Arsiv 2000-2001-2002-2003
 

İŞTE KERKÜK, İŞTE TÜRKMEN

Değil 7 koyunun kurban edilmesine, 7 tavuğun bile yanyana dizilip
kesilmesine tahammül edemeyeceklerine dair beyanât üstüne beyânat
verenler, Tuzhurmatu’da 7 Türkmen’in katledilmesini alçakça sîneye
çektiler! Bir gün sonra 3 Türkmen de Kerkük’te vurulup öldürüldü!

Güneydoğu dağlarında eşkıyanın ayağına batan dikenden Türkiye
Cumhuriyeti’ni sorumlu tutan işbirlikçi aydınlarda ses yok!
Geçirdiği depresyondan dolayı karakolda intihar eden teröristi bahane
ederek, Türk askerine ve Türk polisine “faşist suçlamasıyla”
saldıranlarda ses yok!
Dillerine doladıkları insan hakları palavrasına sığınarak, Türk
Devleti’ni tehdide yeltenen yurtdışından ödenekli bilimadamlarıyla,
onlara destek veren utanmaz Avrupalı’dan ses yok!
Sabahtan akşama kadar millî müktesebatımızın üzerine lağım kanalı gibi
boşalan televizyon kanalları, haberi verirken bile câni peşmergelerle,
câni amerikalıları kınamaktan şiddetle kaçındıkları gibi; olayların Türk
Ordusu’yla Türk istihbarat birimlerinin provokasyonu olabileceğini îmâ
etmekten de sıkılmadılar!
Hükûmet sessiz.
Muhalefet sessiz.
Kerkük meselesini 40 yıl önce Türkiye gündemine taşıyan MHP bile
beklenen tavrı koyamadı!
Yazıklar olsun!
Ortada sâdece Türklüğün parlak geleceğini inşa etmek için mücadele eden
ülkücü gençler var. Anlaşılan onların yüreğinden başka sızlayan yürek
yok.
Şöyle eli-yüzü düzgün, Türkçe’yi azınlık aksânı veya ekalliyet vurgusu
veya Etnik Çete ağzıyla konuşmayan yetkilinin mevcudu kaldı ise lütfen
cevap versin:
- Türkiye’yi Talabani ve Barzani’nin önünde diz çökertmekle mi
görevlendirdiler sizi?
Eğer bu iki çapulcunun sabır taşıran hakaretleri sîneye çekilmeseydi,
Kerkük’ün, kukla devletin başkenti ilân edilmesine seyirci kalınmasaydı
ve en yetkili ağızlardan ilân edilen kırmızı çizgilerin paspas gibi
çiğnenmesine gözyumulmasaydı Talabani, Türkiye’ye de, Türkmen’e de secde
ederdi bugün!
Halbuki meydan okuyor.
Yalnız Talabani değil, Barzani de meydan okuyor.
Türk evlâdı bilsin ki, gaflet, dalalet ve hattâ hıyanetlerinden dolayı
başlarını karılarının eteklerinin altına sokan İhvan-ı Tayyip yüzünden,
Türkiye Cumhuriyeti hapishaneye tıktığı mahkûmun bile esiri hâline
getirilmiştir!
Aksini iddia eden varsa işte Kerkük, işte Türkmen!

Ya, kapının önünde toplanıp, ağzı sakızlı mahalle karıları gibi dırdıra
devam edersiniz ya da orduyu alıp Kuzey Irak’a girersiniz!
Böylece hem Türkiye’yi kurtarırsınız, hem Türkmen’i.

Necdet Sevinç - yenicag@gazeteyenicag.com, 29 Ağustos 2003

 
TÜRKOĞLU, DÜŞMANINI TANI İBRETLİK