|
Büyük dava adamı mı? ...yoksa satılmış bir it mi?
 |
Devrimci Subaylar Örgütü sanığı
Devlete söven 40 yıl hapis cezası alan, thingyacı istihbarat
uzantısı Doğu Perinçek'in iftiraları nasıl medyaya pompalandı?
İşte Apo'ya kucak açan Doğu'nun çirkin yüzü..
Perinçek, 1989 Ekim ve 1991 Nisan'ında PKK lideri Abdullah Öcalan'ı
Suriye'de ziyaret ederek, onunla röportajlar yaptı. Bekaa Vadisi'ndeki
PKK karargahında askeri törenle karşılandı. Şu sözler de aynı
Perinçek'e ait: |
"Türk ve Kürt milliyetinden halkların serbest iradeleriyle,
eşit olarak bir Demokratik Halk Cumhuriyeti içinde birleşmeleri
hedefine yönelen bir politikayı benimsiyoruz."
Türkiye Komünist Partisi'nin mirasçısı
Perinçek'i daha iyi tanımak için onun 1971 muhtırasından sonra yakalanınca
sıkıyönetim mahkemesine teslim edilmeden Ankara polisine verdiği
55 sayfalık ifadesine de bakmak gerekir. Perinçek, bu ifadesinin
3. sayfasında devrimci fikirleri benimseyişini şöyle anlatıyor:
"1965 yılından itibaren artık kendimi sosyalist olarak görmeye
başladım... Marksist Leninist bir teorik organ gerekliydi. 1968
Temmuz ayında bu dergiyi çıkarmaya karar verdik. Derginin adını
AYDINLIK koymaya karar verdik. Türkiye proleteryasının gerçek ihtilalci
hareketi, yani Türkiye Komünist Partisi'nin gerçek mirasçısı bizim
hareketimizdir."
Devrim için silahlı ayaklanma
Perinçek, hedeflerindeki devrim için silahlı eylemlerin rolü konusunda
da şunları söylüyor: Biz devrim yolu olarak silahlı mücadeleyi benimsediğimizden
halkın azılı sınıf düşmanlarına karşı halkı seferber edecek eylem
çizgisini benimseriz, bu konuda yukarıda söylediklerim
dışında somut planlarımız olmamakla beraber ileride şiddet hareketleri,
silahlı hareketler, sabotaj vs'ye girişebiliriz." Perinçek
ve arkadaşları Türkiye'ye dışarıdan temin edilecek cephane ve silahları
sokmak amacıyla 1970 Kasım'ında bir jip almayı planlamışlardı.
Genelkurmay'ın suç duyuruları
Genelkurmay Başkanlığı, 1997 başında Doğu Perinçek hakkında üç ayrı
suç duyurusunda bulundu. Sabah gazetesinin 10 Ocak 1997 tarihli
haberine göre suç duyurularının konusu şöyle: PKK kampını ziyaret
edip manevi destek vermesi, Orgeneral Eşref Bitlis ve Binbaşı Ahmet
Cem Ersever suikastlerinde Genelkurmay'a yönelttiği suçlamalar ve
Genelkurmay'ı Susurluk olayları ile irtibatlandırma girişimleri.
Perinçek'in, ele geçirdiği bazı gizli belgeleri Genelkurmay İstihbaratı'ndan
aldığını söylemesi üzerine ise, Genelkurmay Genel Sekreterliği'nden
27 Aralık 1996 günü Anadolu Ajansı'na yapılan açıklamada, "Genelkurmay'ın
bu tip kişilerle muhatap olması söz konusu değildir. Genelkurmay'ın
bilgi verdiği makamlar bellidir. Gerçek dışı beyanlarına ciddi ve
saygın kurumları dayanak olarak gösterme gayretleri yeni bir girişim
değildir." denildi.
Genelkurmay'a göre Perinçek
Genelkurmay Başkanlığı, 1997 başında Doğu Perinçek hakkında üç ayrı
suç duyurusunda bulundu. Sabah gazetesinin 10 Ocak 1997 tarihli
haberine göre suç duyurularının konusu şöyle: PKK kampını ziyaret
edip manevi destek vermesi, Orgeneral Eşref Bitlis ve Binbaşı Ahmet
Cem Ersever suikastlerinde Genelkurmay'a yönelttiği suçlamalar ve
Genelkurmay'ı Susurluk olayları ile irtibatlandırma girişimleri.
