|
3 MAYIS - TÜRKÇÜLÜK TURANCILIK - TÜRKMENLERİMİZ
Milliyetçi kuşaklarımız gelecek mutlu , parlak yeni doğacak olan
Milli
günlerimiz Türkçülük güneşının var olması güzel mutlu Türkçülük
duyğusuyla coşan yürekler her zaman tüm Turan ellerinde bağımsızlık
kurtuluşa doğru çağırmaktadır .
Ve gelecekte gönüllerı Türkçülük ,Turancılık , birlik beraberlıkla
atan
büyük Türk damarlarımız doğrü Türk insanlarımız beklemekle ümitler
gerçekleşmektedır.
Bu ülkücü erler gençlerımız Anavatan Turan devleti için çalışmakla
büyük
Türk milleti için mücadele etmekle yoluna Prensiplerine süreklı
olarak
devam etmektedır
Bu günde Türkçülük duygusuyla yetişen ülküçü erlerımız Türkiye için
ve
esir dünya Türklerinin geleceğı için çapalar yorğunluk göstermekle
davalarını sürdürmek üzere düz doğru yollarını seçmektedırler.
Üzerimize düşen sağlam görev bu arı temiz gençlere sahip olarak
ellerinden
tutmakla yetiştirmeliyiz ..
Biz yolumuza doğru yürümekle mücadeleyı sürdürmekle hapishane ,
İdam korku
, işkence zulüm bizleri yıldırmeden yıldırmıyacak . Görevimizi başarmakla
yeni ufuklara doğru güneş gibi doğarak canlanmakla , Irak Kerkük
Türkleri
olmak üzere dünyanın bir Çokunluğu ve büyük bölümü ülküçü Türkçü
Turancıdır
buna karşın Kerkük Irak Türklerinin vermiş oldukları yıllardan beri
milli
Mücadelede binlerce şehitleri bu davanın kanıtıdır .
1950 Yıllarından başlıyarak 1959 yılında komünister ve Kürt , Araplar
tarafında çok soykırım , katliamlar başlanmıştır.
Bunun yoğunuda 1959 – 1970 den günümüze kadar zulüm işkence idamlar
toplu
şekilde cellatlar ,ve kıyıcı Saddamçılar tarafından sürdürülmüştür..
Irak Türklerinden sayısız ülküçü mert insanlarımız yıllar boyu hapishaneye
atılarak kan canlarını Turancılık , Türkiye , Türkçülük uğrunda
vererek
yollarından donmadan türlü işkenceyle idam olmuşlardır.
Bu günde gönlümüzü açarak ne mutlu bizlere çok sayıda baba yiğitleri
görmekle Türk vatanına devletine büyük Türk milletine aşık sevdeli
olmakla
Ayyıldız bayrağına vurğun olmakla tüm zalim düşmanlara karşı durarak
kanımızı adak vermek canımızı kurşuna hazır diye tutmuştuk. .
Artık Türkçülük bayrağını yere düşürmeden ülkücüler ölüme karşı
duran
milliyetçi vefalı temiz sağlam Türkler vardır büyük Türk milletimizi
yok
etmeyı düşmanlar istiyerek girişmiş oldukları her türlü baskı zulüm
hiyanet
işkence eylemlerine karşı milletimizin ülkücüleri Türküçüleri yapmış
oldukları mücadelelerle , Türk milletini düşkün zayif aciz durumdan
kurtarması için ve eskiden olduğu gibi tekrar parlak büyük uzaya
ulaşması
için kuşaklarımız mücadele etmekle çalışmaktadırlar..
Türkçülük bayramını yaşamakla Alparsalan Türkeş söylemış olduğu
gibi { Biz
Türküz ,Türkçüyüz ve daim Türkçü kalacağız} .
Bizim için Türkçülük bir kan yol İlke doğru , ölüm kalım dünya Tutsak
Türklerin kurtuluş özgürlük bağımsızlık meselesıdır .
Biz azaltan Türkçü değil .Çoğalan ve çoğaltan Türküyüz ve her zaman
bu
doğurlukta çalışacağız...
