Düşünceye Çağrı

Sayın Ali GÜNGÖR 'ün Müşterek disiplin kurulu ve Milletvekillerine gönderdiği, fakat Parti içindeki bazı köstebeklerin(!) malum gazete Zaman'a sızdırdığı 'İtiraz Başvurusu'nun tam metnidir.


SAYGIDEĞER MİLLETVEKİLİ ARKADAŞIM,

Grup Disiplin Kurulu'nun hakkımda vermiş olduğu kesin ihraç kararına karşı parti tüzüğümüzün öngördüğü şekilde Müşterek Disiplin Kurulu'na 19-01-2001 tarihinde itirazda bulundum..

İtiraz Dilekçem ekleriyle birlikte iki nüsha olarak hazırlanıp birisi Genel Başkanlık Makamına,diğeri de Müşterek Disiplin Kurulu Başkanlığı'na iletmek üzere Grup Başkanlığı'na elden teslim edilmiştir..

Basınımızın ısrarlı taleplerine rağmen itiraz dilekçesinin içeriği hakkında tarafımdan bilgi verilmeyeceği ifade edilmiştir.

Ancak,bu gün (25.01.2001 tarihli T.B.M.M basın bülteninde de yer aldığı üzere ) Zaman Gazetesinde dilekçemde ifade edilen bazı hususlar haber yapılmıştır..

Eksik ve yanlış anlaşılmalara meydan vermemek ve tarafımdan gösterilen hassasiyetin devamında fayda kalmadığı düşüncesiyle itiraz dilekçemin aslını bilgilerinize sunuyorum.

Bu vesile ile bir hususu daha dikkatinize sunmak istiyorum.

Malumunuz olduğu üzere 23.01.2001 tarihinden itibaren Genel Kurul Salonunda bağımsız milletvekillerine ayrılan yerde oturumları takip etmeye başladım.

Zira Parti Tüzüğünün öngördüğü sürecin dahi tamamlanması beklenmeden 18.01.2001 tarihinde Grup Başkan Vekili  tarafından T.B.M.M başkanlığı'na partiden kesin ihracımız bildirilmiştir.

Afrika'da hala orta çağı yaşayan kabilelerin hukuk anlayışında dahi kabul edilen bir gerçek vardır. " Hiçbir karar kesinleşmeden infazı yapılmaz."

Parti tüzüğünün öngördüğü süreç,yani daha parti içi mekanizmaların çalışmalarını tamamlamadan,Grup Disiplin Kurulu kararına karşı Müşterek disiplin kuruluna yapılan itirazın görüşülmesi süreci devam ederken,benim ihracımın kesinleşmiş bir karar gibi T.B.M.M. başkanlığına bildirilmesinin manası nedir.?

Bunu üç şekilde yorumlamak mümkündür sanıyorum.

Benimle İlgili karar peşin verilmiştir.Disiplin Kurulunun toplanması;Benim itiraz ve savunmalarda bulunmam işin şekli yönünü tamamlamak içindir.!
Parti ve Grup yönetimi en basit hukuk mantığından bile habersizdir.
Parti ve Devlet yönetmeyi çocuk oyuncağı zannetmetedirler.
Her üç durumda da Devlet'i yönetmeye talip ve hazır olan MHP'nin yönetimine yakıştıramadığımı,MHP'nin daha iyi bir yönetime layık bir geçmişe sahip olduğunu bilgi ve taktirlerinize arz ederim 25.01.2001-01-05

Saygılarımla
Ali GÜNGÖR
İçel Milletvekili


MHP MÜŞTEREK DİSİPLİN KURULU BAŞKANLIĞINA

T.B.M.M 'nin 08.Aralık.2001 tarihli 27.Birleşiminde "23 Nisan 1999 Tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı Şartla  salıvermeye,Dava ve cezaların ertelenmesine Dair kanun tasarısının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında T.B.M.M kürsüsünde oyumun rengini belirtmek adına yapmış olduğum konuşma üzerine Grup Disiplin kurulu tarafından 19.12.2001 tarihinde başlatılan disiplin soruşturması,10.01.2001 tarihinde MHP tüzüğünün 71.maddesinin "Kesin Çıkarma Cezasını Gerektiren HallerGGgg " başlıklı dördüncü fıkrasını ihlal ettiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle partiden ve gruptan kesin ihraç kararı ile sonuçlanmıştır.

