ÖTÜKEN'den NOT :

Şenol Uğurlu kardeşimizin (Ben ölüyorum) başlıklı yazısını kendisinden izinsiz yayınladığımız için ikaz mektubu aldık.

Fakat, kendisine gönderdiğimiz cevabi yazı geri geldi! Normal karşılıyoruz. ( Daha fazla bilgi, 'Türk Nokta Net, Ötüken'den gelen mektubu müşterilerine dağıtmıyor'da)

Çünkü TÜRK NOKTA NET'in bir yahudi kuruluşu olduğunu daha önceden ilan etmiştik. Şenol Uğurlu kardeşimiz de maalesef TÜRK NOKTA NET üyesi çıktı.

Bize gönderdiği ikaz mektubunun en altında, Türk Nokta Net'in reklam satırı var. O adrese girince gözümüze şu YALAN satırları çarptı; ' Dünyanın heryerinden e-postalarınıza ulaşacağiniz web posta servisi.'

Madem öyle, Ötüken'den giden mektupları da sahiplerine dağıtsınlar!

Türk Nokta Net, veyahut bazı masonik serverler (ISP'ler), Ötüken'e YASAK koymuşlardır. Ötüken'den gelen bir mektubu müşterilerine dağıtmazlar, vermezler. Bunun için 'filtre' denen bir proğramı veya benzerlerini kullanırlar.

Şenol Uğurlu kardeşimiz, kendisine yazdığımız satırları buradan okumak zorunda. Zaten cevabi yazımızda da, kendi mektubunu ve cevabi yazımızı burada yayınlayacağımızı belirtmiştik. Saygılarımızla.

Ötüken, 17 Ağustos 2003

ŞENOL UĞURLU'NUN İKAZ MEKTUBU

-------- Original Message --------
Subject: RİCA
Date: Sun, 17 Aug 2003 02:18:48 +0300
From: "SENOL UGURLU" <senolug@tnn.net>
To: otuken.net@otuken.net


Selamunaleyküm.
Sevgili Cumhur Bey:
Otuken nette yazı yazmayı bırakalı yıllar olmasına rağmen bu gün sayfanızda BEN
ÖLÜYORUM başlıklı yazımı gördüm ve inanın çok şaşırdım.Öncelikle beni şaşırtan bu
yazıyı nereden elde etmiş olduğunuzdur.Fikri açıdan hiç bir ortak noktamızın olmadığını
düşünüyorum.Bu sebeple bana ait bir yazının sitenizde yayınlanmasıda benim için üzüntü
vericidir.Doğru olanı bu yazıyı kaldırmanız ve bir daha benim biilgim dışında bana ait bir
yazıyı yayınlamamanızdır.Bunu sizden önemle rica ediyorum.
Selamlar......

Ücretsiz Turk Nokta Net üyeliğinden faydalanmak için
http://www.tnn.net/yeniuyelik/ adresini ziyaret edin

Cep telefonunuz için birbirinden eğlenceli logo ve melodileri
http://logomelodi.tnn.net/ adresinden alabilirsiniz

 
CEVABIMIZ:

-------- Original Message --------
Subject: Re: RİCA
Date: Sun, 17 Aug 2003 12:26:59 +1000
From: ÖTÜKEN <otuken.net@otuken.net>
Reply-To: otuken.net@otuken.net
Organization: http://www.otuken.net
To: SENOL UGURLU <senolug@tnn.net>


Aleykümselam Şenol Bey.

Cevabıma geçmeden evvel,
Türk Nokta Net'in şu sayfasına bir goz atmanı istiyorum.

1-) Ötüken'e koyduğum ilgili haber;
http://www.otuken.net/arsiv/haber/2003/Turk-nokta-net-den-uzak-durun.html

2-) Türk Nokta Net'in sayfası
http://www.lionnet.org.tr/118t/tnn.htm

Ülkücülüğünden şuphe etmiyorum.
Ancak,
Türk Nokta Net gibi bir yahudi kuruluşundan bağlandığın için,
para verdiğin firmanın,
Türk'ün kuyusunu kazan bir şirret olduğunun şuurunda hareket etmeni
isterim.

