|
TÜRKMENLERİ SİNDİRME BASKINI
Türkmenler 44 yıl önceki katliamı dün gibi hatırlıyorlar.
Taksim Anıtı’nda geçmişin de katilleri olan aşiret başları
Kerkük konusunda uyarıldılar
Irak’taki Türkmen varlığına karşı girişilen saldırıların
en korkuncu olan Kerkük katliamının 44. yıl dönümü Taksim
anıtına konulan çelenkle anıldı.
14 Temmuz 1959 günü Kerkük’te yapılan Cumhuriyet bayramı törenleri
sonrasında Araplar ve Kürtler, Türkmenlere karşı bir soykırım
hareketi gerçekleştirerek
binlerce Türkmeni şehit etmişlerdi.
Son derece vahşi yöntemlerle devam eden soykırım hareketi
yağma ve talana dönüşerek tarihin en korkunç trajedilerinden
birisi yaşanmıştı.
TAKSİM ANITINA ÇELENK KOYDULAR
Büyük katliamın yıldönümü dolayısıyla Taksim
meydanında biraraya gelen Türkmenlere Dış Türklere mensup
dernek temsilcileri ile İşçi
Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’de destek verdi.
Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı
Kemal Beyatlı ve beraberindeki Türkmenler katliamın hatırasına
Taksim anıtına bir çelenk koydu.
Meydanı dolduran Türkmenlere ve vatandaşlara hitaben bir konuşma
yapan Kemal Beyatlı, Türkmenlerin son 100 yılı zulüm baskı
ve katliamlar içinde geçirdiklerini
söyledi.
Bundan 44 sene evvel Türkmenlerin Kerkük’e egemen olmaya çalışan
Kürtler tarafından vahşi yöntemlerle öldürüldüklerini ve inanılmaz
manzaralara yaşandığını dile
getiren Kemal Beyatlı, aynı uygulamaların yine Barzani ve
Talabani tarafından sürdürüldüğünü belirtti.
YALANCILIK VE TALAN SİYASETİ
Türkmenlerin tarihler boyunca barış içinde yaşamaya çalıştıklarına
dikkat çeken Kemal Beyatlı şunları söyledi. “ Irak içinde
Türkmenler uzun yıllardan beri yalnız ve
kimsesizlerdir. İşte bu yalnızlıklarını fırsat bilen Türk
düşmanları her fırsatta Türkmenleri yok etmek için harekete
geçtiler.
Katliamlar yaptılar. Gece yarıları Türkmenlerin oturdukları
bölgelere sızarak karanlık emellerini gerçekleştirdiler. Şimdi
de Talabani ve Barzani aynı yöntemleri
uyguluyor.
Biz buradan onlara sesleniyoruz ve diyoruz ki gece yarısı
çakal sürüsü gibi Türkmenlerin evlerine gelerek onları evlerinden
çıkarmayı, yerlerinden yurtlarından etmeyi
artık bırakın.
İnsan gibi yaşayın ve insan olun. Siyaset adı altında tükürdüğünü
sürekli yalayan ve yalan söylemeyi adet haline getirenler
Irakda 3 milyon Türkmenin yokedilmesi
hesabını yapıyorlar. Biz Türkmenler insan haysiyeti ve onurundan
yana tavır alarak alarak barışcı olmuşuzdur”
TÜRKMENLERİ ERİTEMEZLER
“Irak’ı parçalamak değil bir bayrak bir ordu ve bir devlet
istediğimizi söylemişizdir.
Süleymaniyede peşmergeleri ile ABD askerlerinin ortaklaşa
sürdürdükleri çirkin saldırıda bürolarımıza girdiler. Radyumuzu
susturdular. İnsanlarımızı tutukladılar.
Gayeleri Türkmen varlığını ortadan kaldırmak ve Irak’ın geleceğinde
Türkmensiz bir planı uygulamaya koymaya çalıştıkları aşikardır.
Çirkin ve yakışıksız olan bu saldırıları buradan şiddetle
kınıyoruz. O topraklarda kök salmış 3 milyon Türkmeni eritmeye
çalışıyorlar. Bugüne kadar erimedik ve
erimeyiz de. Türk milleti sabırlıdır. Bu sabrımızı yanlış
yorumlamaya kalkmasınlar.
