İSLAMİYET RUHUMUZ, TÜRKLÜK BEDENİMİZDİR

 

T A R A F I Z ! . . .

Biz haklarımızı helal ettik ama geçtiğimiz hafta toprağa verdiğimiz ülküdaşlarımızın haklarını bize helal ettiklerini sanmıyorum. Bize derken şahıslarımızın adına değil mevcut yöneticilere...

Ne de olsa hareketimizin siyasi organizasyonunda şimdilik yöneticilik yapanlar biraz da bizim tepkisizliğimizden, pasifliğimizden orada oturuyorlar.

MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı İbrahim Uçar ve Efraim Barut’un elim bir trafik kazası sonucunda aramızdan zamansız ayrılışı içimize fena oturdu.

Cenazelerine gelen dostlarla kucaklaşıp, gelemeyenlerle telefonla başsağlığı dileklerimizi paylaştık. Merhum Efraim Barut Elazığlı idi. Gaggoştu... Birçok ortak dostumuz vardı. Çoğunluğu da dar odalardan... Hani “dar alanda kısa paslaşmalar” diye bir film vardı ya... Bizim dar alanlarımız 12 yılı devirdiğimiz cezaevleriydi.
Paslaşmalarımız bir ekmeği ve aynı kaderi paylaşmamızdı.

İşte o dostlardan Bünyamin Eroğlu, Erdinç Biçici ve Ayhan Özdemir’in Elazığ’da MHP üyelikleri bir daha silinmiş...

Kanunların verdiği hakkı bu defa kongreye çeyrek kala görevden alınan yönetimin yerine gelenler tarafından gaspedilmiş. Sebebi hikmetini hiç kimse bilmiyormuş. Hatta geçtiğimiz hafta Bingöl depremi için Elazığ’a uğrayan genel merkez yöneticileri bile bilmiyormuş (!)

Dilerseniz konuyu biraz açıp, köşe yazarlığı yerine bugünde köşe muhabirliği yapalım.

MHP Genel Sekreteri Faruk Bal, eski bakanlar Abdulkadir Akcan, Osman Durmuş, Elazığ eski milletvekili Mustafa Gül ve eski Genel Sekreter Yardımcısı Saim Tekin’i 4 araba ile 15 kişi karşılayanlar Elazığ teşkilatına davet etmişler.

Sözü önce il Genel Meclisi Üyesi Lütfi Çetin alarak: “Sayın Bakanım; 6 yıldır merkez ilçemizde başarı ile başkanlığımızı yürüten arkadaşımızı neden görevden aldınız?” diye sormuş.

Arkasından görevden alınan Zeki Katı:

“Sayın Genel Sekreterim, ülkücülük anlayışımıza ne oldu. görevden alınma gerekçem Genel Başkan adaylarından Sayın Ramiz Ongun ile görüştüğüm içinmiş. Ne oldu bizim şahsiyetçilik, ahlakçılık ilkelerimize? ” deyince Faruk Bal çaresizce:

- “Ben Genel Sekreterim, teşkilat işleriyle ilgilenmiyorum” diyerek beraberindekilerle birlikte uçağa yetişme bahanesiyle Elazığ’dan uzaklaşmış...

Bunları duyunca önce üzüldüm sonra da utandım... Geçtiğimiz hafta yazdığım gibi “Neler oluyor bize...” diye haykırışım geldi...

Türk Haber Gazetesi’ nin kurusucu, Genel Müdürü olarak Türk Milliyetçilerinin öfkesini, isteklerini yansıtmaya çalışıyoruz. Bu arada 12 Ekim kongresinde de hiç önyargımız yok. Bedelini kan ile can ile ödediğimiz hareketimize, teşkilatımıza gerçek anlamda sahip çıkmaktan başka da hesabımız yok.

Bu haksızlıklara isyan ettiğimiz için birileri bizi “taraf” ilan etmişse sakıncası yok.

Evet; tarafız!.

Ama Türk Milliyetçilerinden yana tarafız.

Ülkücülerden yana tarafız!

Mağdur edilen gönüldaşlarımızdan yana tarafız.

Bu hareketi daha ileriye, tek başına iktidara götürecek kadrolardan yana tarafız.

Bitaraf olan bertaraf olurmuş.

Var mısınız bizimle taraf olmaya...

Oğuzhan Cengiz

http://www.turkhaber.com.tr


TÜRKOĞLU, DÜŞMANINI TANI