|
Name (10)
Güzel Kerkük’üm.
On dört Temmuz katliamı’nın.
Kırk dördüncü yıl dönümünü
İstanbul’da andık bugün.
Üç beş vefalı dostla buluştuk,
Bir avuç dağınık Türkmen’i kapladı,
Yine hüzün.
Olumsuzlukları,
Beceriksizleri yine konuştuk.
Senden nasıl gizleyeyim,
Hemfikirlik yok fiil hiç yok,
Seni yine havale ettik anavatana
Alavereyi bilenimiz daha çok.
Alayımız ip cambazında.
Dilim varmıyor söyleyeyim,
Aynı tas aynı hamam.
Bir fatiha, üç beş hamasi söz,
Ümitsiz yaşantımdan bir yıl daha tükettim
Hepsi bu vesselam.
Güzel Kerkük’üm.
Sana söz verdiğim gibi,
Üstüme düşeni yaptım.
Herkesten önce yerimi ayırttım
Günceldir diye ima ettim,
Sunucu ağabeyime.
Okumak istedim Name Dokuzu.
Hatta meledim kuzu kuzu.
El kol hareketimle de destekledim,
Mamafih yine olmadı,
Fazla geldi iki satırlık Name.
Yine birilerinin gözlerini doldurmadı.
Sakın bunun için üzüldüm sanma.
Bilirim olmaz dikensiz gül,
Bu ayrıntı, bu bir virgül.
Madem ki bu bir milli anma.
Dava arkadaşlarımla buluşurum sandım.
Yanıldım Kerkük’üm yine yanıldım.
Doktor Ağabeyimiz hasta mıydı yoksa?
Eski dernek başkanlarımız,
İstanbul dışındamıydı?
Acep niye gelmedi bu ülküdaşlar ?
En korkuncu aldıran yok, soran yok.
Kalbimde daralma, sıkıntı başlar.
Çok yazık çok.
Nerede sormalı,
Kongrelerimizi dolduran yüzler.
Buharlaştı ahitler, verilen sözler.
Ayaklanıp sığınım hangi dağıma
Usluca bir ses çınladı kulağıma.
Yine başrdı meçhul birileri.
Çam sakızı çoban armağanı,
Haydı ileri ...
Güzel Kerkük’üm
Sen soysuzların ecnebilerin elinde, tutsak münferit.
Ben biçare ne yapacağını bilmeyen bir mürit.
Sen her gece biraz daha yağmalanan bir şehir,
Ben her sabah biraz daha ümitsiz bir esir.
Sen güneşin şafakları yırtmasını bekleyen,
Ben şuasında kor kor ,alev alev yanmak dileyen.
Sen masmavi göklerinde bayrağını gözleyen,
Ben gölgesinde ilelebet uyumayı özleyen.
Sen başı boş, sen lidersiz, sen tahtsız,
Ben avare ben sahipsiz, ben bahtsız.
Beni bağışla,
Bu bir şikayet değil.
Sitem hiç değil, bu bir uyarı,
Var olma meselesi.
Erdemliktir, fedakârlıktır, bilgeliktir ayarı.
Ekip işi, gönül işi, birlik işi,
Vatandır, Bayraktır, Hürriyettir semeresi.
Bu bir sandal değil ki, yüzdürsün üç beş kişi.
Bu uçsuz bucaksız denizde, okyanusta
Yüzen bir gemi.
Kaptan gerek, kılavuz gerek,
Yüzlerce tayfa gerek.
Bu bir millet meseledir,
El ele verme günüdür bugün.
Yine olmadı, acep suçlu kim?
Kara yazgılı güzel Kerkük’üm.
Cengiz
Bayraktar - İstanbul 19 -07-2003
|