Kimse de bizim gücümüzü denemeye heveslenmesin. Her zaman
dostluktan ve barıştan yana olduğumuzu söylemiştik. Ama terörist
zihniyetiyle hareket edenler ancak
ve ancak belalarını bulurlar. Türkmen bölgelerinden ve bilhassa
Kerkük’ten elini çeksinler karanlık oyunlarınıza başka mahalle
seçiniz.”
YARASA GİBİ KERKÜK’TE DOLAŞMAYIN
”Gece yarıları yarasalar gibi binlerce peşmergeyi evlerimize
yerleştirmekten vazgeçin. Dostça ve huzurlu bir ortam istiyorsanız
getirdiğiniz peşmergeleri geri çekin.
Türkmenler her zaman insan haklarına saygılı olup ve medeni
mücadelelerini devam ettirmişlerdir.
Yalnız ve yalnız Türk oldukları için katliama maruz kalan
Türkmen şehitlerinin itibarının iade edilmesi ve gasp edilen
mallarının iadesini BM’den, Avrupa İnsan Hakları
Komisyonlarından, Dünya İnsan Hakları Örgütlerinden ve Irak’da
kurulacak yeni düzenin anayasasında yer almasını talep ediyoruz.
Değerli hemşerilerim burada büyük Atatürkün ve aziz Türk milletinin
huzurunda hiç bir Türkmen şehidinin kanının yerde kalmayacağını
3 milyon Türkmenin haklı
davalarına Kerkük’ün gerçek sahibi Türkmenden başka olmadığına
ve bu uğurda sonsuza kadar mücadelemizi sürdüreceğimize söz
veriyoruz.
Şehitler ölmez Kerkük Türk’dür ve Türk kalacaktır.”
KERKÜK KATLİAMINDA NE OLDU
Bin yıldan beri Irak’da varlık gösteren Türkmenler, Birinci
Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye’den koparılmışlar ve İngiliz
mandası ihdas edilen Irak devletinin
vatandaşları olmuşlardır.
Irak’ın Kuzeybatısından güneydoğusuna Bağdat yakınlarına kadar
uzayan geniş bir coğrafi sahada yaşayan Türkmenler zaman zaman
soykırıma uğradılar.
1924, 1939, 1946, 1959, 1980, 1991 ve 1996 yıllarında Türkmenler
unutulması mümkün olmayan acılı günler yaşadılar. Bunların
arasında 14 Temmuz 1959
tarihinde Kerkük’te meydana gelen soykırım Türkmenlerin yaşadığı
en büyük facialardandır.
Tarihe Kerkük katliamı olarak geçen bu soykırımda, insanlık
dışı vahşetler yaşanmıştı. Irak Cumhuriyetinin ilanının birinci
yıldönümünde kutlama şenliklerine katılmak
gayesiyle çoluk-çocuk, genç-ihtiyar, kadın-erkek bütün Türkmen
halkı, milli giysileri ile sokağa çıkmışlardı.
Ancak törenin başlaması ile birlikte, gözü dönmüş caniler,
silahsız olan Türkmenlere saldırmaya başladılar.
VAHŞET 3 GÜN SÜRDÜ
Silahların patlaması ile birlikte, hazırlanan korkunç bir
soykırım planını sahneye koydular.
Önceleri sokağa çıkma yasağı ilan edilince her zaman yasalara
saygılı olan Türkmenler evlerine çekildiler.
Ardından Türkmen ileri gelenleri evlerinden teker teker alınarak,
Kerkük Kışlasına götürülmüş, kurulan sözde halk mahkemelerinde
5-10 dakika zarfında
yargılanmışlar ve kurşuna dizilmişlerdi.
Bu da yetmemiş Türkmen şehitlerin cesetleri ip ve sicim yardımıyla
motorlu araçlara bağlanmış, cadde ve sokaklarda sürüklendirilmişlerdi.
Üç gün üç gece sürden bu can pazarında kimi Türkmen şehidinin
cesedi üç gün süreyle kızgın güneşin altında elektirik direklerinde
asılı durmuştur.
Kiminin gözleri oyulmuş, kimileri diri diri toprağa gömülmüştür.
Yeniçağ, 15 Temmuz 2003
|