|
EDELMAN’IN
GÜVEN MEKTUBU REDDEDİLMELİ
ABD’de bir büyükelçi tayini yapıldığı zaman Senato Dışilişkiler
Komisyonu’ndan onay
almaları gerekir.
Mehmet Ali Kışlalı diyor ki, “Burada adaylar önce bir konuşma yaparak
değerlendirmelerini ortaya koyarlar.
Böylece kimlikleri ve ilgili konularda ne düşündükleri ortaya çıkar.
Bu alışılmış yöntem
Edelman’da
sansüre uğradı.
Edelman’ın
9 Nisan günü ABD Senatosu’nda muhatap olduğu sorulara verdiği cevaplara
yasak konuldu.
Oysa Edelman’ın gerçek düşünceleri bu soruşturmayla anlaşılacaktı.”
Edelman’ın
gerçek
düşüncelerinin gizlendiğine dikkat çeken Kışlalı, tepkilerden korkulduğu
için uzun süre de
öğrenilemeyeceğine işaret etti.
Geçmişte, mesela Grosman’ın Türkiye’ye atandığı sırada, Yahudi
asıllı senatör Joseph
Biden’in Senato Dışilişkiler Komisyonu’nda kendisine yönelttiği
soruları hatırlıyorum...
ABD Senatosu Dışilişkiler Komisyonu Başkanları, her zaman bir Yahudi
olmuştur zaten...
Görevleri ABD’nin çıkarlarını korumak değil, bugün için CFR’de
odaklanan tek dünya
devleti projesine hizmet etmektir...
Projenin düğümlendiği yer, Irak ve Türkiye topraklarıdır. Arkadaşımız
Alptekin
Cevherli’nin araştırmasına göre, Amerikanın Sesi Radyosu 22 Nisan
1992’den bu yana
bölgeye yönelik olarak kışkırtıcı yayınlar yapmaktadır.
İlk olarak günde 15 dakika yapılan “Kürtçe” yayının hem süresi uzatılmış,
hem de lehçesi
değiştirilmiştir. Böylece görünüşte Irak’taki Saddam muhaliflerini
destekleyen yayınlar,
“Kırmançi lehçesi” ile, esas hedef kitlesinin Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarının olduğunu
ispatlamıştır.
Amerikalı Yahudi Senatör Clairborne Peel’in yoğun gayretleri ile
başlayan bu yayınlarda;
Doğu ve Güney Doğu Anadolu’dan bahsedilirken “Türkiye Kürdistanı”
tabiri
kullanılmaktadır.
PKK/KADEK
teröristlerine “Türkiye peşmergeleri” veya “serasker (yiğit asker)”
denilmesi, alenen teröre destektir.
Daha yakın sayılabilecek bir geçmişte, CIA’nın kurduğu “Hür Irak’ın
Sesi” radyosunda
“Ayaklanma zamanı geldi, bu sizin en önemli gününüz!” mesajı geçilerek,
Halepçe’de bir
ayaklanma provası yapılmış, ardından Saddam yönetiminin tarihe “Halepçe
katliamı”
olarak geçen cevabı gelmiştir.
İsrail’in Washington Institute for Near East Policy gibi Amerikalı
uzantılarının, Türkiye’nin
Güneydoğusu’nu da kapsayan bir Kürt devleti planları içinde olduğuna
değinmek gerekir.
10 Ağustos 1994 tarihli Sabah’ın haberine göre, Washington’da bir
Kürt Derneği
toplantısı düzenlenmiş ve sürgünde Kürt hükümeti kurulması ve Kürtlerin
yaşadığı
bölgelerde bir Kürdistan Devleti’nin temelinin oluşturulması çağrısı
yapılmıştı.
Toplantıya iki de önemli Amerikalı katılmıştı. Senato Dışilişkiler
Komisyonu Başkanı
Clairborne Peel ve Amerikan Kongresi bünyesindeki Helsinki Komisyonu
üyesi Mike
Amitay. Ve bunların her ikisinin de Yahudi oldukları bilinmektedir.
20 Ocak 2003 tarihinde ise, AB Komisyon Başkanı Romano Prodi, “Türkiye
sınırları
tartışmalı” demişti!
Daha birkaç gün önce, son ABD Büyükelçisi Pearson, Türkiye’nin Doğu
ve
Güneydoğusu’ndan Bağdat’a kadar uzunan toprakların tek bir ekonomik
bölge
olacağından söz etmiş, Barzani’nin internet sitesinde de “Sadece
tek bir ekonomik bölge
değil, tek bir siyasi bölge olacak. Türk Silahlı Kuvvetleri, Kuzey
Kürdistan’dan çekilecek”
denilmiştir... Zaten, Barzani ve Talabani’yi bugüne kadar ayakta
tutan İsrail’dir. Hem
düzenli para sağlamışlar, hem de peşmergelere askeri eğitim vermişlerdir.
Bugün Irak’ın anayasasını da yine İsrail hazırlamaktadır...
ABD ve AB’nin, Türkiye sözkonusu olduğunda, birbirine uyumlu kararlar
alması veya
tavırlar takınmasının ardında, her iki gücün üstünde veya her iki
devleti de yönlendiren bir
merkez olduğunu göstermektedir.
Bu merkez, CFR’dir.
Edelman
Amerikan delegasyonu üyesi olarak katıldığı İsrail görüşmelerinden
birkaç hafta
sonra, İsrail Kudus’ü başkent ilan etti.
Doğu Avrupa masası direktörü iken, Berlin Duvarı yıkıldı, iki Almanya
birleşti ve Varşova
Paktı çöktü. 1993 yılında Çekoslavakya’ya Prag büyükelçisi müsteşarı
olarak gönderildi,
ardından Çek Cumhuriyeti ve Slovakya adında iki devlet ortaya çıktı.
Ve Edelman’ın ABD Senatosu Dışilişkiler Komisyonu’ndaki konuşması
gizleniyor...
ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Edelman’ın, gizli tutulan senato
sorgulamasında ne
söylediği bizim için bir sır değildir...
Önemli olan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu gizliliği sorgulamasıdır...
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye hakkındaki konuşmaları
gizlenen
Edelman’ın
güven mektubunu kabul etmemeli ve bu adam geri gönderilmelidir...
Arslan Bulut - arslan@gazeteyenicag.com, 17 Ağustos 2003
|