3 Mayıs 1944 rahmetli Alparsalan Türkeş bu gün verilen bildiriye
göre
Türkçülük ,Turanclıkla ilgili tutuklanmıştı . 3 Mayıs mahkeme olarak
sokaklar doluydu ve muhkemenin sonucunu ülkücüler beklemekteydı..
Türk gençleri büyük bir sevinçle her yere dökülerek
tutuklamalar başlamakla büyük Türkçü Nihal Atsiz gözaltına alınarak
evi
aranarak mektup yazılarına , kitaplarına el koyuldu .
İsmet inönünün konuşması Turan ülkesını savunanları suçlamakla Sovyetler
komünistlere yakın olması için ırkçı Turancı Türkçü demış olduğu
insanları
karamiştı ve milliyetçilikten tutuklanlar serbest olmuşlardır Türkçülüğün
atası Nihal Atsızın evinde yapılan arama ve Türkeş’in evini aramaka
yazmış
olduğu mektuplar yazılar ele geçmekle büyük bir suç olmuştu ..
Alparsalan Türkeş onu 14 milli birlik komitesi üyeleriyle ve değışık
görevlerle 13 Kasim 1960 de yurt dışı Hindistana göndermekle tüm
İdaellerinden soydurulmuştu .Onun düşünceleri devletin bütün önemli
yerlerinde iyi sağlam yetişmiş Milliyetçi Türklerin bulunması gerektir
ve
Türkiye sınırlerı dışında kalan tutsak Türklerle ilgilenmek ve zalim
düşman
pençesinden kurtulması özgür bağımsız olmasıdır...
Türkeş 29 Ekim 1944 de mahkemeye çıkarak sorğulandı ona ırkçılık
ve
Türkçülük Turancılık vatan hainliği ile suçlanarak . Bizlerde Irak
rejimi
tarafindan Kerkük Irak Türkleri olarak Türkçülükten . Turancılktan
,
Türkiyeden , ve vatan hainliği suçuyla uzun yıllar hapishaneye atılarak
çok
sayıda aydın kültürlü temiz atılğan Türkçülük için ölen insanlarimiz
kurşuna dizilerek İdam olmuşlardır.
Bizler milletimizi Kerkük ve başka Türkmen köy bölge ilçe topraklarımızı
severek bunun karşında malimizi kanımızı verdik her türlü işkence
zulüm
baskı uzaklaşmaya sürgüna reğman göz açtırmedıler Irakta yaşamkta
olan Arap
, Kürdünden bizlere düşman gözü ile bakarak 14 Temmuz Abdulkerim
kasim
rejimi zamanında Kürt , Komünister işlemiş oldukları Kerkük katliamını
bilmiyen kimse yoktu , Türkçülük ,Turancılık Türk olmaktan dolayı
sayısız
Kerkük Türklerini yerde sürüçlemekle etini bile keserek ağaçlara
astılar
yaşlı , kadın , çocuk bilmeden zavallı kimsesiz Türkleri ters yöne
giden
arabalara bağlıyarak ikiye bölmüşlerdır bunlerı yapanlar arasında
Masut
Berzaninin babası Mulla Mustafa , Celal Talabanıda olduğu bellıydı..İdam
şehit olanların arasında Ata Hayrullah , İhsan Hayrulla, Kasim Neftçi,Zühir
Çayçı ve başkalarıda vardır ...ve halada Erbil Türk şehrinde Mesut
Berzanının Saddam rejimi gibi Milliyetçi Türkçü Erbi,l Kerkük ve
başka Irak
Türklerine Zulüm işkence baskısı artarak arada bir Türkmen Cephesı
,
Türkmen evi ve başka kuruluşlarımıza saldırı yapmakla çok sayıda
Irak
Türklerini şehit ederek , ve yaralayarak çok insanlarımızı Saddam
celladına
tutklayarak göndermıştır
İster Arap ister Kürdü olsun yıllardan beri Irak Türklerinin Ana
şehri olan
Kerkük Erbil’i , Musul’u , Telaferi, Altunköprü, Tuzhurmatu , Hanekın
,
Şahraban , Mendelliyi , Ömermandanı ve başka Türkmen yerlerini kendi
yerleri
toprakları saymakla boş hayala dayanmaktadırlar,Bununda nedenı yalınız
,
hastalık durumlarından dolayıdı çünkü Irak Türkleri bellı efendi
kültürlü
ahlaklı tarihlari bilgili şereflı bir millet olmasından dolayı
kıskanıyorlar.