Bir LİONS olabilirsin, bir ROTARYEN.... aynı zamanda ülkücü.
Yani, bilmeden onlara hizmet ediyor olabilirsin.
Bilerek ediyorsan,
Şu diyeceklerime kulak ver;
Ki, yazdıkların arasında HERZAMAN gözüme çarpan bir CÜMLECİK oldu..
Ve son yazında da yine var ki,
özellikle yazını bu sepeple yayınladım.
Eminim Ötüken ana sayfada yayınlanış şekliyle (!) olayın
farkındasın...!

Gelelim cevaba.
Ötüken bir gazete değil.
Demirbaş yazarımız yok.
Bütün ülkücülere, hatta ülkücü olmayıp Türklük gurur ve şuuruna sahip
olan herkese açık bir yer.
Çeşitli yazışma gruplarından gelen yazılara veyahut bize yazan
ülküdaşlarımızın yazılarına yer verdiğimiz gibi,
masonik sitelerden dahi zaman zaman yazı aldığımız, o yazılara ilaveten
yorumlar yaptığımız olur.

Yazında,
Ülkücü Hareketi bu noktaya getirenlere sitem ediyor, ölmek istiyorsun...

Biz de onlara sitem ettik Ötüken'de devamlı,
ve hala ediyoruz,
amma tek farkla;

Biz ÖLMEK İSTEMİYORUZ.
Çünkü Ülkücü Hareket engellenemeyeceği gibi ölmez de!

Yazına bir yorum koyarak yayınlamadığım için hatalıyım.
Doğrudan sana ait bir sayfa gibi oldu.
Bu hatamı düzeltecek,
senin aşağıdaki satırlarını ve bu mektubumu, ilgili yazının altına
koyacağım.

Son olarak sana acizane bir tavsiyem var;
Yazılarının altında kullandığın İMZAYI bir daha kullanma, tezat
düşüyor.

[.... İNSANA İNSANCA BİR YER TÜRKÜN BİRLİĞİNDEN GEÇER ....]

Bu yazdıklarımı sıtem say.
Dediklerini önce kendin için uygula sevgili kardeşim.
Hoşçakal.

Cumhur Puliç

Not:
------------------------------------------
Herhangi bir yerdeki, sana veya bir başkasına ait olan bir yazı,
bundan sonra -aynen- değil, yorumumuzla birlikte yayınlanacaktır.
Bilgilerine rica ederim.

 
TÜRK NOKTA NET, ÖTÜKEN'DEN GELEN MEKTUBU MÜŞTERİLERİNE DAĞITMIYOR
----- The following addresses had permanent fatal errors -----
<senolug@tnn.net>
(reason: 550 5.7.1 This system has been configured to reject your mail)

----- Transcript of session follows -----
... while talking to messenger.tnn.net.:
>>> MAIL From:<otuken.net@otuken.net> SIZE=3466 BODY=8BITMIME
<<< 550 5.7.1 This system has been configured to reject your mail
554 5.0.0 Service unavailable

Final-Recipient: RFC822; senolug@tnn.net
Action: failed
Status: 5.7.1
Diagnostic-Code: SMTP; 550 5.7.1 This system has been configured to reject your mail
Last-Attempt-Date: Sun, 17 Aug 2003 12:23:06 +1000


Subject: Re: RİCA
Date: Sun, 17 Aug 2003 12:26:59 +1000
From: ÖTÜKEN <otuken.net@otuken.net>
Organization: http://www.otuken.net
To: SENOL UGURLU <senolug@tnn.net>
References: 1

Aleykumselam Senol Bey.

Cevabima gecmeden evvel,
Turk Nokta Net'in su sayfasina bir goz atmani istiyorum.

...............mektubun devamı (fazla yer tutmaması için silindi) ............

