İSLAMİYET RUHUMUZ, TÜRKLÜK BEDENİMİZDİR

2001

Yeni bir dünya doğuyor!

Tek kutuplu küreselleşme propagandası sürerken Özbekistan'ın da
katılımıyla Çin ve Rusya önderliğinde yeni bir güvenlik paktı
doğdu... AB ise hala Türkiye'yi içine almamak için insan haklarını
bahane ediyor.

ASYA'DA YENİ BİR ENTEGRASYON!

Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'dan oluşan
Şanghay Beşlisi'ne bu zirvede Özbekistan da katılınca bu
kutuplaşmanın adı, Şanghay Altılısı diye değişmiş oldu. Zirvede
güvenliğin de esas alınacağı açıklandı. Rusya Devlet Başkanı Putin
bu topluluğun tıpkı AB gibi bir entegrasyon modeli geliştireceğini
söyledi.

ÇİFTE STANDART KABUL EDİLEMEZ

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Aleksander Lebedev "Sovyetler
Birliği bir daha asla kurulamaz. Ama ülkelerarası ilişkilerin
geliştirilmesi ve işbirliği için çalışmalar var. Bu neden kötü olsun?
Yani söz konusu AB olunca entegrasyon doğru, Rusya olunca
yanlış. Böyle bir çifte standart kabul edilemez" diye konuştu...

Arslan BULUT

Dünya medyasında "tek kutuplu küreselleşme" propagandası
sürerken Özbekistan'ın da katılımıyla Çin ve Rusya önderliğinde
yeni bir güvenlik paktı doğdu... AB ise hala Türkiye'yi içine
almamak için insan haklarını bahane ediyor.

Dünya, geçtiğimiz hafta üç önemli zirveye tanık oldu. Bunlardan
birincisi, Şanghay Zirvesi, ikincisi İsveç'in başkenti Göteborg'taki
AB zirvesi, üçüncüsü ise Slovenya'daki Bush-Putin zirvesiydi...

Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'dan oluşan
Şanghay Beşlisi'ne bu zirvede Özbekistan da katılınca bu
kutuplaşmanın adı da Şanghay Altılısı diye değişmiş oldu. Zirvede
artık Şanghay altılısını oluşturan ülkelerin, ekonomik ve kültürel
entegrasyonun yanında güvenliği de esas alacakları açıklandı.
Rusya Devlet Başkanı Putin bu topluluğun tıpkı AB gibi bir
entegrasyon modeli geliştireceğini söyledi.

Şanghay zirvesi Türk Basını'nda bazı kalemler tarafından "Türkiye
Orta Asya'dan tamamen dışlandı" şeklinde yorumlandı. ABD'nin
karşısında yeniden ikinci bir kutup belirmesinin Türkiye'nin zararına
değil faydasına olacağı ise gözden kaçırıldı... Şanghay Altılısı'nın bu
atağının hemen ardından eli güçlenmiş olarak ABD Başkanı Bush
ile Slovenya'daki buluşmaya giden Rusya Devlet Başkanı Putin,
NATO ile barış için ortaklık projesi içinde oldukları bir zamanda
kazanı kaynatmanın kimseye bir faydası olamayacağını belirterek,
ABD'nin füze savunma sistemini bir defa daha düşünmesini istedi.

Bu arada Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Aleksander Lebedev
Putin'in Mavi Akım boru hattının açılışını yapmak üzere gelecek yıl
Türkiye'ye gelebileceğini açıkladı. Lebedev, Kuzey Irak'ta bir Kürt
devleti kurulmasına gerek olmadığını, Kürtler'in özerklik istediğini
söyledi. Lebedev, Batı ile ilişkiler konusunda, "63 yaşındayım,
hiçbir zaman anti Amerikancı ya da anti NATO'cu olmadım. Yalnız
Batı'da bazı ülkeler Rusya'nın adeta ortadan kaybolmasını istiyor.
Hatta mümkün olsa sadece gidiş bileti verip Rusya'yı Ay'a değil
-Ay yakın olur- Mars'a Jüpiter'e göndermek istiyor. Rusya artık
Sovyetler Birliği değil. Sovyetler Birliği bir daha asla kurulamaz.
Ama ülkelerarası ilişkilerin geliştirilmesi ve işbirliği için çalışmalar
var. Bu neden kötü olsun? Yani söz konusu AB olunca
entegrasyon doğru, Rusya olunca yanlış. Böyle bir çifte standart
kabul edilemez" diye konuştu...