Mustafa AtaTürk’ün bir Türk on düşmana bedeldir ..
Bir Türk dünyaya bedeldir ..Ve Ne Mutlu Türküm söylemesını göstermektedır.
Türkün değerini..Biz Türkler büyük milltimizin Türklüğümüzü ulu
yüce
tarihimizden öğrenmekle tüm Türk dünyasıyla gövenç doymakta kanımızı
,
canımızı vermek geleceğın ışığı şimdiden önümüzde aydın olmaktadır.
Hayatlarını çıkarlarını düşünmiyen Nihal Atsız , Alparsalan Türkeş
tutsak
mazlum kimsesiz Türklerin özgürlük , bağımsızlığın kazanmak için
üstün
çabalar harcamakla Turancılıkla ilgili arkadaşlarıyla 29 mart 1957de
sonuç
23 sanıktan 8-9 kişi serbest etmış diğerleride 10 yıla kadar hapis
cezalar
almışlardır.
Alparsalan Türkeş 9 ay 10 gün ile yarğılanmıştır..
Irak Saddam celladı ise Kerkük Irak Türkmenlerini Türkçülük , Turancılk
,
vatan hainliğiyla hapishane uzun yıllar çörüterek adları bellı olan
çok
sayıda kan kardeşlerımızı idam etmektedır son yıllardada bizde mezhep
ayrımı olmadan çok Irak Türklerini İran hizipalla, hizip davaya
bağlamakla
çokları idam ederek hapista gizli kapalı yerlere yalınz Türkmen
olduklarından dolayı atmıştır, Beşir , Tisin ,Kızıl yar ,kömbetler
, Bilava
, Türkalan , çok Türkmen köylerini yıkarak adlarını bile Türkçeden
Arap,
Kürt adlarına dondarmışlardır ayrıca Irakın hiç bir yerinde Türkmence
konuşmak Türkmence adlarda bırakmak yasaklanmıştır.
Geçmiş günlerin başkanı Fahri Korutürk Nisan 1976 tarihinda gezısı
sırasında
ben lise birde olarak onu karşılamaya giderek acı çile baskı zulüm
ölüm idam
hapishane sahnası yaşanmıştır Kerkük’te.
Benimle kan kardeşlerim 6 aydan fazla tutukta Türkçülük Turancılık
Türkiyeden dolayı türlü işkence vurma yakma asma elektrik görerek
bir kaç ay
aylarca kaybolduk, Fahri Körütürk döndükten sonra yapmış olduğu
açıklamalar
ibretler verici acı sahne olmuştu
Türk başkanı ve onunla olan büyük heyet Kerkük,te Irak Türkmenleri
tarafindan büyük bir coşkuyla karşılanarak ,,Esir Türkmen milletimizin
hasret dolu göz yaşları sel , sel akıyordu öyle ki esaret işkence
zulüm
altındaki Kerkük Türkleri Korutürkün bindiği arabaya yaklaşabilmek
dokunabilmek diye bütün güvenlik çemberi zorlamakla ve Türk heyetinin
binmiş oldukları arabalarin tekerleri bile öpülür ,Türk kardeşine
o kadar
hasret olan Kerkük Irak Türkmenleri sloganlar atarak Kerkük Türktür
Türk
kalacak.Milliyetçi Türkiye , Bozkurt Türkeş , Bozkurt Türkeş Türkiye
.
Başbuğ Türkeş Türkmenlere bağımsızlık özgürlük ,yaşam hakkı tanılmak
Türk
diliyel yazmak okumak. Aynı durum başkan Süleyman Demirelin Kerkük
gezısınde
başladı ama dahada farklı bir Türkmen annesı kucağında olan 3-4
yaşında
kurban diye eğilerek ellerini öperek Demirelin al bu yavrumu ? kesin
kurban
diye sizin gelışınız Türk Kerkük şehrine.,Buda benim Annem Şeker
Demirel
Köprülü idi şimdi 70 yaşındadır..
