Arsiv 2000-2001-2002-2003
 

RECEP TAYYİP'İ YÜRÜYÜŞE BEKLİYORUZ

11 Türkmen’in katledilmesini protesto eden Ülkücü gençlerin bu asil eylemi Recep Tayyip Erdoğan tarafından nasıl değerlendirildi biliyor musunuz?
Ağzından çıkanlar aynen şöyle: - Ülkücüler’in tavrı vatanseverlik duygusuyla bağdaşmaz!
Pes doğrusu.
Ülkücüler’e vatanseverlik dersi vermeye kalkmak, bayrağımızı yakarak Türkiye Cumhuriyeti’ne meydan okuyan iki aşiret reisinin karşısında bile sus-pus olanlara
düşmez!
“Kerkük’ün işgalinin savaş sebebi sayılacağını”, afra-tafra ile ilân ettikten sonra, şehir düşünce kaçacak delik arayanlara da düşmez!

Bu ne pişkinlik be.
Elin eşkiyası kırmızı çizgi ilânına rağmen Kerkük’e girecek, tapu dairelerini, nüfus kayıtlarını yağmalayacak, susacaksınız.
Türkmenler’in evine silâh zoruyla yerleşecek, susacaksınız. Türkmen ve ve dükkânlarını ateşe verecek, susacaksınız.
Askerlerimizin başına çuval geçirilmek suretiyle hem büyük Türk Milleti’nin hem de Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin şeref ve haysiyetine ağır şekilde tecavüz edilmesi
karşısında da sessiz ve tepkisiz kalacaksınız, ama gençler bu alçakça saldırıları protesto edince de “Ülkücüler’in tavrı vatanseverlik duygusuyla bağdaşmaz” diyerek
varlığınızı ispata çalışacaksınız.
- Söyler misiniz lütfen, son olaylara sebebiyet veren İmam Musa Ali Türbesi, roketatarlarla tahrip edilirken neredeydiniz siz?
Türbeye yapılan tecavüzü protesto etmek için yürüyüşe geçen binlerce Türkmen’in, bir gün sonra da cenâze merasimine katılanların üzerine kurşun yağdırılırken
neredeydiniz?
Lütfen söyler misiniz bu ürperten sükûtunuzu vatanseverlik duygusuyla nasıl izah ediyorsunuz siz?
Ve lütfen söyler misiniz bu tavrınızla kimi koruyorsunuz siz?
Bu konuda tarihe intikal ettirilmesi gereken bir başka skandal daha var.
Emniyet Genel Müdür Muavini Feyzullah Aslan, herhalde Recep Tayyip’ten esinlenmiş olacak ki, “Burası diplomatik bir kurum hüviyetindedir, orayı korumak için
silâh bile kullanılabilir” diyor.

“Burası” dediği, Ülkücüler’in önünde protesto gösterisi yaptıkları Talabani’nin Ankara’daki bürosu. O büro, “diplomatik kurum” olarak kabul edildiğine göre
AKP, Kuzey Irak’taki kukla devleti tanıyor demektir.
Şimdi Türkiye Cumhuriyeti’nin üst düzey emniyet yetkilisi, “bu büronun korunması için silâh bile kullanılabilir” diyor.
Bu, “eşkiyanın hatırı için Ülkücüler’i vururuz!”demektir.
Sahi vurur musunuz sayın Aslan? Türkmenler’in kaatillerini korumak için Türk çocuklarına kıyar mısınız?
İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı sayın Levent Temiz, işte bütün bunları protesto etmek ve Kuvayı Millîye ruhunu yeniden yaratmak için 30 Ağustos’ta bir yürüyüş
düzenledi.
Vatanın, bayrağın, milletin birliğini savunan bütün teşkilâtlar 30 Ağustos günü, saat 14.00’de TRT’nin Tepebaşı’ndaki binası önünde toplanıp, yürüyüşe geçecekler.
Yürüyüşe, millî duyguya yabancı oldukları anlaşılan Feyzullah Aslan’la, Recep Tayyip’i de bekliyorlar.

Necdet Sevinç - yenicag@gazeteyenicag.com , 28 Ağustos 2003

 
TÜRKOĞLU, DÜŞMANINI TANI İBRETLİK