|
Kıvrıkoğlu'nun tarihi uyarıları
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, yeni Yasama Yılı
nedeniyle TBMM Başkanı Ömer İzgi'nin verdiği resepsiyonda, ABD'de
11 Eylül'de meydana gelen terör eylemleri ekseninde bölgemizdeki
gelişmeler ile ilgili 'tarihi' olarak nitelenebilecek açıklamalarda
bulundu.
Kıvrıkoğlu'nun 6 önemli konuda somut mesaj verdi.
Birincisi, Türkiye'nin menfaatleri herşeyden üstündür.
İkincisi, Türkiye Afganistan'a asker göndermeyecektir.
Üçüncüsü, NATO Sözleşmesi'nin 5. maddesinin işletilebilmesi için
saldırının dışarıdan geldiği kanıtlanmalı.
Dördüncüsü, Türkiye tarihten gelen misyonuyla Afganistan'daki
gelişmelere kayıtsız kalamaz.
Beşincisi, pekçok Avrupa ülkesi PKK terörünü destekledi.
Altıncısı, terörün tanımı yapılmalı.
Genelkurmay Başkanı, ayrıca uluslararası ilişkilerde kilit önemde
bir kavram olan 'reelpolitik, bir başka deyişle gerçekçi politika'
ekseninde açılımlarda bulundu. Bu çerçevede, NATO'nun Türkiye'ye
yüklediği gerçek sorumluluğu eda edeceğimizi dile
getirdi. Rusya ile iyi ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğinin altını
çizdi.
Saldırı dışarıdan gelmeli
Kıvrıkoğlu'nun resepsiyonda basınla yaptığı sohbette üzerinde
hassasiyetle durduğu önemli bir konu da NATO'nun 5. maddesinin işletilmesi
meselesiydi. Genelkurmay Başkanımız bu konuda sarih konuştu ve dedi
ki, "NATO 5. maddeyi uygulama kararı aldı, yalnız bu tehdidin
dışarıdan gelmesi şartına bağlı".
Kıvrıkoğlu'nun bu çerçevede, ABD'deki terörün dışarıdan geldiğini,
içerden yardım edilmiş olabileceğini dile getirmesi dikkat çekiciydi.
Ayrıca Genelkurmay Başkanı, Türkiye'deki terörün de öyle olduğunu
kaydederek, nitelik yönünden ABD'deki eylemlerle PKK terörü arasında
bağlantı kurdu.
Avrupalılar terörü destekledi
Türkiye'de terörün her ne kadar içeriden gibi görülse de her türlü
mühimmatın dışarıdan geldiğini anlatan Kıvrıoğlu, "ayrıca yönlendiriliyor
da. İçlerinde Iraklı, Suriyeli, hatta Alman kökenli, Ermeni kökenli
insanlar vardır" diye konuştu.
Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun teröre konusunda Avrupa'ya yönelik eleştirileri
bunlarla sınırlı değildi. Şu ifadeleri çok anlamlı değil mi?: "Yıllardır
biz söylüyorduk bunun öyle olduğunu. Türkiye'ye destek, Avrupa'nın
birkaç ülkesi hariç hepsinden geliyordu. Onların başında da Almanya
vardı. Bütün hepsinin irtibatı vardı. Türkiye'deki ile Amerika'daki,
bütün terör hareketleri irtibatlı. Onun için, bunlara biz yan kuruluşlar
diyoruz. Onların kurdukları
dernekler... Paralar nereden geliyor, oradan geliyor.
Alalım DHKP-C'yi, Fehriye Erdal orada. Cezaevleri nereden kumanda
ediliyor? Biz bunları söyledik işte. Eğer onlar terörün dışında
kabul edilirse terör aynen devam eder."
Terörün tanımı yapılmalı
Genelkurmay Başkanımız, şu an diplomasi kulislerinde ve medyada
en fazla tartışılan konulardan biri olan 'terörün' tanımı yapılması
gerektiği üzerinde durdu ve kimi Batılı ülkelere yönelik açık bir
eleştiride bulunarak, şöyle dedi: "Önce terörün tarifinin yapılması
lazım. Bu henüz yapılmadı. Herkes kendine göre yaparsa alınan kararların
hiçbirinin kıymeti harbiyesi yoktur. Terörün içine yan kuruluşların
da girmesi lazım. Eğer sadece mücadele edenleri terör kabul edip,
bunlara destek verenler terör kabul edilmezse, yaptırımlar uygulanmazsa
bir netice vermez. Türkiye içeride teröristlerle boğuşurken, onun
yan örgütlerine, yan kuruluşlarına pek çok Avrupa ülkesinde her
türlü destek verilmiştir. BM'de
evvela şunun kabul edilmesi lazım. Hiçbir zaman devletler, ülkeler,
hükümetler hedeflerine ulaşmak için terörü bir vasıta olarak kullanmamalıdır.
İşin ruhu budur. Bu olursa o zaman teröristlere ve destek verenlere
her türlü önlem alınır. BM Güvenlik Konseyi'nin
aldığı bir karar var biliyorsunuz. Yalnız burada bir eksiklik var
sadece. Terörün tarifi yapılmamıştır. Terörü tarif edip her şeyi
terörün içine sokmak lazım. Sokulmadığı takdirde, (yan kuruluşlar
bize zarar vermiyor) deyip, üzerine gitmemezlik etmemelidir. Her
şey kontrol edilmelidir. Edilmezse yarım kalır."
Operasyon ve Türkiye
Afganistan'a karşı muhtemel bir operasyona Türkiye'nin katılma
ihtimali çerçevesinde de Orgeneral Kıvrıkoğlu, "Milli Güvenlik
Kurulu kararı açıklandı. (Türkiye'nin menfaatine ve çıkarlarına
aykırı olmamalıdır Türkiye'nin katkıları)" diyerek, Türk dış
politikasında temel bir taşı yerine koydu.
ABD'ye dost uyarısı
Genelkurmay Başkanı'nın Afganistan'da kara harekatı konusunda
ABD'ye yönelik bir uyarısı da vardı: "Kara harekatı bir kere
çok zor. Orası Doğu Anadolu'dan daha kötü bir arazi yapısına sahip.
O araziye girecek kuvvetler kaybolur. Onun için bir kara harekatı
akıl
karı değil."
Kuzey Irak hassasiyeti
Genelkurmay Başkanı, Kuzey Irak'ta bir fiili Kürt devletinin savaş
anlamına geldiğini bir kez daha vurguladı. ABD'nin en etkili gazetelerinden
New York Times'in Kürt meselesi ve Kuzey Irak ile özel olarak ilgilenen
Musevi asıllı yazarı William Safire'in yorumlarından mülhem Türk
basınında çıkan haberlerin abartılı olduğunu vurgulaması da önemliydi.
Atatürk ve Afganistan
Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun değindiği noktalardan biri de Atatürk'ün
Afganistan'a verdiği önemdi. Atatürk dönemi dış politikasında, 3
ülkenin önemli yeri vardı: İran, Afganistan ve Sovyetler Birliği...
Kıvrıkoğlu'nun bu çerçevedeki sözleri de önemli: "Atatürk
ileri görüşlü bir lider olduğu için Afganistan'ın önemini o zaman
anlamış ve kavramıştı. Türk kökenli insanların da orada olması nedeniyle,
oraya ayrı bir önem vermemiz gerekiyordu. Nitekim geçmişteki
hükümetler önem vermişler, pek çok subay orada öğretmenlik yapmıştır.
Daha sonra büyük devletlerin maalesef nüfuz alanı haline gelmiş
ve neticede bu durumlara düşmüştür."
|