlı salıvermeye,
Dava ve cezaların ertelenmesine dair kanun "Tasarısının Genel Kuruldaki
görüşmeleri sırasında söz alarak T.B.M.M. Genel Kurulunda yaptığı
konuşmada; konuşmasının büyük bölümünde ( Dizi 1/a,1/b.1/c,1/d )MHP
tüzüğünün 71. Maddesinin " kesin Çıkarma Cezasını Gerektiren Haller"
başlıklı Dördüncü fıkrasını ihlal ettiği kanaatine varıldığından;
İçel Milletvekili Ali GÜNGÖR'ün MHP tüzüğünün 70.madde 1.fıkrasının
4.bendi ve 70.maddesi ikinci fıkrası ile 71/4 ve 77/2 maddeleri
gereğince PARTİDEN VE GRUPTAN KESİN OLARAK ÇIKARILMASINA 10.01.2001
tarihinde saat 17.00 de oy birliği ile karar verilmiştir..
Grup Disiplin Kurulu Baskani
Baskan Yardimcisi
Sözcü
Ismail ÇEVIK
Osman Gazi AKSOY A.Fatin ÖZDEMIR
Nevsehir Mv.
Isparta Mv.
Adana Mv.
Üye
Üye
Ahmet AYDIN
M.Nuri TARHAN
Samsun Mv.
Hatay Mv.
|