Bu kararla ilgili kanaatim ekte sunduğum 12.01.2001 tarihli basın toplantısında ifade edilmiştir.Oradada belirttiğim gibi,Grup Disiplin Kurulunun takip ettiği yol ve ihraç cezası için işaret ettikleri maddeler göztermektedirki,Kurul tarafından Tüzük'te,Yönetme lik'te,Anayasa'da incelenmemiştir.İhraç kararının ısmarlama olduğu açıktır..

Günümüzde istisnasız bütün siyasi partilerin yönetim anlayışı ile aynı anlayışı sürdürmek isteyen MHP'nin iki yıldır devam eden yönetim tarzı dikkate alındığında Kurulunuzun ne ölçüde hür iradesi ile karar verebileceği tarafımca meçhuldür.

Bununla birlikte Siyasi Tarihe ve MHP tarihine bir not düşürmek bakımından,aşağıdaki hususları bilgi ve kanaatlerinize sunmak benim için yerine getirilme si gerekli bir göreve dönüşmüştür..

Öncelikle belirtmeliyimki,daima "Fiillerinden önce niyetlerinin hesabını vermeye çalışmış,Devlet hayatında görev almış insanların sorumluluğunun sadece tarihe karşı değil, aynı zamanda milletimize karşı ve kendimiz içinde olduğuna inanan" bir büyük insanı kendime örnek alarak yaşadım.

Bu bakımda Genel Başkan Sn.Devlet BAHÇELİ'ye atfen parti başkanlık divanı'nda söylediği ifade edilen ve bu gün parti ve teşkilatlarımızca yaygınlaştırılmaya çalışılan "Ali GÜNGÖR'ün konuşmasının muhtevası, üslubu önemli değil, önemli olan hesabıdır"sözünü şahsıma yapılmış büyük bir haksızlık olarak kabul ederim. Ali GÜNGÖR'ün Allah'tan başka kimseden  korkmayacağını, hesabınında kitabınında fiilininde bir ve aynı olacağını en iyi bilmesi gereken Sayın Devlet BAHÇELİ'dir

Konuşmamızın arkasında önünde kimse bir şey aramasın.Konuşma ne ise nasıl ifade edilmişse arkasıda önüde odur. Başka zamanlarda başka şeyler söylenmesi gerektiğinde onlarında açık, herkesin anlayabileceği şekilde, arkası ile önü ile  net olarak ortaya konulacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Büyük Atatürk Diyorki;

"Asla hatırdan çıkarmamalısınız: Bizim en büyük kuvvetimizi, bu günde yarında dürüst, açık bir siyaset ve sözlerimize bağlılık teşkil edecektir. Hakikaten Memlekete hizmet etmek isteyenlerin kalbi açık olmalıdır, açık söylemelidirler. Olan şeyler ve yapılacak şeyler olduğu gibi ifade edilmelidir.

Bir birimize daima hakikati söyleyeceğiz, ister felaket ister saadet getirsin, iyi yada fena şeyler olsun, Daima hakikatten ayrılmayacağız..

Milleti aldatmayacağız.! Millete daima ve daima hakikati söyleyeceğiz. Belki hata eder yanlış şeyleri hakikat  zannedebiliriz. Bırakalım onu millet düzeltsin. Kendimizi kimsenin üzerinde görmeyde hakkımız yoktur."

Gönül isterdi ki Atatürk'ün arkadaşlarıyla aralarında ve milete dönük ortaya koyduğu bu düstur doğrultusunda Genel Başkan Sn.Devlet BAHÇELİ'de disiplin soruşturması sürecini başlatmadan önce şahsımı çağırsın. Birbirimize karşı kalbimiz açık  olsun , sözlerimiz açık söylensin.

Şimdi kalbim açık olarak sözlerimi açık açık söylüyorum;

Genel Başkan Sayın Devlet BAHÇELİ'nin Gruptaki, MYK'daki Kurultaydaki konuşmaları incelendiğinde hemen hepsindeki ortak nokta Demokrasimizin bütün kurum ve kuralları ile yerleşmesinin gerekliliğine işaret edilmiş olmasıdır. Son olarak Kızılcahamam'da Milletvekilleri ve MYK üyeleriyle yapılan toplantıda "Demokrasi bütün kurum ve kurallarıyla yerleşmedikçe istikrarın kalıcılığından söz edilemez." Denilmiştir.

Tarafımdan yapılan konuşmanın hangi sıfatla, Nerede ve ne için yapıldığı ortadadır. Bir Miletvekili T.B.M.M' inde getirilen bir yasa tasarısına yönelik düşünce ve endişelerini ifade etmiştir.

