- İSLAMİYET RUHUMUZ, TÜRKLÜK BEDENİMİZDİR

 

>GÜCÜNÜ BİLMİYEN TÜRKİYE
>"Tarihin sayfalarini biraz geriye dogru çevirdigimizde,bu milletin
>nelere muktedir, gücünün ne seviyede oldugunu, asirlarca kimlere,
>nasil hükmettigini, bizi biz yapan degerlerin menbainin ne oldugunu,
>devleti sarsilmaz bir dag gibi dimdik ayakta tutan unsurlarin neler
>olduguna bakmak gerekir.
>
>Evet dönüp gerçek tarihimize bir göz atmakta fayda var. Bizim siyasi
>ve iktisadi zirvede oldugumuz dönemler vardi. O tarihlerde biz batiya
>degil, bati bize el açmaktaydi. Fransa kirali François Osmanli
>devletinden 2 milyon düka altin borç ile cephane, at ve savas gemisi
>istemekteydi. Akdeniz adalari ve Italya açliktan ölmemek için Türk
>bugdayina muhtaçti. Kraliçe Elizabeth, Türklerin yün boyama teknigini
>çalmak ve Ingiltereye Türk isçileri kaçirmak amaciyla Istanbul’a
>ajanlar gönderiyordu. Ingiltere krali Henry VIII. Kanuni Sultan
>Süleyman zamaninda Türk hukuk sistemini incelemek üzere Istanbul’a
>heyet yolluyordu. Yavuz Sultan Selim, Süveys Kanali’ni açarak
>denizden Hindistan’in fethini planliyordu.Baska bir Sultan, filo ve
>top yollayarak, bir Endenozya prensine yardim yapiyordu.Bütün bunlar
>deryadan damla mahiyetinde tarihten kesitler.
>Evet geçmisi serefle dolu bu necip millete Atatürk yillar önce hedef
>gösteriyordu. Orta Asya’yi hedef gösteriyor ve söyle diyordu. “ Bu
>gün Sovyetler Birligi dostumuzdur, müttefikimizdir. Bu gün bu
>dostluga ihtiyacimiz vardir. Fakat gelecekte neler olacagini bu
>günden kimse kestiremez. Elinde simsiki tuttugu Cumhuriyetler
>özgürlüklerine kavusabilirler. Iste o zaman onlarin (dis Türklerin)
>bize çok ihtiyaci olacak, yardima ihtiyaçlari olacak. Yardimlasma
>nasil olur, köprüler kurmak lazim, dil bir köprüdür, medeniyet bir
>köprüdür, kültür bir köprüdür, din bir köprüdür. Yardimlasma yerinde
>durup beklemek demek degildir harekete geçmek lazim”
>Yillar öncesinden hedef belirlenmisti bu günümüz için, fakat bu hedef
>dogrultusunda yapilan isler nelerdi. Bu gün bütün Orta Asya’ya bir
>göz atacak olursak, Orta Asya’da gücümüz nedir? Gerek siyasi, gerek
>iktisadi, gerek kültürel, gerek egitim alanlarinda gücümüz hangi
>seviyededir. Bu ülkelere bir Iran kadar etkimiz var mi ? Rusya’nin
>üçte biri kadar bu ülkeler üzerinde gelecege vabeste bir planimiz,
>kayda deger bir projemiz var mi ? Yoksa Türkiye bu ülkelere birer
>konsolosluk açmakla, birer camii, bazilarinda birer okul açmakla mi
>sahip çikti. Konsolosluk disarida devleti temsil eder, Türkiye’yi ne
>kadar temsil edebildiler.Birakin bu devletlere yardimi, bu
>ülkelerdeki kendi insanina, Türk is adamlarina ne kadar sahip
>çikildi, dertlerine ne kadar derman olundu, sayilari 10 binleri asan
>Türkiye’den gitmis ögrencilerin seslerine ne kadar kulak verildi,
>onlara ne kadar kucak açildi.Bütün bunlari Orta Asya’yi bilen ve
>orada uzun yillar yasamis birisi olarak söylüyorum. Bunlarin hiçbiri
>yapilmadi degil tabii ki, fakat bir takim devletlerin Türkiye’de ki
>hariciyecilerinin, Diyarbakir’da, doguda Türkiye’nin her yerinde