Benimle toplu olarak 11 kişi Kerkük Türküsü ..Ağam süleyman ..paşam
süleyman
Türküsünü söyledık.
Başkan Demirelin erdinden bir hafta sonra çok sayıda Türkmen tutklanarak
çok acı işkence görmekle bir ay tutuklı kalarak serbest olduk ama
bununla
yetımedıler 1970 yılından bu yana binlerce Irak Türkleri idam oldu
katliam
oldu kurşuna dizildi bunlardan 28 Mart 1990 Türk kasabası Altun
Köprü
katliamında 200 dan fazla Türk kurşuna dizilerek bir gizli koyuya
atıldı.
1970 yılından tanılan lider aydın Türkçü Turancı Türklükçün gönlü
atan
kanını veren Abdullah Abdurrahman, Nejdet kocak , Adil Şerif , Riza
Demirci
, Necdet bakal oğlu , Cengiz paşa, Kemal Terzı , Ahmet , Atilla
,Turan
Köprülü , Cengiz köprülü , Halit Akkoyunlu ,Yılmaz Seit ,Mrhmet
Tuzlu Aydın
Şakir Iraklı , Aydın Velit Erbilli ,Halit Şengül Mehmet Korkmez
, Yaşar
Tuzlu ,Enver Neftçi , Şakir Fatih ,Tembel Abbas Hüseyin Tuzlu, Zehra
Bektaş
, Emel Muhtar ,Rüştü Muhtar ,İzzettin Terzı , Mustafa Telaferlı,
Hüsameddin
Köprülü.. Rüştü Muhtar oğlu ,ve başk başkarı.adlarının çokunluğu
yüzünden
başka bir yazıyıda toplu olarak yazacağım..
1970 Yıllarında Irak hükümeti ile Türk hükümeti arasında Eğitim
anlaşması
olmuştur Iraklı Türkler Türkiyede eğtim okumak görmeye başlamıştı
onlara
kucak açan ülküçülerde birlikte Türkçülük için çalışmaya başlamışlardır.
Ve bütün dünya Türklerinin özgür insan haklarına sahip olarak mutlu
bir
yaşam sürdürmesıyle bağımsızlıklarına özgürlüklarına Türk topluluğu
ezilerek yok olmalarına çalışan katil kıyıcı rejimlere , Birleşmiş
milletler anayasası ve insan hakları Evrensel bildiriler çerçevesı
içinde
insanca yaşamak haklarından yararlanmaları ,Çünkü kalbimizda yaşayan
tüm
Türklerin anavatanları Türkiye olmakla Türkiyesiz hiç bir Türk toplumu
olmıyacak , kurtuluş güneşının doğmasını bekliyerek göklerimizde
yıldızlar
bile ışıksız ,Fersiz mehtap sönük kuşları göçmış çiçek gülleri solğun
,
Kötü rejimler tutsak Türklerin üzgün çileli gecelerı bitmekle dağlar
gibi
Türk kahramanlarının yiğit erlerının yüzlerinde gönüllerınde millet
Türkçülük sevgisini taşmakla gözlerinde ışık mertlik sertlık duyğular
taşmakla davasını ruhuyla sürdürmüştü idam hapisa işkenceye günlerce
aç
susuz kalmakla perişan duruma düşmüştü..Bu acı kötü işkenceli anlara
reğman
her yıl hapistada 3 Mayis Türkçülük bayramını kutlamıştık,,Kerkük,
Erbil ,
Musul , Telafer ,Tuzhurmatu ve başka Türkmen yerlerinde her yıl
toplu
durumda baskı zulüma korkuya ölüme hapisa aldırmadan kan kardeşlerle
kutlardık..Bunun yanında Alp arsalan Türkeş ,Nihal atsız , Ata Türkün
fotoğraflarin gizli olarak bastıktan sonra tüm Türkmen toplumuna
dağıdırdık.Türkçülükla ilgili bilgiler konuşmalar başlardı.
