|
Türkeş’e vefasızlık
 |
LEFKOŞA- Türk milliyetçiliğinin
efsane isimlerinden, büyük devlet adamı merhum Alparslan Türkeş’in
Kıbrıs’ta bulunan doğduğu ev, harabeye döndü.
Türkeş’in büyük dedesi Arif Ağa’nın Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin
Yukarı Köşkerli Köyü’nden göç ederek Kıbrıs’a yerleştiği, Fatma
Zehra Hanım ile Ahmet Hamdi Efendi’nin izdivacından sonra 1917
yılında Merhum Alparslan Türkeş’in dünyaya geldiği tarihi ev
bugün sahipsizlikten yıkıldı yıkılacak. Lefkoşa’nın Yeni Camii
Mahallesi Kirlizade Sokak’ta bulunan Merhum Alparslan Türkeş’in
büyük dedesinden kalan, kendisinin doğup büyüdüğü ve çocukluğunun
geçtiği evin virane halini görenler büyük hayal kırıklığına
uğruyor. |
Başbuğ’un vefatına kadar içerisinde bir Türk ailenin oturduğu evin
bir kaç sene öncesine kadar kullanılabilir durumda olduğunu belirten
mahalle sakinleri, yıkılmak üzere olan eve ne Merhum Türkeş’in varislerinin,
ne de dava arkadaşlarının sahip çıkmadıklarından şikayetçi.
“Böyle mi olmalıydı?”
Yaklaşık dört sene önce ilk ziyaretimizde pek bakımlı olmasa da,
bugünkü durumundan çok daha iyi vaziyette bulduğumuz eve geçen hafta
ikinci kez gittiğimizde gördüğümüz manzara karşısında biz de hayal
kırıklığına uğradık. Küçük bir bahçe içerisinde bulunan iki katlı
tarihi ev, adeta içinde barındırdığı hatıraları yaşatmak istercesine
inatla ayakta durmaya çalışarak, zamana kafa tutuyor. Bahçe kapısının
zincirle kilitli olması sebebiyle evin içine giremiyoruz. 13 sene
önce Türkiye’den Kıbrıs’a göç eden Turan Kaplan’ın eşi Seher Kaplan
elinde anahtar olduğu halde açıyor kapıyı. Belli ki kendisinden
anahtar isteyeceğimizi anlamış. Günde en az 10 kişinin Türkeş’in
doğduğu evi ziyarete geldiğini söyleyen Seher hanım, bu vefasızlıktan
çok şikayetçi. “Türkeş’in doğduğu ev böyle mi olmalıydı?” diye sitem
eden Seher Hanım, başlıyor anlatmaya: “Biz 13 senedir bu evde oturuyoruz.
Daha bir kaç sene öncesine kadar bu evde bir Türk aile oturuyordu.
Rahmetli Türkeş’in vefatından sonra oğlu Tuğrul ve kızları Kıbrıs’a
gelerek bu evde Kur’an okuttular. Sonra tamir edilecek bahanesiyle
kiracıyı çıkarttılar. Ondan sonra ev günden güne çürümeye başladı.
Ne Türkeş’in ailesi, ne de dava arkadaşları hiç kimse buraya sahip
çıkmadı. Yabancılar girmesin diye bahçe kapısını kocam zincirle
kilitledi. Gelenlere isterlerse anahtarı ben veriyorum. Bu durum
Türkeş’in hatırasına büyük saygısızlık. Bazı yaşlı Rumlar bile evin
bu halini görünce bizi ayıplıyorlar. Bu durum çok ağırıma gidiyor.”
Türkeş’in doğduğu evin hemen bitişiğinde bugün müze olarak kullanılan
“Lüzinyan Evi” mevcut. 15. yüzyıldan kalma çok eski bir bina olmasına
rağmen, son derece bakımlı haliyle dikkat çekiyor. 23 Nisan’dan
itibaren sınır kapılarının açılmasıyla Türk tarafına ziyarete
gelen Rum vatandaşların en çok geldikleri mekanlardan biri Lüzinyan
Evi. Türkeş’i tanıyan ve bitişikteki evinde Türkeş’in doğduğu ev
olduğunu çok iyi bilen yaşlı Rumlar, evin son halini görünce dudak
bükmeden edemiyorlar.
Önder Balta - atsiz77@basbug.net
|