>yaptiklari çalismalara bakinca ülkemizin yurt disi tanitim, egitim,
>kültür, lobi faaliyetleri yok denecek kadar az maalesef, ticari sina-
>i faaliyetler hiç hükmünde.
>Sovyetler Birligi dagildiktan sonra Türk-i Cumhuriyetlerin
>Türkiye’den ciddi beklentiler oldu. Bu beklentilere hakkiyla cevap
>verilmeyince yer yer beklentiler baska mahfillere kaysa da Orta
>Asyalinin gönlün de yatan yine Türkiye’dir.
>Bunu çok iyi anlamak lazim. Ülke olarak 90 sonrasi Orta Asya
>siyasetinde bekleneni yapamadik ve bu büyük imtihandan kirik bir not
>aldik.
>Simdi ise Filistin’de ciddi bir imtihan daha veriyor Türkiye,
>beklentiler yine ayni. Bir zamanlar Ingiltere’ye eyaletim Fransa’ya
>vilayetim diyen koca Osmanlinin mirasçisi olarak bizden beklenenler
>hakli beklentilerdi. Afganistan ayni beklentiye girmisti, Çeçenistan
>ayni, sirada Irak’in durumu söz konusu ve sonrasinda daha baska
>ülkeler.
>Bakin Türkiye’ye hedef gösteren Atatürk 1937’de Filistin için neler
>söylemis.”Biz kendimize güvenip kudretimizi bildigimiz için
>Islamiyet’in mukaddes yerlerini Musevilerin ve Hiristiyanlarin nüfuzu
>altina girmelerine mani olacagiz. Bu cografyanin Avrupa
>emperyalizminin oyun sahasi olmasina müsaade etmeyecegiz. Avrupa bu
>mukaddes yerlere temellük için yapacagi ilk adimda bütün Islam
>alemini ayaklanip icraata geçeceginden süphemiz yoktur.”
>Fakat bugün durum içler acisidir, olup biten hadiseler sinema izlenir
>gibi izlenmekte, mazlumun iniltisi ney diye dinlenilmektedir,
>kimsenin sesi çikmiyor, ama neden? Çünkü, Israil’e agabeylik yapan
>var, Kibris Rum kesimine agabeylik yapan var, Ermenistan’a agabeylik
>yapan var. Agabeylik yapilan cografyalarin ne kadar stratejik
>bölgeler oldugu herkesin malumudur. Bunlara mukabil dünyadaki bir çok
>devlet de Türkiye’den agabeylik bekliyor fakat simdilik beyhude,
>yakin gelecekte neler olur hep beraber görecegiz. Evet birileri
>bizden agabeylik beklerken biz kendimize agabey ariyoruz. Iktisadi
>kriz basimizda bir tehdit olarak bulundugu sürece bizim de agabeyimiz
>basimizdan eksik olmayacak. Kanat ariyoruz altina girecek, Türkiye bu
>süreçten çoktan geçmistir, bu necip millet ve hususiyle rical-i
>devlet bunu aklina koymali, gücünü fark etmeli, enerjisini
>hissetmeli, Dünyanin yeniden parsellendigi böyle kritik bir dönemde
>adimlar çok saglam atilmali stratejik güç ciddiyetle ele alinmali
>kararlar kesin tavirlarla ortaya konulmali.
>Türkiye stratejik konumu itibariyle 11 Eylül’den sonraki süreçte,
>Afganistan’la baslayan harekatin simdilerde Irak ve sonrasinda daha
>baska yerlerde ki parsellemede söz hakki vardir. Bunu kesin hatlarla
>ortaya koymalidir. Türkiye hem Orta Asya’da, hem Balkanlarda, hem
>Orta Doguda söz sahibidir. Denge unsuru olabilecek güçtür aksini
>kimse iddia edemez. Türkiye büyük bir imtihan cenderesinden geçiyor,
>simdiye kadar kazanamadigi imtihanlari bu zorlu imtihanla telafi
>edecegini ümit ediyoruz.
>
>M. Eyüp SENER "

 

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN ve YÜCELTSİN