Anayasa'nın 83.maddesi,Parti tüzüğünün 78/d bendi ve Grup iç yönetmeliğinin 33/3. Fıkrası açık ve ortada iken, hakkımda başlatılan disiplin kovuşturması hangi demokrasi anlayışının kuralları ile bağdaştırılabilir. Mutlaka izah edilmelidir.

Aksi taktirde biz "öyle söyler ama böyle uygulama yaparız" gibi bir demokrasi ve siyaset anlayışı ortaya çıkar ki,bu durum bırakalım demokrasi anlayışını, ne siyasi ahlak ile, nede ilkeli siyaset ile bağdaştırılamaz.

MHP geleneğinde gerçek anlamda hep demokrasi anlayışı ve uygulaması hep egemen olmuştur.Partimizin gerçek kurucusu rahmetli Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ Yönetiminde koalisyona ortak olduğunda hükümete verilecek bakanlar dahi MYK tarafından gizli oy ile seçilmiştir.Başkaları bilmeye bilirler ama Sayın Genel Başkan iyi bilirlerki,rahmetli Başbuğ Türkeş yönetimindeki MHP' de her husus,ikinci evliliğide dahil,yetkili kurullarda hür tartışma ortamında görüşüldükten sonra karara bağlandı.

Ben yaptım oldu anlayışı, her şeyi ben her kesten iyi bilirim anlayışı, kendini her kesten üstün görme anlayışı MHP geleneğinde yoktur. Bu anlayış her kesin çok iyi bildiği gibi DSP ve Ecevit tarzı bir yönetim anlayışıdır. Bu anlayış uzunca bir zamandan bu yana moda olabilir. Başka bir takım partilerin yöneticileri bu modaya uyarak kendi partilerini bu anlayışla  yönetebilirler. Ama MHP nin örnek alacağı yönetim tarzı, DSP ve Ecevit'lerin yönetim tarzı olamaz.

Şimdi birileri burada parti disiplininden,birlik ve beraberlikten sözedebilirler.

Ancak hakkında disiplin kovuşturması başlatılan kişi başka partilerde bulunduktan sonra tesadüfen MHP'ne gelen sıradan biri değildir.

Ülkü Ocakları Kurucu Başkanlığından başlayarak 34 yıl partinin Genel Başkan Vekilliği dahil, Genel Başkan'ın tutuklu bulunduğu dönemde onun adına hareketi koordine etmek dahil her kademesinde görev yüklenmiş biridir. Gençlik Koları Genel Başkanlığı ve Ülkücü kuruluşlarda Genel Sekreterlik, Genel Başkan Yardımcılığı, Genel Başkanlık yapmıştır. Parti disiplinini ne olduğunu, birlikte hareker etmenin nerede başlayacağını, partiyi koruyup kollamanın nasıl olacağını, aralıksız MHP'nde geçen 34 yılın O'na öğretmiş olacağı bilinmelidir..

Birlik ve Beraberlik; Ali GÜNGÖR'ün T.B.M.M. kürsüsünden yaptığı bu konuşma ile bozulmaz. Bu konuşma olsa olsa parti yönetim tarzındaki bir eksikliğe işaret olarak algılanır ve yönetimdeki eksikliklerin telafisine vesile olur.

Birlik ve beraberlik; Ali GÜNGÖR'ün konuşmasının asıl muhatabı Sayın Bülent ECEVİT'e gazetecilerin konuyu sorduğunda "bu MHP'nin iç işidir"sözünün arkasına takılıp, Ali GÜNGÖR hakkında Disiplin soruşturması başlatarak, gerçekten dosta düşmana karşı bu konuyu MHP'nin iç işi haline dönüştürmekle bozulur.

Birlik ve beraberlik; Disiplin sürecinin, Medyanın Ali GÜNGÖR 10 gün içinde disipline sevk edilip bir ay içinde kesin ihraç edilecek tarzında adeta talimat niteliğindeki yazılarıyla parelellik arz eder ve Sayın Genel Başkan'ın TÜSİAD toplantısına katılacağı güne alel acele yetiştirilecek şekilde sürdürülmesiyle bozulur.

Birlik ve beraberlik; tabanın sesini mecliste yansıtan Milletvekillerinin Ecevit'in hakkını aramak adına partisinden ihraç edildiği gün bozulur.