1980 Yılında Türkçülük , Turancılık , Türkiye , MHP ile ilgili tutuklanarak
bana önce idam sonradan hayat boyu hüküm verdiler kardeşimde Ümit
Köprülü 6
sene hüküm olarak bir hafta hapishane yaşamında mahpus olanların
Saddamçılar
ve İstihbarat Emniyetle yardımlaşan bir bölüm zalim insanlar benimle
kardeşimi Türkiye MHP ile yardımlaşarak Irak Türkleri hakkında yazılar
yazarak Türkçülük Turancılı yaptıklarımızı yazarak Fahri Bağdadı
yoluyla
Muhaberet subeyı Ahmet el delimiya raporlar yazılarak verilmiştır
Mektuplarında Anne babamın yoluyla Türkiyeye gönderıldığını yazarak
uzun
süre beni gizli kapalı yere atıktan sonra soruşturma işkenceler
başlamıştı
görüşmeme gelenlerin adlarını yazarak bir süre görüşmede benim için
yasaklandı aramalar başladı ..Hapishanede olan kardeşlerimden Şehit
Enver
Nefitçi , şehit Şakir Fatih , Sabah Aziz ve başkalarıyla her yıl
Türkçülük
bayramını kutluyarak milli anları yaşamaktaydık..6 Mayis 1995 tarihinde
Türkçülük Türkiye ile suçlanarak ve Hapishaneyı yandırmakla Mahpusları
kurtarmak diye Emniyet Muhaberet Saddamın korucu orduları tarafindan
silah
zoruyla aranarak 4 ay gönde 3 defa işkence görmekle gizli kapalı
yere
burakılarak günler soruşturmaya alınarak hiç bir şey elde etmeden
tekrar
olduğum kavuştan başka kavuşa atıldım...o sırada eski olduğum kavuşta
yanımda ve gizli toprak altında saklamış olduğum Nihat Atsızın Türkeşin,
Ziya Gökalp,ın kitapları vardır onları gecenın son saatlarında ve
Emniyetin
gözüaltından uzak olarak okumaktaydık bu kitaplar annemın tarafindan
yapılan
dolma ve yüfka ekmekler arasında saklanarak bana ulaşmaktaydı....
Bizim dava haklı Türkçülük sağlam doğru ruhsal bir dava sayılmaktadır..Irak
Kerkük Türklerinin davası büyük Türk dünyası doğru şereflı baskı
zulüm
içinde yaşayan tutsak Türk milletinin milli davası olarak kıyıcı
komünist
Saddamçılar Kürtler tarafindan çığnetme soykırım katliamlar yapılan
haklarını savunma davasıdır bu dava Ahlak Şeref 9 Işık prensibina
Türkçülük şuuruna gücüne doğru milletten çıkan ilkelere dayanmakla
dünyenin her neresınde bir Türk varsa davamız ülkemiz ordan başlamaktadır
.Bizim Türkler cesur atılğan yiğit milleti için yurdunun bir karış
toprağı ,
bayrağı için idealler için canını özveri etmekten ölse bile çekinmeyecek
kadar vefalı yiğittir korkmadan atılğandı,Milletimiz görevlerini
içten
yerine getirmekle düz yoluna hareket ederek genç aydınlarımız ister
Kerküklü, Erbilli ,Musullu , Telaferlı, Altunköprü ,Tuzhurmatu ve
başka
Türkmen yerlerimiz olsun tümü gerçek ülkücüdürler ve her zamanda
Türk
milleti uğrunda mücadele içinde çalışmaktadılar...
Büyük milletimizin her zaman gönlünde doğru sevgi yaşamakla buna
karşın
yolumuz her zaman ALLAH KURAN İSLAM ,Türkçülük , Turancılık
yolundan ayrılmıyacaktır...
Bu Türkçülük Bayramını yakunda tüm özgür olup bağımsızlığına kavuşacak
dünya
Türkleri ile beraber birlikte kutlamayı ümit ederiz..
Sadun Köprülü, 3 Mayıs 2003 |