İSLAMİYET RUHUMUZ, TÜRKLÜK BEDENİMİZDİR

 

Kalk borusu!

Sanki ayıplarını kamera ile tespit eden ecnebi gizli servislerin şantaj
yapmalarından korkar gibi bir hâlleri var.
İktidarı ve muhalefetiyle öylesine ödlek, öylesine ürkek ve devletin
bekasını ve milletin selâmetini ilgilendiren meselelere öylesine
duyarsızlar ki; herbirinin arkasında 14’lünün namlusunu enselerine
dayamış birer görünmez suikastçi bulunamayacağına göre aklıma başka bir
ihtimal gelmiyor.
Memleket nâdide bir Türkmen halısı gibi yavaş yavaş altımızdan
çekilmekte olduğu hâlde ne Meclis’teki muhalefet millî bir tavır koymak
zaruretini idrâk edebiliyor, ne Meclis dışındakiler!
Basın suskun. Partiler suskun. Meslek odaları, sendikalar, gençlik
teşkilâtları suskun.
Maaşlarına 3 kuruş zam yaptırmak için cübbelerini giyip, gösteri
penguenleri gibi sokaklara dökülen üniversiteler bile utanç veren bir
sessizliği tercih ettiler.
Fakat, özellikle azınlık haklarıyla ilgilendikleri hâlde, Türk
Milleti’ne birer sivil toplum kuruluşu olarak yutturulan bölücü
örgütlerin lojistik destek merkezleri gece-gündüz faaliyet hâlinde!
İşadamı, bilim adamı, siyaset adamı olarak ekranlarda peydâ olanların
büyük ekseriyeti tıpkı iktidarın yaptığı gibi Türk Milleti’nin haklarını
kendini Türk hissetmeyenlere devretmek için sizi iknâya çalışıyor!
Artık milliyetçilik ticareti, din ticareti falan değil, millet
toptancılığı yapılıyor!
Beyler!..
Vatan satılıyor vatan!
Evet!.. Anamız kadar aziz bildiğimiz, hattâ anamızdan da aziz
bildiğimiz, nâmus bildiğimiz vatan ona-buna tapulandığı, üstünde de koca
bir millet, zavallı marabalar gibi ecnebiye pazarlandığı hâlde Allah’ın
bir tek kulundan itiraz sesi yükselmiyor.
Bre neredesiniz?
Bu nasıl oyun, bu nasıl tezgâh, bu nasıl satıştır Tanrım?
Rum Patriği geçen sene bir papaz sürüsüyle birlikte Nevşehir yöresine
gittiğinde “Buralara hıristiyanlar gelecek ve bu kiliseler de faaliyete
geçecek” demişti.
Geçiyor.
Nevşehir’e bağlı Uçhisar kasabasındaki 600 tarihî binanın 400’ünün
tapusunu almanlarla fransızlar almış. Emine Hatun Camii cemaati
kalmadığı için kapanmış! Eğer hıristiyanlar beğenirse Emine Hatun
Camii’ni kiliseye tahvil edecek veya yeni bir kilise inşa edecekler.
Alanya’da 1000’i alman, 400’ü hollandalı olmak üzere 2 bin yabancı
yaşıyor. Fakat ecnebilere tapulanan daire sayısı 3 bin 500!
Batı Anadolu’nun bâzı bölgelerinde yunanlıların bile bol miktarda arazî
aldıklarını duyuyorum. Gençlik “ezan susmaz, bayrak inmez” diye slogan
atadursun, yakında oralarda da bayrak iner, ezan susar, camiler kapanır!

Yine çan sesi duyar, ensemizde papaz nefesini hissederiz.
Benzeri bir tabloyu yaşadığımız 1914’de olduğu gibi gene Kafkas’ın
karında yalınayak, Sina’nın çölünde başıkabak mı savaşırız, yoksa size
vatan için savaşmanın da ve esasen vatanın da lüzumsuz olduğunu mu
öğretirler?
“Öğretemezler” diyorsanız kalkın ayağa!

Necdet Sevinç, 26 Haziran 2003


TÜRKOĞLU, DÜŞMANINI TANI