 
ŞENOL UĞURLU'NUN “Ben ölüyorum” başlıklı yazısı:

 

Ben ölüyorum…

Ölüm acısı çöktü yüreğime. Dünü hatırlamayıp bugünü yaşamak öldürüyor beni. Dünümü oluşturanların bu günkü vefasızlığı, hayırsızlığı, insafsızlığı bin kere öldürüyor beni.

Oysa böyle miydi ahdimiz?

Yokluğu paylaşanların her şeyi paylaşabileceklerine inanırdım. Soğuk kış gecelerinde üşümeyi paylaşanlar, parasızlıktan ve yokluktan açlığı paylaşanlar, adresi belli olmayan kurşun sesinden ölümü paylaşanlar, gözyaşını, çileyi, zindanları paylaşanlar, her şeyi ama her şeyi paylaşırlar sanırdım.

Ama nereden bilebilirdim ki dününü unutanlarla hiçbir şeyin paylaşılamayacağını.

Bunca yaşanmışlığın, ağlatılmışlığın, aldatılmışlığın, öldürülmüşlüğün hikayesi böyle hazin sonla mı bitmeliydi. Yoksa bu yitik bir ülkenin figüranlarının hikayesi miydi.

Sırt sırta vermenin nasırlaştırdığı kolların bu gün nasıl ayrıldığını nasıl anlatabilirim ki. Bu hikaye bir devrin devlerinin hikayesiydi. Devlerin cüceleştiği günümüzde kim anlar bu hikayeyi.

Ben ölüyorum….

Ölme hakkımı kullanıyorum belki de. Bizden önce ölenlerin hakkını koruyamadığım için ölüyorum veya emanetlerine ihanet edilmişliğe karşı duramadığım için ölüyorum. Beraber büyüttüğümüz çiçeğimizin dallarının koparılışını görme acısı öldürüyor beni.

Peki siz nasıl yaşıyorsunuz?

Görmez misiniz günden güne çöle dönen yüreklerinizi. Susuzluktan çatlayan kısraklar gibi yok oluşunuzu. Geçmişinizin hatıraları bu gününüzü rahatsız etmez mi hiç. Hiç mi vicdanınızı
sızlatmaz dul ve yetimlerini geride bırakanların içlerine döktükleri gözyaşları. Duymaz mısınız gaipten bağıran dostlarınızın biz neden öldük feryatlarını.

Ben ölüyorum… Ölüm sancısı kapladı bünyemi. Ölürken sancı duymasada bizden öncekiler ben onların sancısını da aldım bünyeme.Yaşarken haklarını koruyamadıklarımın ölürken sancılarını taşıyayım hiç değilse. Belki karşılaşırsak öte diyarlarda yüzüm olsun yüzünüze bakacak. Veya mirasım olsun geride bıraktıklarıma anlatacak. Biz şanlı tarih yazılırken yoktuk ama tarihin kirlenmesinden de sorumluyduk. Bu sorumluluğu taşıyamamanın ezikliği öldürüyor belki de beni hiç diriltmemecesine. Başını okşayamadıkları çocuklarının sorgulayan bakışı deliyor damarlarımı ve boşa akıp gidiyor kanım.

Oysa onlar kanlarını benim için akıtmamışlar mıydı. Göz yaşı döken anaların her damlası çin işkencesi gibi deliyor beynimi. Sanki onların kanıyla yapıyorlar bu işkenceyi. Ve ben dur diyemiyorum bu ölüşe. Peki siz nasıl yaşıyorsunuz?

Ben ölüyorum…. Ayrılık ağrısı hakim gönlüme. Onlar ayrılırken hiç düşünmediler sevdiklerini. Ve geride bıraktıklarını. Çünkü bir millet ağlarken kimse onların gözyaşlarını fark etmeyecekti. Onlar karanlığa küfür etmek yerine şehadetleriyle bedel ödeyerek ışık oldular yeni nesillere. Kimileri de gençliklerini bedel olarak koydular ortaya ve biz bastık geçtik köprü yapıp gençliklerinin üzerinden. Geldik bu günlerimize…

Geriye dönüp baktığımızda ayak izlerimiz vardı onların gençliğinde. O ayak izlerinin sorumluluğu var üzerimizde. Hiç değilse kirlettiğimiz yerleri temizleme gayretinde olmalıyız. Bırakın temiz tutmayı.