AB ZİRVESİ'NDE DURUM

Göteborg'daki AB zirvesi ise birlik içindeki zengin ülkelerin
paylaşım kavgasına sahne oldu. Birlik teşviklerinin daha çok Doğu
Avrupalı yeni üyelere gitmesi, İspanya, İtalya, Portekiz ve
Yunanistan'ın itirazları ile karşılanmaya başlandı. İrlanda'nın AB'ye
hayır demesi ve İngiltere'nin Euro'yu kullanmaya yanaşmaması
genişleme sürecini ve hatta Avrupa Birleşik Devletleri hayalini
durduracak öneme sahip oldu. AB kriterlerine başkentinin
damgasını vuran Danimarka'da ise AB'den tamamıyla çıkılıp
çıkılmaması tartışılıyor. Gerçi sonuç bildirgesinde genişleme
sürecinin geri dönülemez olduğu vurgulandı. AB'ye alınacak ilk
gurupta Kıbrıs Rum Kesimi, Slovenya, Macaristan, Estonya ve
Malta yer alıyor. Almanya, Polonya'nın 6. sırada yer almasından
duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdi.

Zirveye katılan Başbakan Bülent Ecevit yeni üyelerin AB'ye en geç
2005'te katılabileceklerini, sürecin dışında tutmamak amacıyla
Türkiye'ye daha ileri bir siyasi perspektif verilmesinin zorunlu
olduğunu söyledi. AB'nin Türkiye'nin aldığı mesafeyi olumlu
bulduğunu belirten Ecevit, "Türkiye'nin ulusal programı kabul
etmesi memnuniyetle karşılandı" dedi.

Ecevit, zirve sırasında küreselleşme aleyhtarlarının gösterileri
sürerken, terör suçu dışında idam cezasının kalkması ve Kürtçe
yayına vizeyi öngören Anayasa değişikliği konusunda güvence
veren açıklamalarını yaptı!

İNSAN HAKLARI BAHANE!

Sonuç bildirisinde Türkiye ile ilgili bölümde "Türkiye katılım öncesi
stratejisinin mihenk taşını oluşturan katılım ortaklığının önceliklerini
hayata geçirmek için somut önlemler almalıdır" denildi. Bildiride
Türkiye'nin insan hakları gibi bazı alanlarda ilerleme sağlaması
gerektiği vurgulandı. Türkiye'nin ekonomisini iyileştirmesi için IMF
programlarını kararlılıkla uygulaması gerektiği belirtildi.

Ecevit, Türkiye'ye döndükten sonra Anayasa değişikliklerinin bir
an önce geçmesi, bunun için de Meclis'in tatile girmesinin 15 gün
geciktirilmesi üzerinde durmaya başladı. Ecevit, "Kürtçe yayın ve
öğretim serbest mi bırakılıyor?" sorularını "Ortaklarımla
görüşmeden konuşamam" diye cevapladı!

Çuvaldızın ucu sonunda İsveç
ve İtalya'ya battı!

* İsveç polisi göstericilere gerçek mermiyle ateş açtı. İtalya'da
Bossi, Po cumhuriyeti adına yemin edince solcular ve komünistler
ülkenin birliği elden gidiyor diye ayağa kalktı...