Ve bu bozulmanın sorumlusu tarih önünde hiç şüphe olmasınki bu süreci başlatıp sürdüren yönetim ve yönetimin başı olacaktır.

Sonuç Olarak;

MHP'nin Sayın Genel Başkanı.Diyarbakırda kucaklaşıp öpüştüğü HADEP'lilere, Pişmanlık yasası ve Basın suçlarının ertelenip ve fakat daha sonra af kapsamına alınan 312. Madde ile affedilmesini sağladığı Erbakan'a Sayın Demirel'in veto edildiği Af yasasına girmemesi için direnip daha sonra çıkarılan şartla salıverme yasası ile affettiği PKK ya bilerek yardım ve yataklık edenlere,partimizin hemen hemen tamamını katillikle suçlayan Rahşan ECEVİT'e gösterdiği hoşgörü ve toleransı  demokratik hakkını kullanarak T.B.M.M kürsüsünden konuşan Milletvekiline göstermemiş onun ihracını istemiştir.

Benim ihracım çok önemli olmayabilir. Ben zaten her şeyimi MHP'ne ve onun ülküsüne feda etmiş bir insanım .Yinede bin Ali GÜNGÖR feda olsun. Ancak bu partiyi, Türk Milliyetçiliği ve onun ülküsünü gelecek yüz yıllara taşıyacak Ali GÜNGÖR'leri kara kara düşündüreceksiniz.

Her şey bir tarafa Ülkücü Kültür ve terbiye içerisinde 30 yıllık arkadaşlık ve ülküdaşlığın verdiği VEFA diye kutsal bir anlayış ve kavram vardır.. Sadece bu sebep bile şahsıma reva görülen eziyet ve zulmü Sayın Genel Başkanı Tarih önünde mahkum etmeye yetecektir sanırım.

İş bu dört sahifeden ibaret itiraz dilekçemin 16 sahifelik ekleri ile birlikte değerlendirerek Müşterek Disiplin Kurulunuzun,Disiplin Kurulu tarafından verilmiş gibi gösterilen bu yanlış kararı ortadan kaldıracağını umar saygılar sunarım..

Ali GÜNGÖR
İçel Milletvekili


İÇEL MİLLETVEKİLİ ALİ GÜNGÖR'ÜN MECLİS GENEL KURULUNDA 08.12.2000 TARİH 27.BİRLEŞİMİNDE AF TASARISI İLE İLGİLİ YAPTIĞI KONUŞMA METNİ ( MECLİS TUTANAKLARINDAN )

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri

Görüşmekte olduğumuz af tasarısı, Meclisimize art niyetli olarak getirilmiştir.Çirkin ve tehlikeli bir hesabın ürünüdür.Amaç anayasamızın 14.maddesini delerek Meclisin Yetkisinde bulunmayan vatan hainlerini, PKK'lı canileri ve onun terörist başını affetmek ve bu vebale, Büyük meclisi alet etmektir.

Değerli Milletvekilleri

Bunları söylerken, tasarıyı hazırlayıp meclise gönderen hükümete haksızlık ettiğimi düşünmüyorum, bir kehanette de bulunmuyorum. Çünki, bu hükümet kuruluşunun hemen akabinde, ilk iş olarak, pişman olduğunu söyleyen PKK'lılara af çıkarmıştı. Takiben, yine basın suçlarına verilen cezaların ertelenmesi adı altında, adı basın olan paçavralarda kalem oynatan PKK'lıları affetmiştir.

Şimdi bu tasarıyla 169 ' uncu maddesi kapsamında, PKK canilerine bilerek yardım ve yataklık yapanlara af getirilmektedir.

Yine hepimizin malumudur ki, bu hükümet, Abdullah ÖCALAN'a bağımsız yargının verdiği idam cezasını Meclis'e göndermemiştir.

Şu hususu tasarıyı hazırlayanlar dahil, Türkiye'de herkes biliyor; tasarı yasalaşırsa, Anayasa Mahkemesine gidecek ve PKK'lı caniler de şamil hale dönüşecektir.

Şimdi DSP'li sayın üyelere fazla bir şey söylemek istemiyorum. Çünki Sayın Ecevit'in geleneğine vatan hainlerini affetmek fazla yabancı gelen bir husus değildir.

MECLİS BAŞKAN VEKİLİ:

"Sayın GÜNGÖR, bakın lütfen konuşma uslubunuzu daha dikkatli  seçin. Türkiye Cumhuriyeti'nin hiçbir başbakanı, vatan hainlerini affetmez, böyle bir şey içinde çalışmaz. Lütfen daha dikkatli konuşun, kelimeleri daha dikkatli seçin."

