|
ÜLKÜCÜLERİN BAYRAĞI MHP'DEDİR
VE BU BAYRAK RÜZGAR BEKLİYOR..!
MHP geçmişini unutmus, hedefini yitirmiş, özünü kaybetmiştir. Moda
olan bir takım söylemlerle gevezelik yaparak "ülkücülük"ten
uzaklaşmaktadır.
"Bu hareketin temeli vefa üzerine kurulmuştur" diyen
bir Başbuğ'un partisinde onun ölümünden hemen sonra başa geçen idareciler
"Vefa duygusu" denen asil davranışı terk etmişlerdir.
Ülkücü hareketin 1963 den beri hizmete amade "aksakal"ları,
en zayıf döneminde oldugu gibi en kanlı günlerinde de hareketin
içinde olan çilekeşleri ve gerek
sakat kalarak gerek hala hapiste yatarak ve gerekse kaçak durumda
olup yıllardır yurtdışında yaşayan mağdurları arayıp sormadıkları
gibi kırıp darıltmışlardır.
Herhangi bir sebeple bu beylerin emirlerini reddedenler, yağcılık
yalakalık etmeyenler, kenara çekilenler, evinde oturanlar veya başka
bir siyasi yapı oluşturan ülkücülere "hain" damgası vurulurken,
dışarıdan gelen ve ülkücülükle hiç bir ilgisi olmayanlara adeta
şefkatle
kucak açılmış, parti Genel Merkezi'nde bunlara görev verilip hatta
seçimde de bunlar aday listelerinin başına alınmıştır.
Cumhurbaşkanlığına aday oldu diye dövülen Sadi Somuncuoğlu, Ecevit'e
sövdü diye atılan Ali Güngör, Türk Dünyası Kurultayı'na para istediği
için kovulan Haluk Çay, Telekom satışında ülkü menfaatlerini kolladığı
için harcanan Enis Öksüz gibi şahsiyetler her dönemde hareketin
her kademesinde görev almış"çekirdekten yetişme" ülkücü
oldukları halde alenen infaz edilip dışlanarak ülkücü vicdan kanatılmıştır.
Mecliste hangi MHP'li milletvekilinin kaç kere söz alıp kaç dakika
konuştuğuna, kaç tanesinin soru önergesi verdiğine dair kayıt ve
istatistiklere baktığımızda hemen Partinin yönetiminin beceriksiz
olduğu gibi politika ve proje de üretemeyen, hatta Meclis kürsüsüne
çıkıp konuşmaktan aciz ama seçimde kendi yerini sağlamlaştırmak
için her türlü ayak oyununu çok iyi beceren kişilerin eline geçtiği
anlaşılmaktadır.
Bugün bile bu güruhun hala çekilmek istememesi, yönetim için direnmesi
partinin işgal altında olduğunu göstermektedir.
Ülkücü hareket içinde isim yapmış sevilip sayılmış il ve ilçelerin
(Yozgat gibi) Belediye başkanları darıltılmış, küstürülmüş ve açıkça
başka partilere geçmelerine çanak tutulmuştur.
Yıllarca yeni Gün Sazak'lar çıkarma ateşiyle tutuşan Ülkücü gönüller
Koray Aydın gibi mecliste aklansa da ülkücü vicdanlarda şaibeli
durumda olan kalan kişilerin Bahçeli tarafından himaye edilerek
mükafatlandırılmasına isyan etmişlerdir. Bu da yetmezmiş gibi Koray
Aydın’ı Ankara’dan listenin başına yerleştiren zihniyet, gafletten
ziyade ihanete daha yakın bir yerdedir.
Kendisini Bahçeli' nin sağ kolu olarak takdim eden ama Bahçeli'nin
de (Allah
var gerçi hakkını inkar edemez) hoşnut olduğu belli olan Sefkat
Çetin’in, ayyuka çıkan icraı faaliyetleri sebebiyle her yerde açık
açık sövülerek eleştirildiği halde (sanırım surda gedik misali)
özellikle korunduğu yetmezmiş gibi bir de seçim listeleri onun inisiyatifinde
hazırlanmıştır. Tabii o da kendisini ve adamlarını liste başına
yazmıştır.
Daha İktidara gelir gelmez söylenmesi gereken pek çok şey sonda
söylenmeye başlanmış böylece iş işten geçmiştir. Bahçeli'nin İstanbul'da
bir seçim mitingi bile yapamaması, gittiği bir açılışta "ülkücülerden
yalan yanlış ağız ucuyla özür dilemesi" de sarsılan inanç ve
güveni daha da azaltmıştır.
1999 seçimlerinden önce MHP'nin estirdiği güzel hava geçen zaman
içerisinde bazan lodos, bazan poyraz olmuş, sonunda fırtınaya dönüşerek
her şeyi darmadağın etmiştir.
MHP'de, ülkücülerin nesli kesilmek üzeredir. Bugün, ülkücü ailelerin
çocuklarını güvenip emanet edecekleri gönül rahatlığı ile yollayacakları
ocaklar kalmamıştır. Tam tersine aileler, çocuklarını her türlü
beladan ve kötülükten koruyabilmek için ocaklara yollamıyorlar.
Ülkü Ocakları, Gençlik ve Kadın Kolları vs. her ne var ise hepsi
de dumura uğramış, fonksiyonlarını yitirmişlerdir.
Bu durum Avrupa'daki ülkücü teşkilatlar için de gecerlidir. Avrupa’da
MHP iktidarı süresince kapanan teşkilatların sayısı 50' den fazladır.
Ülkücülerde heyecan kalmamıştır. Bu heyecan kendiliğinden oluşmaz.
Bunu oluşturacak olan Genel Merkezdir. Başbuğ'un vefatı ile başlayan
ve Tuğrul mücadelesi sırasında korkunç bir hız kazanan heyecan rüzgârı
maalesef kaybolmuş, ama bu rüzgârı yakalayarak arkalarına almayı
becerenler şimdi iktidara gelmişlerdir.
Oturup ah çekip feryad ü figan ile ağlayacak değiliz. Şimdi tez
zamanda bu ateşi boğan külleri savurup heyecan ve ruhumuzu yeniden
ortaya çıkarmanın zamanıdır. Hatalar belli olduğuna göre yapılması
gerekenler de bellidir:
BU YÖNETIM DEĞİŞMELİ, BAHÇELİ VE AVANESİ GİTMELİDİR.
Yeni bir genel başkan ile yeni ufuklara merhaba diyeceğimiz günlerin
yakıcı hasreti içindeyiz…
ÜLKÜCÜLERİN BAYRAĞI MHP'DEDİR VE BU BAYRAK RÜZGAR BEKLİYOR..!
Recep Küçükizsiz, 15 Nisan 2003
|