|
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Basın Açıklaması:
Sayın Basın Mensupları,
Türk kamuoyunun gündemine yine bomba gibi düşen çok vahim gelişme,
Kuzey Irak Bölgesi’nde yer alan Süleymaniye’de Türk askerlerinin
gözaltına alınmasıdır.
Kuzey Irak’ta bulunan Amerikan işgal kuvvetlerinin bir Türk timinin
irtibat bürosunu basarak 11 subayımızı gözaltına alması, her şeyden
evvel çirkin ve küstahça bir
girişimdir.
Amerikan askerî birliklerinin özel timimize karşı terörist muamelesi
yaparcasına giriştiği baskını ve sorgulamayı şiddetle ve nefretle
kınıyoruz. Amerikan askerlerinin
peşmerge unsurlarının desteğinde sergilediği bu tavır, hiçbir biçimde
dost ve müttefik bir ülkenin tavrı değildir.
Milliyetçi Hareket olarak, bu olay karşısında sorumsuz ve duyarsız
davranan Amerikan yönetimi gibi, AKP hükümetini de şiddetle ve nefretle
kınıyoruz.
İlk sözümüz Amerikan askerî güçlerine ve yönetiminedir. Tavrınız
hiçbir şekilde kabul edilemez, hafife alınamaz ve geçiştirilemez.
Tavrınız hiçbir şekilde dostane ve
dürüstçe değildir.
Terörle mücadele ve ülkenizin güvenliği gerekçesiyle binlerce kilometre
uzaktaki Irak’a savaş açan bir anlayışın Türk milleti ve devletini
çok daha iyi anlaması ve
takdir etmesi gerekir.
Türkiye’nin Kuzey Irak’taki varlığı, terör tehdidi devam ettiği
müddetçe var olmaya devam edecektir.
Türkiye’nin güvenlik endişeleriyle her türlü önlemi almaya Amerika’dan
daha fazla hakkı olduğu açıktır.
Dost ve müttefik bir ülkenin ve onun silahlı kuvvetlerinin buna
ancak saygı duyması gerekir. Bunun için, Süleymaniye’deki çirkin
ve düşündürücü gözaltı ve sorgulama
eylemi Amerikan yönetiminin sorumluluğunu bir kat daha arttırmaktadır.
Bu sebeple, Türk subayları derhal serbest bırakılmalı, Türk milleti
ve devletinden özür dilenmelidir.
Türk-Amerikan ilişkilerinin daha fazla zarar görmemesi buna bağlıdır.
İkinci eleştirimiz ve uyarımız AKP yönetimi ve iktidarınadır.
AKP Hükümeti’nin Kuzey Irak’ta yaşanan gelişme karşısında ortaya
koyduğu tavır, en az Amerikan işgal kuvvetlerininki kadar çirkin
ve düşündürücüdür.
Millî dava ve hassasiyetlerimizin gündeme geldiği her zeminde inanılmaz
vurdumduymazlık ve sorumsuzluk sergileyen AKP iktidarı, aynı teslimiyetçi
ve gayrî millî
tavrını Irak’taki gelişmeler karşısında da sergilemiştir.
Bilmelidirler ki, Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri Amerikan veya
Avrupa Birliği yönetimlerine değil, Türk milletine ve tarihine karşı
sorumludur.
Teslimiyetçilik ve art niyet AKP iktidarının başını o kadar döndürmüş
olacak ki, sık sık Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olduklarını bile
unutabilmektedir.
Irak Savaşı sırasında Amerikan askerlerinin can güvenliğini düşünen
AKP iktidarının Türk askerleri konusunda aynı titizliği gösterdiği
şüphelidir.
Amerikan yönetimi karşısında eğilip büzülmeyi, Avrupa Birliği yönetiminin
siyasî taşeronu olmayı benimseyen AKP zihniyeti, Türkiye’mizin onuru
ve çıkarları söz
konusu olunca kılını bile kıpırdatmamaktadır.
AB’ye uyum makyajlı yıkım paketlerini yasalaştırmak için çırpınan
ve celallenen AKP iktidarı, Irak’ta yaşanan krizi sıradan bir olay
gibi geçiştirmeye çalışmıştır.
Başbakan ile Dışişleri Bakanı’nın gayrî ciddî ve birbirleri ile
çelişen açıklamaları bu ürkütücü vurdumduymazlığın ve teslimiyetçi
zihniyetin delilidir. Adı geçen iki zatın
günü birlik programlarını iptal edip Ankara’ya hemen dönmemeleri
ve gerekli uyarıları yapmamaları dikkat çekmiştir.
Acaba AKP iktidarı, teslimiyetçi ve bölücü yasal düzenlemeler gibi,
bu sessiz ve duyarsız tutumlarının nelere mal olacağının farkında
mı değil?
AKP iktidarı, bölücülüğe prim veren, teröristleri affeden tutumuyla
yol açacağı kaosun hesabını nasıl vereceğini düşünmektedir?
Yine AB yönetiminin arkasına mı saklanmayı düşünmektedir?
Sözün özü, Türkiye’yi daha fazla sıkıntıya sokmamak için AKP Hükümeti,
Amerikan yönetimini biran önce ve şiddetle kınamalıdır. İkinci olarak,
Amerikan
yönetimine ve Irak işgal yönetimine karşı uygulayacağı önlemleri
açıklamalıdır.
AKP Hükümeti, üçüncü olarak, Türk Milletine verdikleri çelişkili
ve yanlış bilgilerden ve sergiledikleri duyarsızlıktan dolayı özür
dilemelidir.
Sonuç olarak vurgulamak isterim ki, Türkiye’mizin millî onurunu
ve haklarını korumada acz içinde olan ve taviz vermeye doymayan
bir iktidarın Türkiye düşmanlarını
cesaretlendirmesi kaçınılmazdır.
Hiçbir siyasî iktidarın Türk Milleti ve devletini çaresiz ve zayıf
göstermeye hakkı yoktur.
Kendi gizli gündemlerini uygulama hevesiyle teslimiyetçi ruh hallerinin
sonuçta yalnızca ülkemize değil, kendilerine de büyük bir bedel
ödettireceği unutulmamalıdır.
AKP iktidarı, artık ayağını denk almalı, haddini iyi bilmelidir.
6 Temmuz 2003
|