|
Sıra Çözüm Önerilerinde
Türk Milliyetçiliği hareketinin gelişim sürecinde dergilerin yeri
tartışılmaz. Merhum Atsız hocanın 1500-2000 adet basılan dergileriyle
verdiği büyük mücadele olmasa fikriyatımızı bugün milyonlar savunur
hale gelirmiydi. ?
Devrin başbakanına yazdığı açık mektubu, Hasan Ali Yücel ile davalarını
uzun uzun yazıp hafızalarınızı zorlamaya niyetim yok. Orkun, Atsız,
Bozkurt, Devlet, Töre, Genç Arkadaş, Çağrı, Ülkücü Kadro, Türk Yolu,
Milli Işık, Türk Yurdu gibi fikir ağırlıklı dergilerimizde yayınlanan
makaleler, düşünce dünyamızda yeni ufuklar açmaya sebep olmuştur.
Kurucusu olduğum TürkHaber'i yayınlarken de amacımız ufuk çizgimizi
genişletmek, fikir dünyamıza katkıda bulunmaktı. 57 haftayı geride
bırakırken ne derece başarılı olduğumuz tartışılsa da, iki şeyi
başardık...
Evet; geleneğimizde olmayan muhalefeti... Kültürümüze yerleştiremediğimiz
öz eleştiriyi...
Doğrusu iş-aş derdinden Gazetenin başında doğru dürüst bulunamıyorum.
Gecesini gündüzüne katan personelimizin her daim yanında olamıyorum.
Ama Gazetecilik heyecanım her geçen gün artıyor. İnternet teknolojisi
ile baskıya girmeden tüm yazıları günlük okuma imkanım oluyor.
3 Kasım'dan sonra seçim mağlubiyetinin sebepleri üzerine duygu ve
düşüncelerini bize ulaştıran gönüldaşlarımızın yazılarını sansürsüz
yayınladık. Bir nevi hastalığın teşhisinde yardımcı olmaya gayret
ettik.
Tedavisi için zaman kaybına tahammülümüz olmadığı için bu haftadan
itibaren çözüm yöntemleri üzerine gelecek olan teklif ve değerlendirmelere
sayfalarımızı açıyoruz.
Bugün milyonları arkasına almış bir kadro hareketi olan camiamızın
iç dinamiklerini harekete geçirmek zorundayız. Ucuz kongre hesapları
yerine Türk Milletinin istikbalini belirleyecek yeni ve güçlü projelere
ihtiyacımız var. Türk Milliyetçiliği hareketinin siyasi organizasyonu
olan MHP 'de kimin genel başkan olacağından çok, MHP'nin Türk Milletine
nasıl hizmet edeceği sorusunun cevaplandırılması şarttır.
İki büyük ekonomik krizin ettikleri, küskün ve umudunu yitirmiş
yüzbinlerin kırgınlığını fırsat bilip büyük ama haksız bir çoğunlukla
iktidarı ele geçirenlerin memleketi uçuruma götürmesine daha fazla
seyirci olmayacağına inandığımız mensuplarımızın bir an önce harekete
geçeceğine inanıyoruz.
TürkHaber'de geçen hafta başlattığımız "Çağrı" ya bu hafta
onlarca cevap geldi. Demokrasinin tam anlamıyla rafa kaldırıldığı
siyasi partiler yasasının derhal değiştirilmesi gerekirken, ülkemizi
satmakta olan ikiz yasaların onaylandığı şu günlerde Anadolumuzun
en küçük beldesinden en büyük metropol ilimize kadar herkes "tam
demokrasi" istiyor.
Üyeliklerin yazboz tahtasına dönüşümünü gergin sinirle takip eden
gönüldaşlarımız " delege ağalığı" gibi haysiyet kırıcı
güç odaklarının "pazarlık" yapışını da ahlaki bulmuyorlar.
Günlük telefonla görüşme yaptığım 40-50 dost, elektro postama gelen
25-30 notta, artık kuru eleştiriye son verip, çözüm önerilerinin
metodların ve kadroların belirlenmesini isteyen gönüldaşlarımın
düşüncelerine tercüman oluyorum.
"Ben varım" diyenlere bende "hodri meydan" diyerek
programlarını biran önce açıklamaları çağrısında bulunuyorum. Dostça
kalın...
Oğuzhan Cengiz
www.turkhaber.com.tr
|