Her fırsatta Türkiye'ye insan hakları dersi vermeye kalkışan ve her
gelişinde "İşkence ve insan hakları ihlalleri yoğun şekilde sürüyor"
diyen İsveç Dışişleri Bakanı Anna Lindh, İsveç polisinin
göstericilere karşı gerçek mermi kullanarak üç kişiyi yaralaması
üzerine hiç sesini çıkarmadı! Sadece İsveç Adalet Bakanı
Bodstrom, Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'ın İsveç Başbakanı
Persson'a "Bu çok tehlikeli. Birini öldürebilirdiniz" şeklindeki
eleştirisi üzerine, "Sorun, polisin ne tip mermi kullandığı değil,
400-500 kişinin çatışma çıkarmasıdır. Bizde plastik mermi, göz
yaşartıcı bomba yok" dedi!

Öteyandan bir süre Abdullah Öcalan'ın hamiliğini üstlenen ve
TBMM'de Kürtçe yemin etmeye kalkışan Leyla Zana'yı Nobel
Barış Ödülü'ne aday gösteren İtalyan solu, ayrılıkçı Kuzey Birliği
Partisi Lideri ve Devlet Bakanı Bossi'nin parlamentoda "İtalya ve
İtalyanlar için değil, Padannia (Po Ovası) Cumhuriyeti adına ant
içiyorum" diye yemin etmesi karşısında ayağa kalktı ve Berlusconi
hükümetinin istifasını istedi. Sosyal Demokratlar ve komünistlerin
başını çektiği sol muhalefet "Ülkenin bütünlüğü elden gidiyor, Bossi
İtalya'yı bölmek istiyor" diyerek hükümetin yemin etmeden çekip
gitmesini istedi...

Bu arada İtalya'nın birliğine sol muhalefetin ve hatta komünistlerin
sahip çıkması Türkiye'deki komünistlerin de çuvaldızı kendilerine
batırması gerektiğini hatırlattı... Bilindiği gibi Türkiye'de artık sol da
denilemeyecek eski solun önemli bir kısmı, ayrılıkçı düşüncelere ve
örgütlenmelere sahip çıkıyor...

CENOVA'DAKİ G-8 ZİRVESİ,
EYLEMCİ KORKUSUNDAN BİR
GEMİYE ALINDI!

Küreselciler artık
kaçacak delik arıyor

* Göteborg zirvesindeki 25 bin kişilik gösteriler küresel güçleri
paniğe sürükledi. 20-22 Temmuz tarihinde Cenova'da yapılacak
G-8 zirvesi bu sebeple açık denizde bir gemide yapılacak!

Göteborg'daki AB zirvesinde küreselleşme ve kapitalizm karşıtı 25
bin kişinin taşlı sopalı eylem yapması sırasında İsveç polisinin
gerçek mermi kullanması ve çok sayıda göstericiyi yaralaması
bütün dünyada dehşetle izlendi. AB zirvesinin sonuç bildirisinde bile
Türkiye'nin insan hakları alanında ilerleme kaydetmesi gerektiği
belirtilirken, bu zirvenin gerçekleştiği yerde İsveç polisinin gerçek
mermi kullanması çifte standardı bir defa daha gözler önüne serdi.
"Kapitalizm parçalansın" diye sloganlar atan küreselleşme, AB ve
ABD karşıtı grupların daha önce de Seattle'daki Dünya Ticaret
Örgütü, Prag'taki IMF ve Davos'taki ekonomi zirvesi gibi
toplantılardan sonra Göteborg'daki AB zirvesinde 25 bin kişiyle
boy göstermesi, bundan sonraki zirveleri düzenleyecek ülkeleri ve
örgütleri telaşa düşürdü! AB, bundan sonraki zirveleri gösterilere
karşı tecrübeli olan Brüksel'de yapmayı planlıyor... 20-22
Temmuz'da Cenova'da yapılacak G-8 zirvesinde benzer eylemlerin
yaşanmasından çekinen İtalya liderleri açık denizde Voyager of the
Seas adlı transatlantikte buluşturmaya hazırlanıyor.


TÜRKOĞLU, DÜŞMANINI TANI