Sayın Başkan, Teşekkür Ediyorum.

125 nci madde 146 ıncı madde ve bunlarla birlikte anılan  maddeler,Türkiye'de Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmayı hedef alan,Türkiye Cumhuriyeti Devletini Sınıf,etnik farklılıklara dayalı bir devlet haline getirmeyi düşünen,kalkışma hareketidir.1974'te,bu maddelerden suçlu bulunan kişiler affedilmiştir.

Değerli Arkadaşlarım, Sayın Milletvekilleri

Milliyetçi Hareket Partili,Doğru Yol Partili ve Anavatan Partili değerli arkadaşlarıma hatırlatmak istiyorum. Bu derecede çirkin ve tehlikeli bir af yasasını MHP teşkilatı ve ülkücülerin kabul etmesi hiçbir şartta mümkün değildir.Doğru Yol Partisi ve Anavatan Partisi teşkilatlarınında rıza göstermeyeceğini biliyorum.

Bu ağır vebali, Milliyetçi Hareket Partisi,Doğru Yol Partisi ve Anavatan Partisi taşıyamaz.Umuyorum ki Fazilet Partisi dei Geçmişte Milli Selamet Partisi'nin yaptığı hatanın farkına varmış olsun.

Değerli Milletvekilleri ,Bu çirkin ve tehlikeli af tasarısını geldiği yere, Sayın Başbakan ve onun bakanlarına, yakıştığı yere göndermek bu meclisin yapacağı en hayırlı iş olacaktır. Bırakalım bu çirkin tasarı,geldiği yerde ve yakıştığı yerde kalsın.

Ben bu gerekçelerle bu af tasarısına " hayır " diyorum ve muhterem heyetinize saygılar sunuyorum.

Ali GÜNGÖR


Akabinde MHP Grup Disiplin kurulu'nun Ali GÜNGÖR'den savunma isteği

TBMM
Grup Disiplin Kurulu Başkanlığı
19.12.2000

Sayın Ali GÜNGÖR
İçel Milletvekili

Türkiye Büyük Millet Meclisi 08 Aralık 2000 tarihli 27. Birleşiminde ,Hükümetin getirmiş olduğu "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye , Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun Tasarısı " nın Genel Kuruldaki görüşmeleri sırasında ve Sayın Genel Başkanımız da Genel Kurulda olduğu bir anda yapmış olduğunuz konuşmanın amacı , hedefi , muhtevası ve üslubu sebebiyle Parti Tüzüğümüzün 70 \ 4 ¥yönetmeliğinin 15 ve 16. Maddelerini ihlal etmesi ihtimaline binaen , Tüzüğümüzün 66. Maddesi gereğince 7 gün içerisinde savunmanızı yaparak Başkanlığımıza sunulması hususunu bilgilerinize rica ederim.

İsmail ÇEVİK
Nevşehir Milletvekili
Grup Disiplin Kurulu Başkanı


Ali GÜNGÖR'ün Bu yazıya Cevabı

T.B.M.M MHP GRUP DİSİPLİN KURULU BAŞKANLIĞINA

19.12.2000 tarihli Başkanlığınızca tarafıma gönderilen yazıda; T.B.M.M ' nin 08 Aralık 2000 tarihli 27 Birleşiminde "23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı şartlı salıverilmeye , dava ve cezaların ertelenmesine dair kanun tasarısı" nın Genel Kuruldaki görüşmeleri sırasında yapmış olduğum konuşmanın 16. Maddelerini ihlal etmesi ihtimaline binaen 7 gün içinde savunmam istenmektedir.

Konuşmamın amacı; T.B.M.M Genel Kurulunda gelen kanun tasarısı karşısında bir milletvekili sıfatıyla düşüncelerin ve duyulan endişelerin Meclis Kürsüsünden dile getirilmesidir.

Hedefi ise ; Meclis Tutanaklarına geçen konuşma metninden anlaşılacağı üzere , Sayın Rahşan Ecevit tarafından gündeme getirilip DSP Grubunca hazırlanıp Sayın Bülent Ecevit' in önce Bakanlar Kuruluna daha sonra da Meclis Genel Kuruluna getirdiği bu af tasarısının yasalaşması halinde T.C Devleti' nin karşılaşacağı tehlikelere karşı T.B.M.M Kürsüsünden yapıldığına göre DSP Grubu hariç MHP ,ANAP ,DYP ve kısmen FP ile Türk Kamuoyudur.