Perinçek'in, ele geçirdiği bazı gizli belgeleri Genelkurmay İstihbaratı'ndan
aldığını söylemesi üzerine ise, Genelkurmay Genel Sekreterliği'nden
27 Aralık 1996 günü AA'na yapılan açıklamada, "Genelkurmay'ın
bu tip kişilerle muhatap olması söz konusu değildir. " denildi.
40 yıl hapis cezası aldı
1970'li yıllardan bu yana devlet düzenine karşı işlediği suçlardan
dolayı birçok kez yargılanan ve toplam 40 yıl hapis cezası alıp
uzun süre ceza evinde kalan Doğu Perinçek, 1985 yılında şartlı olarak
tahliye edilmesinden sonra, aradan geçen 13 yıllık sürede de devlet
düzenine karşı olan tavırlarını sürdürdü, "Devlet teröristtir."
diyen Perinçek, Ankara DGM tarafından bir yıl iki ay hapis cezasına
çarptırıldı. Devlet aleyhinde bir suç işlediği için 10 yıl siyasi
yasaklı haline gelen Perinçek Silahlı kuvvetlere de sızdı. Perinçek,
1980'den önce Türkiye'de gerçekleştirmek istediği sosyalist devrim
için, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne de sızarak, subaylardan oluşan
bir 'ASKERİ KOMİTE' kurdu. Bu sebeple Kara Kuvvetleri Devrimci Subaylar
Örgütü davasında sanık olarak yargılanan Perinçek'in ifadesine göre
bu
komitenin görevi şöyleydi: "Hapishanedeki tutuklu devrimcileri
kurtarmak amacıyla yine askeri komiteye proje hazırlama görevi verildi..."
Kendi amaçları için Silahlı Kuvvetler'e sızan Perinçek'e göre Türk
ordusu, Türkiye'deki hakim sınıfların baskı aracıdır.
Ona göre TC bir terör devleti
Devlet düzenini yıkmaya yönelik faaliyetlerinden dolayı bu kadar
sabıkası olan Perinçek son hapis cezasını şu sözleri sebebiyle aldı:
"Şimdi devlet en büyük terörist haline gelmiştir. Devlet illegalleşmiştir.
Dağa adam kaldırıyor devlet kuvvetleri. Vedat Aydın... Sonra geliyor
yolun kenarında kurşunluyor. Hilal Belediye Başkanı Yakup Kara'yı
beş arkadaşıyla arkadan indiriyor, 100 metre ötede kurşunluyor devlet
kuvvetleri... Can pazarına dönmüş Kürt illeri, can pazarına dönmüştür.
Bakın elimde belgeler var. 'Yakala öldür' emirleri var..."
MİT'e göre Perinçek
1) Tarih: 2 Mart 1997, Yer: Dolmabahçe Sarayı, Toplantı: Meclis
Susurluk Komisyonu,
İfade veren: 22 yıllık MİT görevlisi Metin Günyol
"Turan Çağlar, bizi Doğu Perinçek denilen o sefile sattı.
Aydınlık'a sattı bizi. Aydınlık da bizden tam altı arkadaşın resmini
yayınladı... Bunların adreslerini ele geçirdi Emekli Sandığı'ndan
ve bunların resimlerini, adreslerini vererek sattı. Dört ay içinde
altı arkadaşımız öldürüldü. Bu sefil köpekle çalıştı o Turan Çağlar
denen albay. Size çok önemli bir sır ifade ediliyor şu anda..."
Tarih: 26 Aralık 1996, Yer: TBMM, Toplantı: Meclis Susurluk Komisyonu,
İfade veren: 33 yıllık MİT'çi Mehmet Eymür:
"Doğu Perinçek, tabii o belki bizim de ayıbımız bugüne kadar
kimliğini çözememiş olmak, bir doğrunun etrafına yirmi tane de yalan
ekleyip bir nevi provokatörlük, yani bizim istihbarat dilinde fabrikatörlük
dediğimiz yalan haber yayan bir kişi. Maalesef yasal şeyden hep
de kurtulmuştur ve bugüne kadar gelmiştir... Gördüğüm kadarıyla,
bütün Türkiye'yi karıştıracak konular özel olarak hep Perinçek kanalıyla
çıkmış ve onun tarafından da hep körüklenerek büyütülmüştür... Nereden
besleniyor onu da iyi bulmak lazım Perinçek'in; bir yerlerden beslendiği
muhakkak...
Alperen, 12 Mayıs
2003, Ötüken
|