İSLAMİYET RUHUMUZ, TÜRKLÜK BEDENİMİZDİR

 

KERKÜK-MUSUL MESELEMİZ, SUNİ DEPREMLERLE UNUTTURULMAYA MI ÇALIŞILIYOR? ( konuyla ilgili bir yazı : 'Bak şu İsrail'e.. helal olsun!)

Bingöl'de deprem - Merkez üssü Bingöl olan 6,4 büyüklüğündeki depremde onlarca bina yerle bir oldu. 500’ün üzerinde öğrencinin kaldığı Çeltiksuyu Yatılı Bölge Okulu da enkaza döndü. Ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor. İlde elektirik ve telefon bağlantısı kesildi.

Acılar ülkesi... Üzerinde kara, kapkara bulutlar dolaşan ülke; Türkiye... Satılmışların diktatörlüğünün, zulmünün had safhadaki baskısı yetmezmiş gibi altımızdan çekilen topraklar... Adapazarı'ndaki depremin acıları sarılmadan gelen bir yenisi...

İsrail'in Akdeniz derinliklerinde yaptığı 'suni deprem' denemeleri unutulmasın. Üstelik Adapazarı depreminin hemen akabinde, ertesi günü... Şu 'artçı depremlerin' olduğu günler... Sadece İsrail değil, bir çok ülke bu denemeleri yapıyor. Nerede ne kadar kalınlıkta ve uzunlukta boşluk var biliniyor. Yer kabuğunun haritası çıkartılmış.

Türk İslam dünyası yara bere içinde. Bir türlü toparlanamıyor. Bulgarlar oradaki soydaşlarımıza baskı yapmaya, soyadlarını değiştirmeye, asimilasyona başladığı yıllarda başımızda bir Özal vardı. 'Türk Milleti 70 milyon olduğunda görürler' gibisinden çocukları bile kandıramayacak bir açıklama yapmış, sadece Zeynep'i kurtarmıştı... Bir de Avustralya'daki Ülkücülerin kurtardığı Naim Süleymanoğlu'na sahip çıkmış, onu da insanlıktan çıkarmış, kendine benzetmişti. Moskof ve Ermeniler, Karabağ'da Türk kanı içerken, puştun babası buş'un yanından '-Onlar şii, iç işlerine karışamayız' deme cesaretiyle birlikte daha da çizmeyi aşarak, Ermenistan'daki deprem sebebiyle Kızılayımızı bile Türk kanı içen bu vampirlere yardıma seferber etmişti. Elçibey'e, Denktaş'a, Kerkük'e, Musul'a, ve dahi Doğu Türkistan'a hiç bir zaman el uzatmayan alçaklar, Türk düşmanlarına yardım için seferber oldular her zaman. Bacaksız Suriye bile haddini aşarak sınırda - kendi topraklarımızda bir keşif uçağımızı düşürmüş, 5 Tapu Kadastro görevlimizi şehit vemiştik. Unutuldu gitti... Hele hele Ege'deki tatbikatta Kıvrıkoğlu'nun bulunduğu denizaltı'ya atılan bir ABD torpidosu... O da unutuldu ya... Peki ya içinde 36 Özel Tim bulunan CASA düşürüldüğünde ne yaptı bizim satılmışlarımız? Arkasından bir daha.. ikinci CASA da düşürüldü... Kimdi o 36 şehid? Başta yahudilerin, sonra bütün Türk düşmanlarının oyuncağı PKK'nın defterini düren 36 kahraman!... Hiç bir hak iddia etmedi başımızdaki alçaklar. Üstüne üstelik, 'kara kutu' yu bile düşmana yolladılar. Olay ört-bas edildi.

Hangi hükümet başa geçerse geçsin, Türklere, Türk dünyasına sırtını döndü hep. AB dediler, ABD dediler. Yunan'dan fazla yunan oldular, rum oldular, yahudi oldular. Türkiye'nin ortasına İsrail bayrağı çekmedikleri kaldı bir. İşte Kerkük, Musul. Türkmenlerimize el uzattılar mı? Kızılay konvoyunun yolunu bile değiştiriyor kahpeler, Türkmenlerimize gitmesin diye...

Haberleşme, bir ülkenin en önemli ihtiyacıdır. Onu bile IMF'nin isteği doğrultusunda yahudilere verdi 57.nci hükümetin üç dört kahpesi. Hiç bir şeyimiz kalmadı. Satılmışlarımız, herşeyimizi elden çıkarmak için yarışıyorlar. Gözümüzün içine baka bakaaa...

Üstte gök çöküyor, altta yer... İl töre kalmadı, değiştirdiler. Çark tersine dönüyor şimdilik.. Yahudinin şeytanı gülüyor- seviniyor ama, kursaklarında kalacak. Allah'ın adaleti şaşmaz. Türkmenlerimiz kendi başlarının çaresine bakmayı öğrenecekler. Türkiye'dekiler de...

İşbara Alp, 1 Mayıs 2003, Ötüken


TÜRKOĞLU, DÜŞMANINI TANI