|
Toplumsal felç
Kabul etmemek için 15 sene savaşıp, 30 bin şehit verdiğimiz PKK’nın
kültürel haklarla ilgili talepleri Avrupa Birliği tarafından dayatılınca
derhal benimseniverdi.
Hıristiyan muhibbanı İhvan-ı Ecmain’in, tümüyle Batı’nın taleplerini
ihtiva eden 6. Tâviz Paketi’ne itina ile yerleştirdiği “televizyonlarda
kürtçe yayın” yapılmasıyla ilgili kanun tasarısı, ben bu satırları
yazdığım saatlerde Parlâmento’ya sevkedilmezse, siz Divân’ı okurken
mutlaka Meclis Başkanlığı’na verilmiş olacaktır.
Böylece, esasen varolmayan bir lisân üniversitelerde bilim adamı
sıfatıyla kamufle edilen isveçli, alman, amerikalı ajanlar tarafından
kurulacak, sonra da bu dilin etrafında bir kürt milliyeti
yaratılacaktır.
Kültürel haklar ve dil meselesi PKK’nın ulaşmak istediği ilk hedefti.
Hergün ekranlarda gözümüzün içine baka baka, muhtelif mahallî ağızlar
birleştirilerek yaratılacak olan kürtçe, belirli gramer kurallarına
bağlanıp, İslâm öncesinde kullandığımız Türkçe kelimelerle konuşan
Zazalar da kürtleştirilirken, federasyon talepleri gündeme
getirilecektir!
Federasyon, PKK’nın ulaşmak istediği ikinci hedeftir.
- Peki Necdet Ağabey, Türkiye federasyonun kurulmasına izin verir
mi?
- Verir!
Türkiye’yi yönetenler 10 yıl boyunca “kurdurtmayız!..
Harp sebebi sayarız!..” yolundaki cart-curtlara rağmen, Kuzey Irak’taki
oluşuma nasıl başeğdi veya izin verdilerse, bir Türk-kürt federasyonuna
da öylesine şerefsizce izin verirler!
Siz de tıpkı bugün olduğu gibi ağzınızı dahi açamazsınız!
Bakın nasıl yaparlar bu işi?
Talep önce Avrupa Birliği’nden gelir, Amerika derhal bu talebi
destekler. Sonra; uluslararası sermayenin eline geçmesi münasebetiyle,
uluslararası güç merkezleri tarafından yönetilip yönlendirildiğini
belki
kırk kez yazdığımız medya vâsıtasıyla psikolojik bir operasyon
başlatırlar.
“Zihinlerin yeniden inşa edilmesi” de diyebileceğimiz bu operasyon
yürütülerek hemen hemen bütün siyasî partilere yerleşen Etnik Çete’nin
erketeleri AB’nin taleplerini, asla Türk hakları demek olmayan insan
hakları çerçevesinde tartışmaya başlarlar.
Böylece halk hazırlanır. Bugün nasıl kürtçe televizyon yayını konusunda
toplumsal bir felç geçiriyorsak, o gün de gene milletçe mefluç hâle
geliriz!
Umduğunuz, güvendiğiniz, bel bağladığınız adamlar bile ağızlarını
açmazlar.
Hattâ daha önce şâhit olduğumuz gibi; bir Türk-kürt federasyonunun
Türkiye’nin yeni açılımları için şart olduğuna dahi inandırırlar
bizi.
Federasyon gerçekleştirildikten sonra, o zamana kadar muhtemelen
İran ve
Irak’ta kurulacak olan kürt federe devletleriyle birleşme gündeme
geliverir.
Ve bir de bakarız ki, Türkiye’nin doğusu kopup gitmiş.
Bu yazıyı Atatürk’ün veciz bir sözüyle bitirmem gerekiyor.
Bakın 1929’da ne diyor Gazi:
“- Bugünkü Türk milleti siyasî ve sosyal topluluğu içinde, kendilerine
kürtlük fikri, çerkezlik fikri ve hattâ lazlık fikri veya boşnaklık
fikri propaganda edilmek istenmiş, vatandaş ve milletdaşlarımız
vardır.
Fakat geçmişin keyfî idare devirlerinin sonucu olan bu yanlış
adlandırmalar, düşmana âlet olmuş birkaç gerici beyinsizden başka
hiçbir
millet ferdi üzerinde bir etki meydana getirmemiştir.
Çünkü bu milletin fertleri de genel Türk toplumu gibi aynı ortak
geçmişe, tarihe, ahlâka, hukuka sahip bulunuyorlar.”
Ağzına sağlık Paşam...
Ağzına sağlık da, şimdi izinizden gittiklerini söyleyenler bu milletin
parçalanmasına gözyumuyorlar!
Necdet Sevinç
|