Ben ölüyorum…. Ölmek zor gelse de kaçınılmaz sona gidiyorum. Belki erken diyeceksin ama benden önce gidenler geçmi kalmışlardı ki. Onlar ölümü vuslat bildiler sevgiliye.Ya biz o sevgiliye ihanet etmenin bedelini nasıl ödeyeceğiz. Tertemiz emanet edilen sevdanın kirletilmişliğine göz yummanın vebalini nasıl vereceğiz gerçek sahiplerine. Ölmek getirecekse vicdan azabından yok olan ruhumu geriye, hoş geldi sefa geldi.

Dününe sahip çıkamayanların Bugünlerini korumaları mümkün değildir. Tanrım dününe sahip bugününe hakim olmayı nasıp eylesin.

ŞENOL UĞURLU
___________________________________________________
İNSANA İNSANCA BİR YER TÜRKÜN BİRLİĞİNDEN GEÇER

 

ÖTÜKEN ana sayfada bu sayfa bağlantısının hemen altında bir açıklama var: TBMM, 1951'DEN BERİ MASONİK SİSTEMİN ETKİSİ ALTINDADIR

Bu yazıyı yayınlamamıza sebep, Şenol Uğurlu kardeşimizin yazısında çok fazla ümitsizlik vermesi ve şu cümlesiyle sanki itirafıdır;

'...Yoksa bu yitik bir ülkenin figüranlarının hikayesi miydi...'

Ordaki yazımızı buraya da koyuyoruz:

'....Atatürk kapattırdı.. İsmet İnönü açtırdı. Celal Bayar da pekiştirdi. Bugün Türkiye'nin
kokuşmuşluğunun ana sebebi budur. Türk Milliyetçiliği canlanmaya görsün!... Hemen
.. '

Yazımızın tamamı:

TBMM, 1951'DEN BERİ MASONİK SİSTEMİN ETKİSİ ALTINDADIR

Mason Localarını Atatürk kapattırdı.. İsmet İnönü açtırdı. Celal Bayar da pekiştirdi.
Bugün Türkiye'nin kokuşmuşluğunun ana sebebi budur.

Türk Milliyetçiliği canlanmaya görsün!... Hemen bir engel hazırdır. Vatan telaşına kapılan
Türk'e ırkçılık yaftası vururlar. Ya tabutluklara koyarlar, ya kardeşi kardeşe kırdırırlar.

Sol kisvesi altına saklanarak yıllardır insanları biribirine düşürenler onlardır. Hangi ülke
tarihini incelerseniz inceleyin, orada hem sol vardır, hem sağ. Kafaları karıştırmak için bu
ikisinin ortasında bir hayli ucube parti de icad etmişlerdir. Sahte dinleri insanların arasına
yayanlar da onlar. Dünya insanlığın bozulması tek bir milletin işine gelir. Kuran'da
belirtilmiş.

İnsanlık bozulmuş ve dahi uyanmıyorsa, olacaklara müstehak demektir. Allah yazdıysa,
Türkiye de parçalanır ve bölünür, dünya da. Ama sorumlulara kaçış yoktur. Dünyada ve
Ahirette yerleri hazır. Hayalleriyle bir kaç yıl yaşar, avunurlar. Gün gelir, helak olmaktan
kurtulamazlar. Onları durduracak birşey çıkar. Onlar beyinleri uyuşturulmuş olarak ve
sadece ceplerindeki paraya güvensinler. Ortadoğu'daki cennetin hayalini kursunlar.

Allah'ın dediği olur.

İşbara Alp, 15 Ağustos 2003

 
TÜRKOĞLU, DÜŞMANINI TANI İBRETLİK