 |
DESTANLARIN EFENDİSİ; NİYAZİ YILDIRIM GENÇOSMANOĞLU
Şol gökleri kaldıranın
Donatarak dolduranın
'Ol!' deyince olduranın
Doksan dokuz adı ile...
|
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nu, şu aciz dilimizle size nasıl
anlatsak... O, yukarıya aldığımız, billur gibi has Türkçe besmeleyi
söyleyen adamdı... O, öncelikle eşi menendi bulunmaz, bir efendi
insandı... O bir beydi... O, beyliğinin gereği olarak bir tevazu
abidesiydi... Elaziz'in Yeşil Ağın'ından fışkırmış, sel olmuş, tarihi
derinliği de dahil, bütün Türk Dünyası'na gönül gölü olmuş, Türkçe
ve İslamca coşup, insanca taşmış, etrafına mısra mısra feyz saçmış
bir şairlik ırmağıydı. O, şanlı tarihimizin şeref sayfalarında edeb
üzre dolaşmış bir yiğit ozandı. O, haysiyetli seyyahlığın bütün
hulasasını gönül dağarcığında biriktirmiş, en sonunda 20'inci Yüzyıl'a
'diz vurmuş, boy boylamış, soy soylamış; bir söylemiş, pir söylemiş
Dede Korkut'umuzdu...
O'nun, bize aslımızı, neslimizi anlatan şiirleriyle tanıştığımızda,
daha 13 yaşımızı sürüyorduk. İçimizi kıpır kıpır kıpırdatan, ruhumuzu
sarıp sarmalayan bu şiirleri sular seller gibi ezberledik. Sonra
ilk kitapçığı ile karşılaştık, koklaşıp kucaklaştık. Büyük Türkçü,
Yiğit Dava Adamı H.
Nihal Atsız'ın 'Bozkurtların Ölümü' romanının son bölümü olan Kür
Şad İhtilali'ni şiire dökmüş, destanlaştırmıştı. Hem de Üstad Yahya
Kemal'in tabiriyle 'ağzımızda anamızın ak sütü olan' dupduru, akıcı
bir Türkçe ile... Gerçi yıllar sonra, başlı başına bir abide olan
bu romanın tamamını, 'Bozkurtların Destanı' adıyla bu defa da bir
destan şaheserine dönüştürmüştü. Ancak, o ilk kitapçık, bizim çocuk
dilimizde, çocuk dimağımızda, nadir bulunan turfanda meyvelerin
lezzetini bırakmıştı. Ve sıla ile vatanı kaynaştıran, gönül tellerimizi
çayda çıra mumları gibi oynaştıran 'Kopuzdan Ezgiler' ile 'Malazgirt
Destanı'...
İliklerimize kadar Türk ve Müslüman oluşumuzun ihtişamını yaşatan,
ruhumuzu sevgiyle kuşatan eserler...
Tevazuyu yakıştıran adam...
Ve nihayet 'Ağustos Zaferleri'nin 'Destan Adamı'yla tanışma şerefini,
15 yaşımızda, 1971 Ağustos'unda yaşadık. 'Malazgirt Marşı'nın Şairi,
gözümüzden gönlümüze yansıyan, oradan dilimize akseden 'Destanların
Efendisi' Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Malazgirt Zaferi'nin 900'üncü
Yılı Kutlama Törenleri'ne katılmak için, Arif Nihat Asya ve Galip
Erdem gibi iki 'Ülkü Devi'yle birlikte Malazgirt yolundaydı ve Elaziz'de
konaklamışlardı. Elbette hepsinin huzurunda ruhumuzla ve bedenimizle
titredik. Ama Niyazi Yıldırım Hoca başkaydı... Boyu 2 metreye yakın,
yiğit çehresine tebessüm kondurmuş, tevazuyu ruhuna sindirmiş bir
güzel
adam.. Kopuzu elinde değil ama dilinde bir Korkut Ata...
Cenab-ı Hakk nasib etti, ilerleyen yıllarda Elaziz'in bu yiğit
evladı ile, hoca- talebe, ağabey- kardeş ilişkisi içinde, Türk Edebiyatı
Vakfı ve Türk Edebiyatı Dergisi'nde, Türkiye Gazetesi'nde birlikte
çalışma mutluluğunu da yaşadık. Bazı sabahlar, Türk Edebiyatı Vakfı'nın,
Cağaloğlu'nda, Yeşilay Han'daki odasında, henüz yazdığı bir abide
şiiri, heyecanla, ilk okuyan kişi olma bahtiyarlığına ulaştık. Günlük
sıkıntılarımızı dertleştik, sırlarımızı paylaştık onunla... O, geçim
derdi dahil birçok dertle boğuşurken, sanki hiç derdi, sıkıntısı
yokmuşcasına bizim dertlerimizle dertlendi...
Destanlar çağından günümüze bütün kahramanların, şehitlerin, alplerin,
erenlerin destanını nakşetti gönüllerimize... 'Tuğ Gibi Beşbin'leri,
'Önkuzu'ları, 'Kara Mürsel'leri yazdı mısra mısra... 'Öz menem /
Onlar kabuk, Öz men'em / Ülkü uğrunda şehit / Men Süleyman Özmen'em'
diye haykırdı dörtlük dörtlük...
Ve 'Ağustos Zaferleri'nin destanını yazan, 'Aylardan Ağustos, Günlerden
Cuma' diye haykıran 'Destanların Efendisi', 1992 yılının 21 Ağustos'unda,
yine bir Cuma günü, bizi bu fani alemde gönlü yaslı, gözü yaşlı
bırakıp, en verimli çağında ebed” aleme göçtü...
Kadir kıymet bilenler...
Bugün Elaziz'in Yeşil Ağın'ında, Elaziz'e yakışır bir vefa örneği
yaşanıyor. Bozkurt Soyu'nun yiğit evladı Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun
adı, doğum yeri olan Şirin Ağın'da yaptırılan Kültür Merkezi'ne
veriliyor. Türk Edebiyatı Vakfımız'ı da temsilen, 'emmimin güzel
oğlu' Esat Kabaklı, bugün o törende hazır bulunacak. 'Gakgoşlar'a
Niyazi Yıldırım Gencosmanoğlu'nun şiirlerinden bestelediği, düzenlediği
biribirinden güzel eserleri sunacak.
Gönlümüz Elaziz'de, Ağın'dadır. Bu kadirşinaslığı gösteren herkese,
başta Sevgili Valimiz Osman Aydın ve Ağın Kaymakamımız Mehmet Fatih
Geyim olmak üzere bütün dostlarımıza, şükran ve muhabbetlerimizi
gönderiyoruz. Elbette bu kadirşinaslığa vesile olan kardeşimiz,
meslektaşımız Arif Çakmak Bey'in gayretlerini de zikretmeliyiz.
'Destanların Efendisi' Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nu, Hakk'a
yürüyüşünün 11'inci yılında rahmet ve minnetle anıyoruz.
SERVET KABAKLI, 21 Ağustos 2003, Tercüman
|