Muhteva ve üslûp bu amaca ve hedefe yöneliktir .

Konuşmamın ; amacı ,hedefi ,muhtevası ve üslubu bakımından parti tüzüğümüzün 70 \ 4 ¥yönetmeliğinin 15 ve 16. Maddelerini ihlal etmesi ihtimali olmadığı gibi disiplin kovuşturmasını gerektirecek tarafı yoktur.

Bilgilerinize arz ederim, saygılarımla, 25.12.2000

Ali GÜNGÖR
MHP İçel Milletvekili ve M.Y.K Üyesi


MİLLİYETCİ HAREKET PARTİSİ  T.B.M.M. GRUP GRUP DİSİPLİN KURULU KARARI

MHP Grup Disiplin Kurulu 10.01.2001 tarihinde Müşterek disiplin Kurulunun 10.01.2001 tarih ve 2001 / 1 sayılı kararını değerlendirmek üzere toplandı.

Grup Disiplin kurulunun 19.12.2000 tarihli kararını değerlendiren Müşterek Disiplin Kurulu ; 5.kasım tarihli MHP tüzüğünün 68.maddesinde Müşterek disiplin kurulunun görevinin, " Partili Milletvekillerine ilişkin olarak Grup Disiplin Kurulunun veya Merkez Disiplin kurulunun vermiş olduğu karara tarafların itirazı halinde son ve kesin kararı.." vermekten ibaret olduğu.Diğer bir ifade ile bir itiraz mercii olarak görev yaptığı; Grup Disiplin Kurulu Kararında sevk kararına esas teşkil eden Grup iç yönetmeliğinin 14,15,16.maddelerinin 5.kasım 2000 tarihli Büyük Kongre Tarafından yürürlükten kaldırılmış bulunan 1994 tarihli MHP tüzüğü hükümlerinin uygulanmasına dair olduğu,yönetmelik hükümlerinin tüzüklerin uygulama şekillerini gösterdiği ve tüzüklere aykırı hükümler içeremeyecekleri görüş ve kanaatine varıldığından;

Müşterek Disiplin Kurulunun bu konuda görevli bulunmadığına, Bu konuda karar verme yetkisinin Tüzüğün 77.maddesinin İkinci fıkrası gereğince Grup Disiplin Kuruluna ait olduğuna, Bu nedenlerle ve anılan Tüzüğün 70.maddesinin İkinci fıkrasıda dikkate alınacak dosyanın disiplin kuruluna iadesi yönündeki karar Grup Disiplin Kurulumuzca oy birliği ile kabul edilmekle işin esasına geçildi:

İçel Milletvekili Ali GÜNGÖR' ün T.B.M.M.' nin 08.12.2000 tarihli 27.birleşiminde MHP'ninde ortak olduğu hükümetin getirmiş olduğu " 23.Nisan 1999 Tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı Şartlı salıvermeye, Dava ve cezaların ertelenmesine dair kanun "Tasarısının Genel Kuruldaki görüşmeleri sırasında söz alarak T.B.M.M. Genel Kurulunda yaptığı konuşmada; konuşmasının büyük bölümünde ( Dizi 1/a,1/b.1/c,1/d )MHP tüzüğünün 71. Maddesinin " kesin Çıkarma Cezasını Gerektiren Haller" başlıklı Dördüncü fıkrasını ihlal ettiği kanaatine varıldığından;

İçel Milletvekili Ali GÜNGÖR'ün MHP tüzüğünün 70.madde 1.fıkrasının 4.bendi ve 70.maddesi ikinci fıkrası ile 71/4 ve 77/2 maddeleri gereğince PARTİDEN VE GRUPTAN KESİN OLARAK ÇIKARILMASINA 10.01.2001 tarihinde saat 17.00 de oy birliği ile karar verilmiştir..

Grup Disiplin Kurulu Baskani       Baskan Yardimcisi          Sözcü
Ismail ÇEVIK                                    Osman Gazi AKSOY     A.Fatin ÖZDEMIR
Nevsehir Mv.                                   Isparta Mv.                     Adana Mv.

Üye                               Üye
Ahmet AYDIN            M.Nuri TARHAN
Samsun Mv.                Hatay Mv.

 
TÜRKOĞLU, DÜŞMANINI TANI İBRETLİK