Her cumhuriyet birtakım safhalardan geçer. Bunların birincisi,
oraya buraya atılan kör avâmın ilk günlerdeki çılgınca öfkesini
ihtiva eder. İkincisi, demagoji safhasıdır ki bundan anarşi
doğar ve bu da kaçınılmaz olarak istibdâda götürür. Artık kânunî
ve açıktan açığa ve bundan dolayı mesuliyeti haiz bir istibdad
değil, fakat görünmeye ve esrarlı bir şekilde gizlenmiş, bununla
beraber bir gizli teşkilâtın ellerinde olduğu hissedilen bir
istibdad. Bunun hareketleri bir paravana gerisinde ve her çeşit
ajanın arkasında çalıştığı nisbette vicdansızca olur. O ajanları
değiştirmek sadece zararsız değil, fakat devamlı değiştirme
sayesinde uzun müddetli hizmetlerinin mükâfatlandırılması için
kaynakların harcanmasını önlediğinden gizli kuvvetle gerçekten
yardımcıdır da.
Görünmeyen bir kuvveti kim ve ne gibi bir durumda devirebilir?
Bizim kuvvetimiz tamamen böyle bir kuvvettir. Yahudi olmayanların
masonluğu, bir paravana olarak bize ve amaçlarımıza körü körüne
hizmet eder. Fakat kuvvetimizin hareket plânı, hatta onun tam
hedefi bütün halk için bilinmeyen bir sır olarak duruyor.
Hürriyet de; Allah'a iman ve insanların kardeşliği temeline
dayansa, yaratılışın insanları, derecelere ayıran kesin kânunları
tarafından reddedilen eşitlik telakkîsine bağlanmasa, zararsız
olarak ve halkın refâhını bozmaksızın devlet ekonomisindeki
yerini alabilirdi. Böyle bir imanla bir halk toplumu dinî idâre
mıntıkalarının vesayeti altında idâre edilebilir ve Allah'ın
yeryüzüne tertip ettiği nizâma itaat ederek mânevî çabanın rehberlik
eden eli altında rahat ve saygılı bir şekilde yürürdü. Bu sebepledir
ki, bütün imanların el altından mahvına çalışmak, Yahudi olmayanların
kafalarından Allah ve mâneviyat düşüncelerini koparmak ve onların
yerine aritmetik hesaplar ve maddî ihtiyaçlar yerleştirmek bizim
için zaruridir.
Yahudi olmayanlara düşünme ve farkına varma husûsunda vakit
bırakmamak için onların aklını sanayi ve ticaretle çevirmelidir.
Böylece bütün milletler kâr peşinde ve yarışında bütün bütün
yutulacaklar ve müşterek düşmanlarını fark etmeyeceklerdir.
Fakat yine de hürriyetin Yahudi olmayanların toplumlarını parçalayıp
yıkması için sanayii spekülatif temele oturtmalıyız. Netice
olarak sanatı ile topraktan ne çıkarılmış ise onların ellerinden
kayarak spekülasyona yani bizim sınıflarımıza geçecektir.
Üstün gelmek için yapılan şiddetli mücadele ve ekonomik hayata
yayılacak sarsıntılar hareketli, soğuk ve merhametsiz toplumlar
meydana getirecektir ve şimdiden getirilmiştir de. Bu toplumlar
yüksek siyasete ve dine karşı kuvvetli bir nefret besleyeceklerdir.
Onların yegâne kılavuzu kâr yani altındır, onunla elde edecekleri
maddî zevklerinden dolayı ona tapacaklardır. Sonra vakti gelince
Yahudi olmayanların aşağı tabakaları, iyiyi elde etmek için
değil, hatta servet kazanmak için değil, fakat sadece imtiyazlılara
karşı kinlerinden dolayı bizim iktidar rakiplerimiz olan Yahudi
olmayanların âlimlerine karşı bizi tâkip edeceklerdir.